banner391
banner405

Hollywood Türk-Rus krizinin filmini çekti

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri daha iyi anlayabilmek için Hollywood filmleri de önemli ipuçları verebiliyor. Özellikle bazı filmler, Hollywood’un sinemadan çok daha fazlası olduğunu gösteriyor

Hollywood Türk-Rus krizinin filmini çekti

banner404
HOLLYWOOD... Milyarlarca dolarlık bir dev endüstri ve dünyayı etkileyen senaryoların çıkış noktası... Hollywood'un dünyanın izlemesi için kayda aldığı 2 film, bugüne ışık tutuyor... Üstelik ikisi de bu yılın filmi.. Önce ilki... Filmin adı Gölge Ajan, Jack Ryan..

2014 sonunda gösterime giren filmde, Anadolu'yu geçen petrol boru hatları açıkça görülüyor… Filmde Türkiye ile Rusya arasındaki gerilimin ardında o hatların olduğu hatta petrol ve doğalgaz geriliminin dünya savaşına neden olabileceğine işaret ediliyor... 

Tabii her zaman olduğu gibi o Hollywood yapımında da sonunda kazanan Amerika oluyor... Tabii bu filmin genel izleyici kitlesine verdiği mesaj... Bir de bilinçaltına gönderdiği mesaj var... Hollywood daha 1 yıl önceden o boru hatlarını ve Rusya-Türkiye arasındaki ilişkileri senaryosuna yazıyor... Yani belki de olan bitenin ardında çok daha derin bir plan bulunuyor... 

SAVAŞ BİR HOLLYWOOD PROJESİ Mİ?

İşte o tezi doğru çıkaracak ikinci yapım... Film 2015 başında girdi gösterime... Adı "Çöl kraliçesi"... Başrolde Nicole Kidman var... Film tümüyle gerçek bir öyküye dayanıyor... Nicole Kidman filmde "Çöl Kraliçesi"ni yani İngiliz arkeolog-tarihçi-dil bilimci-seyyah-yazar ama asıl unvanıyla büyük casus "Gertrud Bell"i canlandırıyor... 

HOLLYWOOD'UN ÇÖL KRALİÇESİ!

Şimdi gelin Hollywood'un bu filmi neden tam da 2015 yılında senaryolaştırdığını ve dev sinema endüstrisinin o filmle kitlelerin bilinçaltına nasıl bir mesaj göndermeye çalıştığını anlamaya çalışalım... 
Filmde de hayatı anlatılan İngiliz casus Gertrude Bell'in hayat hikayesine odaklanalım... 
Çünkü öykü Türkiye ile yakından ilgili... 

Gertrud Bell bir İngiliz asilzadesinin kızı olarak doğdu... Oxford'a giren ilk kız öğrenciydi... Güzeldi, çok zekiydi ve İngiltere o'na dar geliyordu...
Tek hayali Doğu'ydu... İlk seyahatini İstanbul'a yaptı... Türkçe öğrendi... Sonra İran'a geçti... Farsçayı ana dili kadar hakim oldu... Hatta Fars külliyatından çeviriler yaptı... 

Birleşik krallığın dikkatini de o yıllarda çekti Gertrud Bell... 

İyi bir ajan olabilirdi... Teklifi tereddütsüz kabul etti.. 1899'da yani Osmanlı'nın içeride ittihatçılar dışarıda yedi düvelle mücadeleye başladığı yıllarda Kudüs'te görevlendirildi.. 
Çünkü İngilizlerin gözü o yıllarda Osmanlı'nın en değerli mülkündeydi..
Bell Kudüs'te Arapçaya da hakim oldu... 

Osmanlıya karşı halkı ayaklandırmak üzere çalışmalara başladı... Arabistanlı "Lawrance" denilen o en ünlü ajanla da Kudüs'te tanıştı, birlikte çalışmaya başladı... 
1900'lerin başına gelindiğinde, İngiltere en değerli ajanını bu kez petrolün başkentine yani Irak'ın kuzeyine gönderme kararı aldı.. 
Bell görünürde bir arkeologtu... 
Musul ve Kerkük'ü bu sayede adım adım gezdi... 
Arkeoloji çalışmaları adı altında, Musul-Kerkük hattında kendiliğinden petrol çıkan yerleri belirledi, haritalarını çıkardı, İngiltere'ye gönderdi... 
Yani plan netti.. 
İngiliz hükümeti petrolü istiyordu... 

ANADOLUDAKİ AJAN: GERTRUDE BELL!

Yine aynı yıllardı... 
Yani 1900'lerin başı... 
Irak'ın kuzey topraklarındaki büyük zenginliği sadece İngiltere değil herkes fark etmişti artık... 
Başta da Almanlar...
Berlin - Bağdat demiryolu çalışmaları hızla ilerliyordu... 
Gertrud Bell bir rapor yazdı... 
"Churchill'den harekete geçmesini" istedi... 

Ve dünya altüst oldu... 
Churchil, dev Osmanlı İmparatorluğu'na en sert darbeyi İstanbul'u işgal ederek vurabileceğini düşündü... 
Gemiler Gelibolu'ya hareket etti... 
Ama Birleşik Krallık beklediğini alamadı..
Çanakkale geçit vermedi... 
Gelibolu'da bozguna uğrayan İngilizlerin dikkatini Arap topraklarına çevirmesi uzun sürmedi.. 
Yeni savaş bu kez Irak cephesindeydi...
Ama Osmanlı ordusu Kut-ül Ammare'de de İngilizleri ikinci kez bozguna uğrattı.. 
Artık geriye tek yol kalmıştı... 
O da Arap kabileleri ayaklandırmak... 
Churchill iki ajanı Bell ve Lawrence'a kesin emir verdi.. 
"Kabileleri kontrol edin" dedi.. 
Ve bu büyük görevi Gertrud Bell üstlendi.. 
Önce Anadolu'ya geçti, sonra da Mısır'a..
Yerel aşiretlerle ilişki kurdu...
Ayaklanmaları başlattı... 

IRAK HARİTASINI O ÇİZDİ!

Gertrude Bell Londra'dan aldığı emirleri harfiyen uyguladı... 
Hem güzelliği hem de ana dili kadar iyi konuştuğu Arapçası sayesinde isyanı körükledi... 
Zaten hükümetinin ondan beklediği de buydu... 
İngiltere'nin Bağdat'ı Arap kabilelerin de desteğiyle işgal etmesi uzun sürmedi... 
Artık Osmanlı'nın sonu yakındı...
Güçlü ajan tüm bu hizmetlerinden dolayı ödüllendirilebilirdi... 
Churchill onu Bağdat'a çağırdı, İngiltere'nin "Doğu Sekreteri" yaptı..
Bell artık erkeklerin dünyasında bir kahramandı...
Yeni görevi, Osmanlı'nın en büyük 3 eyaletinde, yani Bağdat-Basra ve Musul'da tek bir ülke kurmaktı...
Ülkenin adı da belliydi.. "Irak"... 
Gertrud Bell Irak'ın kurulmasına adım adım hizmet etti...
Irak Kralı Faysal'la birlikte çalıştı... 
Misak-ı Milli sınırlarını çizdi... 
Bell, 58'nci yaş gününe sadece 3 gün kala bir gece uyku ilaçları alıp uyudu, sonra da hiç uyanmadı... 
Öldüğünde yıl 1926'ydı..
Osmanlı yıkılmış, harita değişmişti... 

İşte tüm bu öyküyü anlatan film biraz da manidar bir zamanlamayla gösterime girdi bu yıl... 
Ve akla şu önemli soruyu getirdi...Acaba Hollywood sadece film mi çekiyor, yoksa bilinç altını ve üst aklın planlarını mı yönetiyor...
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.