banner391
banner405

İl Jandarma Komutanı darbecilere böyle direnmiş!

Adana'da, İl Jandarma Komutanı Albay Fatih Yılmaz'ın, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında darbecilerin "Bu emir Genelkurmay Başkanlığından geldi ve bu emri ciddiye almalıyız" sözlerine "Bu saçma sapan yazının neyini ciddiye alacaksın?" diyerek karşı çıktığı ve ast birliklerini uyararak gerekli tedbirleri aldığı öğrenildi

İl Jandarma Komutanı darbecilere böyle direnmiş!

banner404
ADANA Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma  Bürosundan sorumlu Cumhuriyet Başsavcı Vekili Musa Ünel'in, dönemin İl Jandarma  Bölge Komutanlığı Kurmay Başkanı Kurmay Albay Halil Çelik, Çukurova İlçe Jandarma  Komutanı Jandarma Kurmay Binbaşı Hüseyin Yalçınkaya, darbe girişimi gecesi  nöbetçi olan İl Jandarma Komutanlığında görevli Binbaşı Osman Tunahan Berk, Adana  İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürü Binbaşı Atilla Demir ile eski  Üsteğmen Hasan Şahna hakkında 3'er kez müebbet ve 15'er yıl hapis cezası  istemiyle açtığı davanın iddianamesinde yer alan detaylar ortaya çıktı. 
  Toplam 131 sayfalık iddianamede, Adana Valisi Mahmut Demirtaş ve Adana  Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan ile hareket ederek darbe girişiminin  önlenmesinde önemli rol oynayan Adana İl Jandarma Komutanı Albay Fatih Yılmaz  tanıklar arasında bulunuyor. 
   "Bu saçma sapan emri kabul etmedim" 
 Darbe girişimi gecesi yaşananları ayrıntılarıyla anlatan Yılmaz, 15  Temmuz  günü saat 22.40'da Adana İl Jandarma Komutanlığı Harekat Merkezinden  "harekat yıldırım" ivedilik derecesinde sıkıyönetimin ilan edildiğine dair bir  emrin Genelkurmay Başkanlığından gönderildiğinin kendisine bildirildiğini  kaydetti. 
Yılmaz, daha sonra gelişen olayları şöyle anlattı: 
 "Birlik komutanlığına giderken, dönemin Jandarma Bölge Komutanlığı  Kurmay Başkanı Kurmay Albay Halil Çelik, beni arayarak 'Sıkıyönetimin ilan  edildiğine dair bir emrin geldiğini, kendisinin bölge komutanlığında olduğunu ve  konu hakkında görüşmemizi istedi.' Ben de zaten birliğe geçtiğimi, uğrayacağımı  söyledim. İvedi harekat merkezine uğradım ve emrin çıktısını alarak okudum. Albay  Çelik'in yanına çıktım. Albay Çelik ile Jandarma Kurmay Binbaşı Osman Tunahan  Berk, kurmay başkanının odasında beraberdiler ve emir üzerine konuşuyorlardı.  Jandarma Bölge Komutanlığı Kurmay Başkanı Kurmay Albay Halil Çelik bana 'Fatih  gelen emir ile ilgili ne düşünüyorsun?' diye sordu. Ben de 'Bu saçma sapan emri  kabul etmediğimi, Adana İl Jandarma Komutanlığı olarak bu emre uymayacağımızı ve  personelimi toplayarak bu konudaki emrimi vereceğimi' söyledim." 
 Ast birlikleri de uyardı  
Bu sözleri üzerine Binbaşı Berk'in, Kurmay Albay Çelik'e dönerek  "Komutanım bu emir Genelkurmay Başkanlığından geldi ve bu emri ciddiye almalıyız"  dediğini ifade eden Yılmaz, daha sonra yaşananları şöyle aktardı: 
 "Ben de Berk'e 'Bu saçma sapan yazının neyini ciddiye alacaksın, emir  Genelkurmay'dan mı geldi, okumuyor musun' dedim ve süratle ast birliklerin yanlış  bir şey yapmalarının önüne geçmek maksadıyla odadan ayrılarak İl Jandarma  Komutanlığı toplantı salonunda toplantıya geçtim. Toplantıya katılan personele  kimsenin emrim olmadan hiç kimseden emir almayacağını, hiçbir yere personel,  silah, araç ve malzeme görevlendirmeyeceğini ve bu emre uyulmayacağını  bildirdim." 
 Silah ve mühimmatlar depoya kilitlendi 
Yılmaz, halen aynı davadan tutuklu dönemin İstihbarat Şube Müdürü  Jandarma Binbaşı Atilla Demir'e, Sarıçam İlçe Jandarma Komutanlığının İncirlik  Hava Üssü'ne yakın olması nedeniyle buranın önemine binaen oraya gitmesini ve  personelin başında olmasını emrettiğini belirtti.
 Bu esnada ilçe jandarma komutanlarını tek tek arayarak aynı talimatı  verip "Kaymakamlarını arayarak durumdan haberdar etmelerini ve emirlerinde  olduklarını" söylemelerini, kendilerinin de Adana İl Jandarma Komutanlığı olarak  Adana Valiliğinin emrinde olduklarını söylediğini aktaran Yılmaz, şöyle devam  etti: 
 "Bu esnada Jandarma Asayiş Komando Bölük Komutanını arayarak süratle  silah ve mühimmatlarını depoya kilitlemesini, hiçbir personeli dışarıya  görevlendirmemesini, özellikle dönemin İncirlik 10. Tanker Üs Komutanı Tuğgeneral  Bekir Ercan Van'ın emirlerine uyulmayacağının emrini verdim. Bu esnada Adana  Valisi  Mahmut Demirtaş ile telefonda görüştüm ve kendilerine 'Saçma sapan bir  emrin geldiğini, telefonda konuşmanın uygun olmadığını ve durumu yüz yüze arz  etmek istediğimi' ifade ettim ve valilik konutuna geçtim. Bu esnada Adana Emniyet  Müdürümüz ile telefonda görüşerek Valimiz ile bu konuyu görüşmemiz gerektiğini ve  kendisinin de gelmesini konuştuk. Konutta Valimize, gelen 'sıkıyönetim  direktifini' gösterdim ve Adana İl Jandarma Komutanlığı olarak devletimizin  emirlerinde olduğumuzu ifade ettim. Sayın Valimize aldığımız tedbirleri ve  yapılan hususları arz ettim." 
 "Tuğgeneral Van, beni aradı" 
Yılmaz, Vali Demirtaş ile birlikteyken Bekir Ercan Van'ın telefonla  kendisini arayarak, "Gelen emirle ilgili görüşmemiz gerekiyor" dediğini,  kendisinin de "Şu an Adana Valisi ve Emniyet Müdürü ile beraber olduğunu ve  durumu değerlendirip, Valinin emirleri doğrultusunda hareket edeceğini"  söylediğini aktardı. 
  Van'ın, "Üssün dışarısında TOMA olduğunu ve durumun ne olduğunu  sorduğunu" anlatan Yılmaz, şunları belirtti: 
Ben de darbecilerin karşı tedbir geliştirmelerini önlemek ve emniyet  ekiplerinin tedbir almalarına zaman kazandırmak maksadıyla Van'a 'DEAŞ terör  örgütü tarafından İncirlik Üssü'ne düzenlenmesi muhtemel bir terör tehdidine  karşı Emniyet Müdürlüğü tarafından tedbir alındığını söyleyerek telefonu  kapattım. İncirlik Üs Komutanı bir daha benimle görüşme yapmadı. İlçe jandarma  komutanları ile tekrar görüşerek son durumu Sayın Valimizin talimatlarını  ilettim."  
 Vali Demirtaş da darbecileri uyardı 
  Yılmaz, Van'dan, dönemin İl Jandarma Bölge Komutanlığı Kurmay Başkanı  Kurmay Albay Halil Çelik'ten Osmaniye'den jandarma özel harekat taburunu İncirlik  Üssü'ne göndermelerini istediği yönünde bilgi alması üzerine Çelik'i aradığını  belirterek, şunları kaydetti: 
 "Kendisine durumu sordum. Bana 'İncirlik Üssü'ne Osmaniye'den JÖH  taburunu getirtmeye çalıştığını ve bununla ilgili görüşme yaptığını' söyledi. Ben  de kendisine 'Bu birliği hangi yetkiyle istediğini, Sayın Valimizin buna yetkili  olduğunu ve suç işlediğini, hiçbir personeli isteyemeyeceğini ve bu konuda Sayın  Valimizin emri olduğunu ilettim'. Valimiz de telefonu alarak bu talimatı tekrar  etti. Sonra Albay Halil Çelik'in benimle bir daha görüşmesi olmadı." 
Emre uymayanlar tespit edildi 
Yılmaz ayrıca, Üsteğmen Şahna'nın İncirlik Üssü'nde olmasına rağmen  Yakapınar bölgesinde olduğu yönünde yalan beyanda bulunduğunu belirlediğini  kaydetti.  
 Yılmaz, Binbaşı Demir hakkında yapılan araştırma neticesinde de  kendisine Sarıçam İlçe Jandarma Komutanlığına gitmesi ve darbe kalkışması  karşısındaki net hareket tarzını emretmiş olmasına rağmen, İstihbarat Şube  personelini toplayarak, "Bu durumun bir darbe olduğu ve emre uyulması gerektiği"  hususunda konuşmalar yaptığının personelin ifadelerinden tespit edildiğini  belirtti. 
   Yılmaz, ayrıca Çukurova İlçe Jandarma Komutanı Kurmay Binbaşı Hüseyin  Yalçınkaya hakkında da yapılan araştırma neticesinde birliğine gitmediği,  Kaymakamı aramadığı, verdiği talimatları yerine getirmeyip Bölge Kurmay Başkanı  Kurmay Albay Çelik ve kışla nöbetçi amiri Kurmay Binbaşı Berk ile Adana il  Jandarma Komutanlığı kışlasında buluştuğu, kışlaya farklı zamanlarda iki kere  şüpheli giriş ve çıkışlarının bulunduğunun tespit edildiğini bildirdi.
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.