banner391
banner405

Kapalı klimaya dikkat

Dr. Olcay Gündoğdu, lejyonella hastalığı konusunda turizmcileri uyardı

Kapalı klimaya dikkat

banner404
 TÜRK turizminin korkulu kabuslarından biri olan lejyonella hastalığı konusunda turizm sektöründe görevli çalışanları bilgilendirmek amacıyla düzenlenen eğitim semineri dün ALTSO Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Antalya İl Sağlık Müdürlüğü ile Alanya İlçe Sağlık Müdürlüğü’nün ortaklaşa organize ettiği eğitim seminerine konuşmacı olarak Bulaşıcı Hastalıklar Şubesi Tabibi Dr. Olcay Gündoğdu, Gıda Çevre Kontrol Şube Tabibi Dr. Muhammet Arıcan, Uzman Dr. Hüseyin Mestan, Gıda Çevre Kontrol Şube Müdürü Hüseyin Karaca ve
Çevre Sağlığı Teknisyeni Alkan Avcı katıldı. Seminerde konuşan Bulaşıcı Hastalıklar Şubesi Tabibi Dr. Olcay Gündoğdu, Lejyoner kelimesinin Türkçe karşılığının çarkacı olduğunu, Roma ordusundaki askerlere verilen bir isimden geldiğini söyledi. Lejyoner hastalığının ilk olarak 1976 yılında Phladelphia’da Amerikan Lejyon Kongresi sırasında tanımlandığını ifade eden Gündoğdu, “Lejyonella doğada oldukça yaygın olarak bulunur. Laboratuarlarda üretilmesi güçtür. 40’dan fazla türü tanımlanmış ancak en çok enfeksiyona neden olan tür L. pneumophila’dır. Hastalığın erken teşhisi ve antibiyotiklerle yapılan tedavi başarılı olmaktadır. Seyahat ilişkili lejyoner hastalığı, turizmin ülke ekonomisine katkısı göz önüne alınarak, önem verilmesi gereken hastalıkların başında gelmektedir. 1990'ların ortalarından itibaren ülkemizin önemli turizm merkezlerinden Lejyoner hastalığı olgularının çıktığına dair Avrupa'dan yapılan bildirimler hastalığın hem turizm hem de basında ilgi odağı haline gelmesine yol açmıştır. Bu nedenle, uluslararası bildirilmesi ve takibi zorunlu hale getirilen lejyoner hastalığı Kontrol Programı ülkemizde Sağlık Bakanlığı tarafından 2001 yılında başlatılmıştır” dedi. Bu konuda sağlık personeline düşen görevleri de tanımlayan Gündoğdu, “Bize düşen görev, Lejyoner hastalığı tespit ve bildirimini doğru ve eksiksiz yapmaktır. Sürveyansın önemi burada ortaya çıkmaktadır. Lejyoner hastalığının sürveyansı vaka ve çevresel olmak üzere iki bölümde yapılır. Vaka olmadan çevresel sürveyans yapmak akılcı bir yaklaşım değildir. Standart vaka tanımına uyan vakaları bildirmekten tüm hekimler sorumludur” dedi. Lejyoner hastalığının Legionella pneumophila olarak adlandırılan bakterinin neden olduğu bir akciğer infeksiyonu olduğunu söyleyen Gündoğdu, konuşmasına şu sözlerle devam etti: “Halk arasında zatürre olarak bilinen bu hastalığa neden olan bakteri ilk olarak 1976 yılında Philadelphia’da bir otelde Amerikan Lejyonerlerinin toplantısına katılanlarda ortaya çıkan bir salgın sonucu keşfedilmiştir. Bu nedenle enfeksiyon, salgından etkilenenlerin anısına Lejyoner hastalığı olarak ve keşfedilen yeni bakteri de Legionella pneumophila olarak adlandırılmıştır. Bu bakterinin enfeksiyon yapma potansiyeli oldukça zayıftır. Bakteriye maruz kalan bireylerin yalnızca % 1-5’inde hastalık ortaya çıkabilir. Bireyde hastalığın ortaya çıkabilmesi için bir yatkınlık olması gerekir. Normal bağışıklık sistemine sahip sağlıklı bireylerde, etken alınsa bile çoğu kez hastalık gelişmez. Hastalığın ortaya çıkması için bireyin bazı risk faktörlerini taşıyor olması gerekir. En önemli risk faktörleri, kişinin solunum yolu direncini veya genel vücut direncini zayıflatan etkilerdir. Bunlar 50 yaşın üzerinde olmak, sigara tiryakiliği, alkol bağımlılığı, bağışıklık sisteminin çeşitli nedenlerle baskılanmış olması (organ nakli, uzun süreli kortizon tedavisi, kanser tedavisi), kişinin kronik bir akciğer hastalığının olmasıdır. Sudaki bakterinin akciğerlere ulaşabilmesi için iki temel mekanizma ileri sürülmektedir.”
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.