banner391
banner405

Halk teröre karşı sokağa çıktı

Terör örgütü PKK'nın özellikle son dönemlerde sivilleri de hedef alan saldırıları gerçekleştirmesi Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde 7'den 70'e her kesimden gösterilen tepki, sokaklara taştı

Halk teröre karşı sokağa çıktı

banner404
DİYARBAKIR'IN Sur ilçesinde terör örgütü PKK mensuplarının  saldırısıyla aynı aileden 5 kişinin, aynı gün Mardin'in Kızıltepe ilçesinde 13  yaşındaki Aslı Aydemir ve babasının, Diyarbakır'da Şehit Emniyet Amiri Murat Uçar  Bölge Denetleme İstasyonuna düzenlenen saldırıda polis memuru Ahmet Gülbahar (34)  ve 5 yaşındaki oğlu Hüseyin Utku Gülbahar'ın şehit olması yürekleri sızlatırken,  vatandaşlar da bu saldırılara tepkilerini meydanlara çıkarak gösterdi.
PKK'lı teröristlerin, Diyarbakır'da, Van'da, Bitlis'te, Mardin'de ve  Elazığ'da art arda düzenlendiği saldırılarda güvenlik güçleri ve sivillerin  hayatını kaybetmesi ve yüzlerce kişinin yaralanması üzerine halk, huzur nöbeti,  basın açıklamaları ve yürüyüşlerle terörü telin etti. 
Türk bayrağını alanlar meydanlara koştu 
Siirt'te 19 Ağustos'ta teröre karşı başlatılan "huzur nöbeti", 3 gün  sürdü. Sivil toplum örgütlerinin ve siyasi partilerin çağrısı üzerine ellerindeki  Türk bayraklarıyla Valilik önünde bir araya gelen vatandaşlar, "Şehitler ölmez  vatan bölünmez", "Dik dur eğilme millet seninle", "Siirt burada PKK nerede",  "Teröristlere karşı omuz omuza" sloganlarını atarak, teröre tepkilerini dile  getirdi. 
Sivil toplum kuruluşları ve siyasi partilerin terör örgütü PKK'nın  güvenlik güçleri ve sivilleri hedef alan saldırılarına tepkisi sürerken,  Elazığ'da da cuma namazının ardından toplanan ve ellerinde Türk bayraklarıyla  yürüyüş düzenleyen vatandaşlar, kentte ve ülkede yaşanan terör saldırılara karşı  durdu. 
Elazığ Valiliği ve Belediyesi tarafından düzenlenen program kapsamında  15 Temmuz Demokrasi Meydanı'nda toplanan vatandaşlar ellerinde Türk bayrakları  ile Aymet Aytar Meydanı'na kadar yürüdü. 
Van'da da siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının başkan ve  temsilcileri, Elazığ, Van ve Bitlis'teki terör saldırılarına tepki göstererek  terör örgütü PKK'yı kınadı. Kurtuluş Parkı'nda toplanan siyasi parti ve sivil  toplum kuruluşlarının temsilcileri ile vatandaşlar, Maraş Caddesi'nden yürüyüşe  başlayan kalabalık, 150 metre uzunluğunda Türk bayrağı açtı ve İskele Caddesi  üzerinde bulunan İkinisan Polis Karakolu'nun önüne kadar geldi. 
Yürüyüşte, Kürtçe ve Türkçe "Biji aşiti, biji bırati (Yaşasın barış,  yaşasın kardeşlik)", "Em Kurdın, em Tırkın, em tev bırane (Biz Kürt'üz, biz  Türk'üz, biz birlikte kardeşiz)", "Jıbo zalmına biji cehennem (Zalimler için  yaşasın cehennem)" ve "Kahrolsun PKK, teröre lanet", "Kahrolsun DAİŞ, teröre  lanet", "Hendeğe darbeye hayır", "İşte Kürt, işte Türk, işte ümmet" sloganları  atıldı. 
Batman'da ise vatandaşlar, bazı siyasi partiler ve 80 sivil toplum  kuruluşunca organize edilen "Teröre Lanet, Kardeşliğe Davet Yürüyüşü"nün ardından  terör örgütlerine tepkilerini dile getirdi. 
Vatandaşlar "artık beni öldürme" anlayışında 
Müzakere ve Çözüm Platformu Sözcüsü Alaattin Parlak, AA muhabirine  yaptığı açıklamada, son zamanlarda yapılan bombalı saldırılarla vatandaşların  "artık beni öldürme" anlayışı içinde olduğunu belirtti. 
Bölgedeki miting ve yürüyüşlerin halkın istekleri doğrultusunda  gerçekleştiğini ifade eden Parlak, bu yürüyüş ve mitinglerin bölge açısından  tarihi olduğunu, daha önce bu ve benzeri eylemlerin yapıldığını görmenin mümkün  olmadığını söyledi. 
Bu saatten sonra PKK'nın eylemlerine yönelik bölgeden daha farklı  sesler çıkacağına dikkati çeken Parlak, terör örgütlerinin birileri adına savaş  yürütmeye çalıştığını, halkın bu örgütlere isyan ederek sokaklara çıktığını  kaydetti. 
Parlak, "Yıllardır Kürt meselesi ve Kürtlerin temel sorunlarının çıkış  noktasında olduğunu iddia eden örgüt hendek siyasetiyle beraber yürüttüğü  politikanın altında bölgede ne Kürtlerle ne de bölge halkıyla irtibatlı  olmadığını gösteriyor. Bunu da gören halk 'sen bunu yapıyorsan benim de yapmam  gereken şey sana tepki göstermek, tepkimi de demokratik olarak meydanlara inerek  gösteriyorum' dedi." şeklinde konuştu. 
Bölgede hem milli irade nöbetlerinde hem de bombalı saldırıların  ardından yapılan yürüyüş ve mitinglerde Türk bayrağının kullanılmasının "bizi  birleştirecek nokta budur, biz aynı devlet altında yaşamak istiyoruz, devletimize  sahip çıkıyoruz" anlayışının bulunduğuna işaret eden Parlak, bunun da örgütü  ciddi şekilde rahatsız ettiğini ve örgütün daha fazla şiddete başvurmaya  çalıştığını aktardı. 
Parlak, "Bölge halkının iradesi bunların yapacağı şiddet eylemlerine  ciddi şekilde karşı gelecek." diyerek sözlerini tamamladı. 
Saldırılar, vatandaşları öfkelendirdi 
Batman Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Dekan Yardımcısı ve İlim  Yayma Cemiyeti Batman Şube Başkanı Yard. Doç. Dr. Davut Okçu da Diyarbakır,  Mardin ve Elazığ'da yapılan saldırılarda çok sayıda sivilin hayatını kaybetmesi  vatandaşların öfkelenmesine neden olduğunu söyledi. 
PKK'lı teröristlerin eylemlerini kalabalık yerleşim yerlerine taşıması  sonucu çok sayıda masum insanın hayatını kaybetmesine neden olduğunu kaydeden  Okçu, Batman'da "Teröre Lanet Kardeşliğe Davet" sloganıyla gerçekleştirilen  mitinge on binlerce vatandaşın çok anlamlı dövizler eşliğinde katıldığını  anımsattı. 
Okçu, "Bölgemizde gerçekleştirilen miting ve yürüyüşlerde PKK, DAEŞ,  HDP ve bunların başarılı olmasını dört gözle bekleyen harici dostları telin  edilmiştir. Bölgemizde gerçekleştirilen PKK ve DAEŞ karşıtı yürüyüş ve  mitinglerde verilen mesajlardan ilgililerin ders çıkarmasını bekliyoruz.  Özellikle HDP, siyasi sorumluluğunun gereğini yapmalı ve teröre arka çıkmaktan  vazgeçmelidir." ifadelerini kullandı. 
Tepkiler artarak devam etmeli 
Peygamber Sevdalıları Platformu Batman Sözcüsü Mehmet Beşir Şimşek de  "halk adına" ortaya çıktığını savunan terör örgütü PKK'nın halkın sokaklara  dökülmesinden ders çıkarması gerektiğini belirtti. 
Vatandaşların kan, bomba ve ölüm istemediğini vurgulayan Şimşek, "Buna  başvuran PKK'ya da 'sen bizi kahrediyorsun, sen bize hizmet etmiyorsun, bizim  adımıza insan öldürme, bizim adımıza bomba patlatma, bizim adımıza kan akıtma'  diyor. Eğer PKK doğru okuyabiliyorsa bu halkın böyle bir mücadelenin yanında  olmadığını, halkın huzur, barış, emniyet ve selamet istediğini gösteriyor." dedi. 
Tepkilerin artarak devam etmesi ve daha büyük bir sesle, kitleyle bu  tür miting ve yürüyüşlerin yapılması gerektiğini vurgulayan Şimşek, konuşmasını  şöyle tamamladı: 
"Bu halk bunu yaparsa belki o zaman PKK durur. PKK milletin ölümünden  endişe duymuyor, çocukların kadınların parçalanmasından endişe duymuyor. Ancak ne  zamanki halk gür bir sesle omuz omuza vererek sokaklara çıkarak bu bombaların  karşısında durursa belki o zaman PKK durur." 
Halkın yavaş yavaş uyandığını, cesaretlendiğini ve artık PKK'ya destek  vermeyeceğini söyleyen Şimşek, devletin de geçmişte ve günümüzde PKK'nın mağdur  ettiği kişileri göz önünde bulundurup yapılan zulümlerin hesabını sorması  gerektiğini aktardı. 
Vatandaşların artık kaybedecek bir şeyinin kalmadığını, teröre karşı  artık dayanamaz hale geldiğini ifade eden Şimşek, halkın bu sessizliğin çare  olmadığını, hep beraber bu zulme "dur" demekle olacağını anladığını kaydetti. 
Halkın omuz omuza vererek sokaklara döküldüğünü, her şeyini kaybeden  halkın korkacak bir şeyi kalmadığını anlatan Şimşek, "Halk, darbe girişiminden  sonra halkın en büyük güç olduğunu anladı. Orada o halkın omuz omuza vererek  nasıl tanklara toplara ve uçaklara karşı durup mağlup ettiğini anladı. Bir nevi  halk o cesaret kazandı." şeklinde konuştu. 
Tepkiler bütün Türkiye'ye yayılmalı 
Cihannüma Siirt İl Temsilcisi Fatih Sevgili, bölge insanının yıllardır  içinden "Kahrolsun PKK" dediğini, 15 Temmuz ruhuyla kazandığı öz güven sayesinde  ise lanet ettiği teröre tepkisini meydanlarda dile getirmeye başladığını söyledi. 
Halkın yıllarca içinde biriktirdiği kinini meydanlarda haykırdığını  vurgulayan Sevgili, PKK'nın sivil insanların ölümüne ve şehirlerin yıkılmasına  sebep olduğunu dile getirdi. 
Sevgili, yapılan yürüyüş, miting ve nöbetlerin devam etmesi  gerektiğini belirterek, "PKK terörüne karşı bu nöbet Siirt'te başladı. Siirt  halkı gerçekten çok büyük bir iş başardı ve bu devam ettirilmeli. Diğer illere,  bölgelere ve bütün Türkiye'ye yayılmalı. Devlet de millet de FETÖ'ye gösterdiği  tepkinin aynısını PKK terör örgütüne de DAEŞ terör örgütüne de her türlü teröre  de göstermeli. Terör örgütleri arasında hiçbir fark yoktur, onlara gösterilen  tepkiler arasında da hiçbir fark olmamalıdır." dedi. 
Terör örgütü PKK ve HDP'nin yapılan teröre tepki yürüyüşlerinden bir  anlam çıkarmasını beklemediğini ifade eden Sevgili, kendilerinin taban kaybetmeme  adına her türlü yalan ve iftirayı dillendireceğini belirtti. 
"Halkın teröre karşı bu direnişi çok önemli" 
Memur-Sen Elazığ Temsilcisi İbrahim Bahşi, 15 Temmuz'un ardından  milletin vatanına ve bayrağına sahip çıktığını söyledi.
 Terör örgütlerinin aynı kaynaktan beslendiğine dikkati çeken Bahşi,  Elazığ İl Emniyet Müdürlüğüne yapılan saldırının ardından on binlerce vatandaşın  katılımıyla yürüyüş yapıldığını ve miting düzenlendiğini bildirdi. 
"Teröre hayır" çağrısının daha yüksek sesle dile getirilmesi  gerektiğini aktaran Bahşi, şöyle konuştu: 
"Bayraklarını alan halkımız Alevi, Sünni, Kürt, Türk, Zaza demeden  siyasi parti ayrımı yapmadan bir araya geldi. Terörün her türlüsünü  lanetlediğimizi burada dile getirdik ve tüm dünyaya duyurduk. Bunun yanında  Siirt'te, Batman'da ve diğer illerimizde de gördük ki binlerce insan terörü  lanetleyen mitingler düzenliyor. Terörle mücadelede başarı halkın çabasıyla,  gayretiyle olacak. Biz buna inanıyoruz. Halk terörün her türlüsünü lanetlerse ve  buna karşı bir tepki gösterirse Allah'ın izniyle bunların kökü kurutulacak ve  terör sona erecektir. Halkın teröre karşı bu direnişi çok önemli." 
Bahşi, Memur-Sen olarak 25 Ağustos'ta Van'da birçok sivil toplum  kuruluşunun da katılımıyla miting düzenleyeceklerini sözlerine ekledi.
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.