banner391
banner405

"Kürtleri yine yüzüstü bırakacaklar"

Prof. Dr. Mustafa Müslim, "Büyük devletler, amaçlarına eriştiklerinde Kürtleri yine yüzüstü bırakacaklar. Kürtlerin kendi tarihlerinden ders çıkarmaları ve büyük devletlere güvenmemeleri gerekir" dedi

"Kürtleri yine yüzüstü bırakacaklar"

banner404
PYD Eş Başkanı Salih Müslim'in ağabeyi Prof. Dr. Mustafa Müslim,  PYD'nin büyük devletlerin himayesinde Kürtleri belirsizliğe savurduğunu savunarak  tarihin yeniden tekerrür edeceğini, büyük devletlerin amaçlarına ulaştıklarında  Kürtleri yine yüzüstü bırakacaklarını iddia etti. 
 "Tarih tekerrür ediyor"
Açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Mustafa Müslim,  Kürtlerin kendi tarihlerinden ders çıkarmaları ve büyük devletlere güvenmemeleri  gerektiğine işaret ederek sözlerini şöyle sürdürdü: 
"Tarih bugün yine tekerrür ediyor. Rusya ve ABD Kürtleri destekliyor,  özellikle de Suriye'dekileri. Çünkü belli niyetleri ve belli çıkarları var. Bu  bölgede yalnızca Türkiye bunlara karşı çıkıyor. 'Arapların ve Kürtlerin sayesinde  onların belini bükebiliriz. Suriyeli Kürtlerin eliyle Türkiye'ye vuralım'  diyorlar. Amaçlarına eriştiklerinde Kürtleri tekrar yüzüstü bırakacaklar.  Kürtlerin kendi tarihlerinden ders çıkarmaları ve büyük devletlere güvenmemeleri  gerekir. Burada ben şunu diyorum: Kürtler bulundukları ülkede Müslümanlarla el  ele vermeleri gerekir. Kürtler, Türkiye, Suriye, İran ve Irak'ta, Kürtlerin  hakkını tanıyan ve kabul eden Müslümanlarla hareket etmeliler. Kürtlerin siyasi  ve kültürel haklarının olduğunu kabul eden Müslümanlarla olmalılar. Çünkü böyle  Müslümanlar ancak Allah'tan korkarlar." 
"Kürtler zulme tahammül etmezler" 
 "Kürtler hiçbir zaman kimseye zulüm etmediler ve bunu istemezler de"  diyen Müslim, "Kürt milleti, asil bir millettir ve hiçbir zaman kimseye zulmetme  gayretinde olmadılar. Daima kendi dağlarında ve topraklarında yaşadılar, namus ve  hayatlarını korumaya çalıştılar. Fakat zulme tahammül etmezler. Bedlisi  Şerefnamesinde Kürt aşiret ve kabilelerine baktığımız zaman, zulme tahammül  etmediklerini görüyoruz" ifadesini kullandı.
"Kürtleri böldüler"
 Yabancı ülkelerin Kürtleri bilerek böldüğünü kaydeden Müslim, "Yüz  yıldır, Birinci Dünya Savaşı ve Sykes-Picot Antlaşması'ndan sonra Osmanlı Devleti  dağılma dönemine girdiği zaman, Almanya, Fransa ve Britanya, Osmanlı Devleti'ne  bağlı milletlerin kalkışmaya girişmelerini arzuladılar. 1900'den önce Osmanlı'ya  'hasta adam' derlerdi, yani ölüm döşeğindeki kişi. Bu yüzden Osmanlı toprağı ve  mirasını paylaşmayı planladılar. Böylelikle bütün unsurları bu plan doğrultusunda  böldüler. Kürtler için de 'Dilleri, gelenekleri ve toprağı olan bir millet var.  Din ve inançlarında samimidirler, ahlaken yozlaşmış değiller ve inançları ile  başları diktir. Eğer böyle devam ederse içlerinden tekrar, Avrupa için tehlikeli  olacak bir Selahaddin'in çıkması hiç de uzak değildir' dediler. Bu yüzden Kürtler  devlet olmasın diye, Kürtleri beş parçaya ayırdılar" dedi.
 "Avrupa Selahaddin'in intikamını Kürtlerden alıyor"
 Mustafa Müslim, Avrupa'nın, Kürtlerden Selahaddin'in (Eyyubi)  intikamını almak için Kürtleri beş parçaya böldüğünü söyleyerek şöyle devam etti:
"Kürtleri beş parçaya ayırdılar ki kendi aralarında ittifak  kuramasınlar ve Avrupa için tehdit oluşturmasınlar. Bir görüşe göre Avrupa,  Selahaddin'in intikamını Kürtlerden alıyor. Diğer bir görüşe göre de Tarık bin  Ziyad İspanya'da Endülüs'ü kurduğu için Amazighlerden intikam alıyorlar. O da  Amazigh kabilesinden olduğu için. Sayıları 20 ile 30 milyon arasında olan bu  kabile şimdiye değin bir devlet kurmuş değildir. Libya'dan Cezayir ve Fas'a kadar  bölgedeki devletlerin yarısı Amazihglerden oluşuyorlar. Avrupa Kürtlerden ve  Amazighlerden intikam alıyor."
"Kürtlere el uzatan yabancıların yegane kaygıları, kendi menfaat ve  çıkarlarıdır" 
Müslim, Kürtlere el uzatan yabancıların yegane kaygılarının kendi  menfaat ve çıkarları olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu: 
 "Tekrar ifade etmek istiyorum ki Kürtlere yardım eden Batılı yabancı  güçler yalnızca menfaat ve çıkarlarını düşünüyorlar. Amaçlarına ulaştıkları zaman  Kürtleri tekrar yüzüstü bırakacaklar ve Kürtler yine kendi hallerinde yalnız  kalacaklar. 1920'li yıllarda Süleymaniye kentinde Şeyh Mahmud Hafid'i  desteklediler, lakin amaçlarına ulaştıkları zaman onu sürdüler ve öldürdüler.  Yine 1946'da Rusya'nın desteğiyle Kadı Muhammed, Mahabad'da Kürdistan  Cumhuriyeti'ni kurdu. Fakat ömrü sadece bir yıl oldu. Rusya'nın çıkarları yön  değiştirdi, bu sefer İran Şahı'na arka çıktılar. Kadı Muhammed teslim oldu.  Mustafa Barzani bir grup Peşmerge ile Rusya'ya geçti. Ama Kadı Muhammed ve  arkadaşları idam edildiler. Dolayısıyla yegane endişeleri, kendi menfaat ve  çıkarları olan devletlere hiçbir zaman güvenmemek lazım. Molla Mustafa Barzani  ile Saddam Hüseyin 1965'ten 1975'e kadar çatışıyorlar ve kimse sonucu  öngöremiyor. Akabinde İran Şahı, Saddam'a el uzatıyor. Saddam da Şattul-Arap'ı  İran Şahı'na veriyor ve 1975 yılında Cezayir Anlaşması'nı imzalıyorlar." 
 "Kürtler Arap harflerinden vazgeçmemeliler"
Müslim, Kürtçe alfabede Arap ve Latin harfleri kullanımı ihtilafına da  değinerek "Kürtler Arap harflerinden vazgeçmemeliler. Kürtler tarihte İslam adına  ve edebiyat alanında emek harcamış ve çok çalışmışlar. Arap harflerini terk eder  ve Latin harfleri baskın gelirse bu tarihin pek bir anlamı kalmaz. Birçok ülkede  Arap harfleri var. Bizler niye tarihimizden vazgeçelim ve Kürtlere Latin  harflerini farz kılalım" diye konuştu.
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.