banner391
banner405

Gazetecilere organ bağışı anlatıldı

ALANYA Gazeteciler Cemiyeti (AGC) ve Başkent Üniversitesi Alanya Hastanesi işbirliği ile düzenlenen "Organ Bağışı" konulu bilgilendirme toplantısı dün gerçekleştirildi. Başkent Üniversitesi Hastanesi Hemodiyaliz Hekimi ve Organ Nakli Koordinatörü Doktor Ercan Balcı'nın konuşmacı olduğu toplantıya AGC üyeleri katıldı.

Gazetecilere organ bağışı anlatıldı

banner404
 - Erkan UYSAL
Organ naklinin yaşayan insanlar ve kadavralardan yapılabileceğini söyleyen Balcı, organ nakline ihtiyacı olan insanlara dördüncü dereceye kadar akrabalarından bağış yapılabileceğini aktardı. Balcı, dünyada diyaliz hastası sayısında hızla artış olduğunu vurgulayarak Amerika Birleşik Devletleri'nde bu oranın yüzde 3 iken, Türkiye'de ise yüzde 13-15 arasında olduğunu ifade etti. Böbrek bağışı yapan hastaların son elli yıldır gözlemlendiğini de aktaran Balcı, bu hastalarda tansiyon ve anestezi riskinin arttığını da açıkladı. Balcı, Türkiye'de yapılan böbrek naklinin yüzde 70'inin canlılardan, yüzde 20'sinin ise kadavralardan sağlandığını kaydetti. Balcı, "Aynı konuda İngiltere'ye bakıldığında ise buradaki böbrek nakillerinin yüzde 20'sinin canlılardan sağlandığını, yüzde 80'ini de kadavralardan yapılan bağışların oluşturduğunu görüyoruz. Herkesin donör veya organ nakli bekleyen hasta olma ihtimali var. Sağlık Bakanlığı 2008 yılında organ bağışı konusunda bir çalışma başlattı. 
Bağışta bulunmak için organ bağış senedinin iki kişi yanında imzalanması yeterli olacaktır. Organlarını bağışlayan insanlar, bağışta bulunduklarını aileleriyle de paylaşsınlar. Bağışta bulunacak kişinin kendilerine verilen kartı da sürekli yanlarında taşıması önemli. Bireyler güvensizlik, korku, önyargı, inançlar, duyarsızlık ve bilgi eksikliği gibi nedenlerle organ bağışına ilgisiz kalıyorlar. Türk insanları arasında bu konuda dini, kültürel ve sosyal nedenler de etkili olabiliyor. Bazı insanlarda da vücudun parçalanacağı ve vücudun görüntüsünün bozulacağı endişesi hakim. Kimi hastalarda da organlarının alınacağı düşüncesiyle kendilerine iyi bakım hizmeti verilmediği düşüncesi var. Kimi hastalarda da bağışlanacak organların kimlere takılacağı yönünde şüpheler var" dedi. Balcı, organ bağışı sonrasında bağışta bulunan hasta yakınlarına para ödenmediğini de aktardı. Bitkisel hayat konusunu da anlatan Balcı, hastaların bitkisel hayatta iken solunumlarının devam ettiğini ve bu hastaların organlarının alınamayacağını belirtti. Balcı, bu hastaların hayata geri dönebileceklerini de vurguladı. Tıp biliminin ölümün ve yaşamın sınırlarını tartışmasız ayırt edebildiğini ifade eden Balcı, bunun olmaması durumunda organ bağışının da olamayacağını açıkladı. Balcı, Türkiye'deki hastanelerde bir hastanın beyin ölümünün gerçekleştiği teşhisinin konulması için dört hekimin görüşünün alındığını söyledi. Balcı, beyin ölümü gerçekleşen hasta ile ilgili bilgilerin, organları bağışlansın ya da bağışlanmasın, Sağlık Bakanlığı'na aktarıldığını ifade etti. Bir insanın en az on insanı yaşatabileceğini söyleyen Balcı, doktorların ve basın mensuplarının topluma sağlıklı bir şekilde bilgi aktarabileceğini sözlerine ekledi.

banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.