banner391
banner405

Kılıç sert konuştu

Yeni Alanya'da köşe yazan Kılıç, "Her asker tutuklandığında canımdan can gidiyor. Ordu-millet tılsımını kaybedersek geri almamız mümkün değil" dedi

Kılıç sert konuştu

banner404
 GENELKURMAY Karargahı'nda 'Atatürk Özel Anma Töreni' kapsamında düzenlenen "Doğumunun 129. Yıldönümünde Asker ve Devlet Adamı Atatürk" konulu panelin konuşmacısı Yeni Alanya Yazarı Altemur Kılıç'tı. Atatürk'ün yakın arkadaşı Kılıç Ali'nin oğlu Altemur Kılıç'ın "Orduyu yıpratmak için içeriden ve dışarıdan yapılan saldırılar beni çok 
üzüyor. Her asker tutuklandığında canımdan can gidiyor. Ordu-millet tılsımını kaybedersek geri almamız mümkün değil" şeklindeki sözleri üzerine aynı duyguları paylaştığını belirten Orgeneral İlker Başbuğ, şöyle dedi: "Altemur Kılıç, bize Atatürk'ün emaneti. Şundan emin olmalarını istiyorum; TSK bu süreçten daha güçlü çıkacaktır. Hiç kimse TSK ile Türk halkı arasındaki bağı koparamayacaktır."
"24. MADDEYE UYULSA SORUN KALMAZ" Bugünkü Anayasa'nın 24. maddesine göre, kimsenin devletin sosyal, ekonomik, siyasi, hukuki temellerini kısmen de olsa din kurallarına dayandıramayacağını, bunun çok açık olduğunu vurgulayan Orgeneral Başbuğ, "Türkiye'de herkes Anayasa'nın laiklikle ilgili 24. maddesine uygun hareket ederse, Türkiye'de hiçbir sorun kalmaz" diye konuştu. 
Atatürk'ün duyguları ile hareket etmediğini belirten Başbuğ, "Keşke 1930'lardan sonra tüm ağırlığı milli eğitime verseydi, ya da daha uzun yaşasaydı" dedi. 
Orgeneral Başbuğ, sözlerini "Kim ne yaparsa yapsın. Türk milletiyle TSK arasındaki bağı koparamaz. Bunlar geçici süreçlerdir. Bağ ve güven duygusu yükselerek devam edecektir" diye tamamladı.
KILIÇ ÇOCUKLUĞUNU ANLATTI 
Panelde, Altemur Kılıç'ın yanı sıra ABD'li Prof. George W. Gawrych, Hint kökenli tarihçi Prof. Feroz Ahmad ve Prof. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı da yer aldı.
Atatürk'le ilgili çocukluk anılarını anlatan Kılıç şöyle konuştu:
'Benimle, 'Gel buraya çocuk, Aferin Demir' diye ilişki kurardı. Bazen güreş tuttururdu. Çocukları çok severdi. Keskin mavi gözleri vardı ama korkutmazdı. İnançlıydı. Alicenaptı. Öfkelenmez, kızdıklarına asla kötü söz söylemez ve çabuk bağışlardı. Halkın arasına pervasızca karışırdı. Bir veya iki koruması vardı; ama bazen onları atlatır, halkın arasına karışırdı. 'Beni halkım korur' düşüncesindeydi. Çocukluğumda yaramazlık yaptığım için ondan bir kere fiske yemiştim çok utandım ama artık utanmıyorum. Atatürk'ten tokat yemiş kaç çocuk var ki?'
HİNDİSTAN'DA İLHAM KAYNAĞI 
Panelde, 'Atatürk ve Türk Devrimi'nin Hindistan ve Güneydoğu Asya'daki yansımalarını' anlatan Ahmad ise, 'Pek çok aile oğullarına Türkiye'deki devrim liderinin ismini vermiştir. Atatürk ismi hariç, Gazi, Mustafa ve Kemal isimleri Hindistan'daki Müslümanlar arasında popüler olmuştur' dedi. 
Prof. Fığlalı ise 'Atatürk, Din ve Laiklik' konulu konuşmasında, Atatürk'ün Müslüman ve dindar bir ailenin çocuğu olduğunu ifade etti. Fığlalı, Atatürk'ün dini çıkar aracı olarak kullananlara karşı amansız bir mücadele verdiğini belirterek, şunları söyledi: 
'Atatürk, birtakım safsatalar, hurafeler ve çıkar hesaplarıyla dinin saf ve temiz yüzünü karartan, en önemlisi, dini siyasi ve dünyevi bir çıkar aracı olarak kullanmak isteyen zihniyetin mümessilleri ile amansız bir mücadeleye girmiştir. Atatürk'e göre laiklik; asla dinsizlik demek olmadığı gibi, sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için hakiki dindarlığın gelişmesi imkanını temin etmiştir.'

banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.