banner391
banner405

'Kerbela insani bir dram'

Alanya Müftülüğü'nün 'Muharrem Ayı ve Kerbela' konulu konferansında içinde bulunduğumuz ayın önemi anlatıldı

'Kerbela insani bir dram'

banner404

- Erkan UYSAL

ALANYA Müftülüğü tarafından düzenlenen 'Muharrem Ayı ve Kerbela' konulu konferans gerçekleştirdi. Alanya Kültür Merkezi'nde (AKM) düzenlenen konferansa İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Demircan, Alanya Müftüsü Mustafa Topal ve çok sayıda kişi katıldı. Konferans öncesi günün anlam ve önemine ilişkin bir konuşma yapan Topal, Muharrem ayının insanlık ve İslam tarihinde önemli olayların yaşandığı bir ay olduğunu söyledi. Topal, "Muharrem ayı İslam tarihi için üzücü de olmakla birlikte, Müslümanlar için kazancı olan bir ay. Günümüzde Kerbela olayı çok ciddi önem arz ediyor. Bu hadiseyi kullanarak Müslümanlar arasına nifak sokmak, memleketteki insanları birbirine düşürmek isteyenler var. Bu hadiseyi kullanmak isteyen iç ve dış düşmanlar var" dedi.
'İSLAM DÜNYASI İKİYE AYRILDI'
Demircan da, "Kerbela hadisesi bir insani dram. Bu hadisenin sadece duygusal bir platform olarak okunması ve bu şekilde değerlendirilmemesi gerekir.  Hz. Ali, Kufe'de namaz kılmaya giderken suikaste maruz kaldı ve birkaç gün sonra öldü. Hz. Ali'den sonra Hz. Hasan göreve gelmesine rağmen bu veliahtlık sistemi olarak algılanmamıştır. Veliahtlık sistemini Muaviye başlattı. Muaviye, halife olduktan sonra Kufe'ye giderek Hz. Hasan ile bir dizi görüşme yaptı. Hz. Hasan, halifeliği Muaviye'ye teslim etti. Hz. Hasan, büyük bir fedakarlığa imza atarak barışa vesile oldu. Hz. Hasan ümmetin birliği için hakkından vazgeçti. Çok küçük bir harici grup dışında ümmet tekrar bir araya geldi. Muaviye, halifeliğinin son 5 yılında önemli bir karar aldı. Bu kararın çok ciddi etkileri oldu. Muaviye, oğlu Yezid'i veliatı ilan etti. Eyaletlerin bir kısmından çok büyük destek aldı. Buna karşın Yezid'in liderlik olarak donanımı eksikti. Dini altyapı ve birikimi bakımından kendinden ileride alimler vardı. Muaviye, oğlu Yezid'i veliaht teklif ettikten sonra Hicaz bölgesinden bir muhalefete maruz kaldı. Muaviye, kendisine muhalefet edenler ile görüştü. Bu kişiler Muaviye'nin veliahtlık teklifine karşı çıktılar.  Muaviye, 'Ben yaşlandım. Müslümanlar büyük bir sıkıntı ile karşı karşıya kalabilirler. Bu sorunu hayattayken çözmek istiyorum' argumanını ileri sürdü. Muhalefet edenler Muaviye'ye 3 öneri sundular. Muaviye bunları kabul etmedi. Muaviye meseleyi zamana bıraktı. Muaviye öldükten sonra Yezid, bazı kişilere biatlarını alması için valisini gönderdi fakat o kişiler biat etmediler. Bu arada Kufe'de bulunan Hz. Ali taraftarları durmadı. Hz. Hüseyin'i yanlarında olması için davet ettiler. Hz. Hüseyin, bu davetlerin nedenini araştırmak için Muslim bin Hakim'i Kufe'ye gönderdi. Hakim, kabilelerle görüşerek büyük destek aldı. 12 bin insan Hz. Hüseyin'e biat ettiler. Hz. Hüseyin, kendisine biat edenlerin yanına gitme kararı alınca bazı kişiler durumu Yezid'e bildirdiler. Bunun üzerine Yezid, adamlarını topladı. Ubeydullah bin Ziyad'ı Kufe'ye vali tayin etti. Ziyad, ileri gelenleri, kabile liderlerini ikna etti. O dönemde bütün Müslümanlar yılda bir defa devletten maaş alıyor. Herkes kendi durumuna göre maaş alıyor. Ziyad, Müslümanlara devletten maaş aldıklarını fakat bağlılıklarının başkasına olduğunu söyledi. Bunun üzerine Müslümanlar yavaş yavaş Hakim'in arkasından çekiliyorlar. Bu arada Hz. Hüseyin yola çıktı. Ailesini de yanına aldı. Hz. Hüseyin, Kufe'den siyasi pozisyonla davet edilmiş bir lider olarak 500 kişilik bir heyetle yola çıkıyor. Bu sırada Hakim, Kufe'den kaçıyor. Hakim, öldürüldükten sonra Hz. Hüseyin, Kufe'ye doğru ilerlemeye devam ediyor. Şehre yaklaşınca Hz. Hüseyin'i karşılamak için bin kişilik bir birlik gönderiliyor. Birlik komutanı Hz. Hüseyin'in şehre gidemeyeceğini söylüyor. Hz. Hüseyin ve yanındakiler şehrin etrafında duruyorlar. Bu kararları Ziyad alıyor. Ziyad, Hz. Hüseyin'in kımıldamaması gerektiğini söylüyor. Hz. Hüseyin'in karşısına çıkan ordunun başında Ömer bin Saad bulunuyor. O sırada doğuda bir isyan var. Ziyad, Saad'a önce Hz. Hüseyin sorununu halletmesini, sonra doğuya gitmesini söylüyor. Bunun üzerine Saad, 4 bin kişilik ordu ile Hz. Hüseyin'in üzerine gidiyor. Hz. Hüseyin adamlarını toplayıp, isteyenlerin geri dönmesini istiyor. Hz. Hüseyin'in yanında kala kala 70 kişi kalıyor. Hz. Hüseyin, ordu kendisini kuşatmaya başlayınca karşı tarafa Mekke'ye geri dönme, Yezid ile görüşme ve uç bölgelere gitme önerilerini sunuyor. Saad, bu önerileri Ziyad'a iletti. Ziyad, koşulsuz teslimiyet dışında bir şeyi kabul etmeyeceğini söyledi. Kuşatma daraltıldı. Burada amaç, Müslümanlarla savaşmak değildi. Hz. Hüseyin şehit edildiğinde vücudunda 30-35 kılıç ve mızrak darbesi vardı. Hz. Hüseyin ile öldürülenlerin kafası kesilerek, cesetleri geride bırakıldı. Kesik başlar sonra Yezid'e gönderildi. Rivayete göre Yezid, kesik başları görünce üzüntüsünü ifade etti. Hz. Hüseyin, bu şekilde öldürülünce ilk anda bunun doğuracağı sonuçlar doğru tahmin edilmedi. Bu olay o zaman devlete karşı çıkmak isteyenlerin kullanacağı bir şey haline geldi. Bu olayda iktidar hırsının insanlara yaptıracağı kötülükleri anlamak lazım. Yine bu olayda Hz. Hüseyin'in uğradığı ihanet var. Hz. Hüseyin'in önce çağrılıp sonra yalnız bırakılması var. Orantısız güç kullanımı var. Benim kanaatim bu hadise İslam ümmetinde ihtilaflara değil, ittifaklara sebep olmalı. Bugün Suriye'de Hz. Hüseyin'in yaşadığı mazlumiyete benzer her gün onlarca mazlumiyet yaşanıyor. Halkına karşı kimyasal silah kullanan birine 'Asrın Hüseyin'i deniliyorsa, burada bir algı sakatlığı var. Hz. Hüseyin'in şehit olmasından sonra İslam dünyasında çeşitli tepkiler oluştu. Hz. Hüseyin'i davet edenler davetin gereğini yerine getiremedikleri için büyük bir pişmanlık duydular. Hz. Hüseyin'in intikamını almak bazı insanlar için hedef oldu. Bir harekat başladı. Binlerce insan öldürüldü. Hz. Hüseyin'in şehit edilmesi İslam dünyasında daha sonra bir ayrılık mekanizması olarak kullanıldı" diye konuştu.

banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.