banner391
banner405

FETÖ'nün şifreleri iddianamede

Uşak Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ/PDY'ye yönelik soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, örgütün çekirdek kadrosunun 1970'lı yıllarda oluşturulduğuna işaret edilirken, örgüt yöneticilerinin sistemli ve programlı biçimde çocuk yaştan seçilerek ileriye dönük hedeflere göre yetiştirildikleri ve daha sonra önemli noktalara yerleştirildikleri kaydedildi

FETÖ'nün şifreleri iddianamede

banner404
UŞAK Cumhuriyet Başsavcılığınca Fetullahçı  Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma  kapsamında hazırlanan iddianamede, örgütün kuruluşu, amacı, stratejisi,  yapılanması ve faaliyetlerine yer verildi. Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından FETÖ/PDY'nin finans ayağına  yönelik yaklaşık bir yıldır süren soruşturma kapsamında hazırlanan, Fetullah  Gülen'in "bir numaralı" sanık olarak yer aldığı 13'ü tutuklu 111 sanıkla ilgili 2  bin 527 sayfalık iddianamede, temeli 1970'li yıllarda atılan örgütün asıl kuruluş  amacının Türkiye Cumhuriyeti'ni ele geçirmek olduğu vurgulandı.  Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen ve 6'sı şikayetçi,  60'ı mağdur olmak üzere 220 tanık ifadesine dayandırılan iddianamede, FETÖ'nün  Erzurum ili Pasinler ilçesi Korucuk köyü nüfusuna kayıtlı Fetullah Gülen  tarafından kurulduğu, Edirne, Kırklareli'de imam ve vaiz olarak görev yapan  Gülen'in 1970'li yıllarda İzmir'de İslami motifleri istismar ederek İbrahim  Kocabıyık, Latif Erdoğan, Abdullah Aymaz, Yusuf Pekmezci ve Bahattin Karatay gibi  isimlerden örgütün çekirdek kadrosunu oluşturduğu belirtildi.
GENÇLER HEDEF ALINDI 
FETÖ elebaşı Gülen'in örgütün kuruluş aşamasında daha çok 13-18 yaş  grubundaki öğrenci ve genç kesimi hedef aldığı, teyp ve video kasetlerine çekilen  vaaz ve konuşmaları, sohbet toplantıları ve özellikle yaz kamplarında görüşlerini  hedef kitleye ulaştırdığı, sempatizan grubu ile kendi adı ile anılan örgütü  kurmayı başardığı ifade edilen iddianamede, "Türkiye ve Türk Coğrafyası başta  olmak üzere ahlaklı toplum yetiştirme arzusunu ön plana çıkartan bir cemaat"  görüntüsü ortaya koyan örgütün asıl amacının Türkiye'de devletin bütün anayasal  kurumlarını, güvenlik birimlerini, mülki ve adli yapısını ele geçirmek, aynı  zamanda uluslararası düzeyde büyük, etkili bir siyasi ve ekonomik güç haline  gelmek olduğu kaydedildi.    İddianamede ayrıca, örgüt lideri Gülen'in yapıya "hizmet hareketi"  adını vererek, hizmet kelimesinin olumlu algısından istifade etmeyi, kendi  mensupları ile üçüncü kişiler tarafından örgüt üyelerinin "hizmet eri" olarak  değerlendirilmelerini mümkün kılabilecek bir terminolojiyi tercih ettiği dile  getirildi.
DEVLETİN KURUMLARINA SIZARAK YAPILANDI 
FETÖ'nün stratejisini uzun yıllara yaydığı ve yapılanmasını bu yönde  oluşturduğunun kaydedildiği iddianamede, Gülen'in devlete karşı savaş vererek  hedeflere ulaşmanın yıpratıcı olacağını düşüncesiyle, mevcut sistemi yıkmak  yerine, devlet modeline uygun bir örgütlenme ile devlete alternatif bir sistem  kurmayı hedeflediği ve bunu başardığı bildirildi.
Örgüt elebaşının kitaplarında kullandığı ifadelerin ise örgütün  yapılanma ve gizlilik esaslarına örnek olarak gösterildiğine yer verilen  iddianamede, şöyle denildi:  "Esnek olun, sivrilmeden can damarları içinde dolanın, bütün güç  merkezlerine ulaşıncaya kadar hiç kimse varlığınızı fark etmeden sistemin ana  damarlarında ilerleyin. Türkiye'deki güç ve kuvveti cephenize çekeceğiniz ana  kadar her adım, erken sayılır, adliye, mülkiye veya başka hayati bir müessesede  bizim arkadaşlarımızın mevcudiyeti öyle ferdi mevcudiyetler şeklinde ele alınıp  değerlendirilmemelidir. Yani bunlar gelecek adına bizim o ünitelerde  garantimizdir. Bir ölçüde onlar bizim varlığımızın teminatıdır, Zaman henüz uygun  değil. Bütün dünyayı omuzlayıp taşıyabileceğimiz zamana dek tamam olacağınız ve  koşulların uygun olacağı zamana dek beklemelisiniz, bilhassa, haber alma  hususunda her zaman hasım cephenin çok önünde olunmalıdır." Kamuoyunda örgüt için daha çok "Paralel Devlet Yapılanması" ve "F Tipi  Örgüt" kavramlarının kullanılmasının temel nedeninin bu örgütlenme yapısının bir  süre önce deşifre olmasından kaynaklandığı belirtilen iddianamede, örgütün tüm  devlet organlarında, yerel yönetimlerde ve sivil sektörde örgütlenmeyi başardığı,  devlet yönetimini kontrol altına alabilmek için kısa vadede tüm kadrolara kendi  mensuplarının getirdiği bu kadrolara işgal edenlerin kendisine bağlanmasını  hedeflediği aktarıldı.
DAHA SIKI HİYERARŞİ VAR
Gülen liderliğindeki örgütün bilinen yasa dışı örgütlerden çok daha  sıkı bir hiyerarşik yapılanması bulunduğu önemle dikkat çekilen iddianamede,  Gülen'e doğrudan bağlı "Tayin Heyeti, İstişare Kurulu, Mollalar Grubu ve Meclis"  olarak adlandırılan birimler yer aldığı, örgütün, bu birimler tarafından sevk ve  idare edildiği, mecliste alınan kararlar, meclis üyesi olan örgüt mensuplarınca  silsile yolu ile en alt birimlere kadar iletildiği belirtildi. Meclis kararı talimatların hiyerarşi içerisinde yer alan, "dünya  imamı, coğrafi bölge imamı, ülke imamı, bölge imamı, il imamı, ilçe imamı, semt  imamı, mahalle imamı, ev imamı, ser rehberler, belletmenler, öğrenci ve cemaat  mensupları"na yukarıdan aşağıya şekilde tüm örgüt üyelerine ulaştırıldığı ve  örgüt üyelerince koşulsuzca yerine getirildiği, örgütün mali kaynakların ne  şekilde kullanılacağının ise sözde "mütevelli heyeti" tarafından belirlendiği  bilgisine yer verilen iddianamede, örgütün kurulduğu ilk günden bu yana "devlet  içinde örgütlenme" gayesi ile hareket edildiği, bu örgütlenme anlayışının  cemaatin üyelerinin devletin kademelerinde yer almasının ötesinde olduğuna vurgu  yapıldı. İddianamede, FETÖ'nün sadece dinsel inancını yaşamaya çalışan bir  cemaat değil, uluslararası alanda at koşturan, son derecede tehlikeli  bağlantılarıyla, ekonomik kaynakları ve eğitim kurumlarıyla, Türkiye'nin yüz yüze  olduğu en sinsi, en tehlikeli ve en işlevsel tehdit odağı olduğu vurgulandı.
YÖNETİCİLER ÇOCUK YAŞTA SEÇİLİR 
İddianamede, FETÖ yöneticilerinin sistemli ve programlı biçimde çocuk  yaştan seçilerek ileriye dönük hedeflere göre yetiştirildikleri ve daha sonra  önemli noktalara yerleştirildiklerine yer verilirken, örgütün faaliyetlerinin  ağırlıklı olarak legal görünümlü kurum ve kuruluşlar vasıtasıyla yürüttüğü,  dershaneler, özel kolejler, yurt ve öğrenci evleri ile gençliğe yönelik eğitim  faaliyetleri gerçekleştirildiği, yurt içinde ve yurt dışında eğitim kurumları  vasıtasıyla, çeşitli dallarda ulusal ve uluslararası başarılar elde etmek  suretiyle örgüt propagandası yapıldığı, eğitim kurumlarına halkın rağbet  etmesinin sağlanarak sempatizan kitlesinin genişletildiği de kaydedildi
İLETİŞİM KANALLARINI ETKİN KULLANDILAR
FETÖ'nün televizyon, radyo, gazete, dergi gibi iletişim alanındaki  faaliyetlere de ağırlık vererek finansal kaynaklar üzerinde baskı oluşturduğu,  basın-yayın alanında elde edilen gelirler, okul, yurt ve pansiyonlardan istifade  eden öğrencilerden alınan paralar, toplanan kurban derileri ve gruba ilgi duyan  zengin iş adamlarının destekleri ile örgüte üye olan kişilerden "himmet" adı  atında alınan paralar ile finans ayaklarının oluşturulduğu aktarılan iddianamede,  kamu kurumlarının hassas noktalarında görev alan örgüt mensubu kişilerin kod isim  kullandığı, ayrıca örgüte itaat ve bağlılık vurgusu yapılan bir metin  doğrultusunda kutsal değerler üzerine yemin ettirilerek, örgüt liderine koşulsuz  sadakat sağlandığı bildirildi.
İddianamede, örgütün elindeki ekonomik gücün yanı sıra devletin hassas  ve etkili kurumları içerisindeki kadroları sayesinde sağladığı avantajlardan  faydalanarak siyasal operasyonlara kalkıştığı, en önemli hedefinin yasal veya  yasa dışı dinleme, izleme, raporlarla elde ettiği bilgileri tehdit-şantaj olarak  kullanmak ve Türkiye'de devletin bütün anayasal kurumlarını ele geçirmek olduğu  ifade edildi.
GERÇEĞE AYKIRI DELİLER İLE ADLİ SORUŞTURMA DÜZENLEDİLER 
FETÖ'nün faaliyet alanlarının, sorumluluklarının önceden tespit  edildiği, eleman ve finansal kaynak temini ile üyelerinin eğitiminin ne şekilde  yapılacağı gibi hususların açıkça ortaya konulduğu, iletişimin gizliliğe riayet  ederek ulaklar vasıtası ile sağlandığı, kendine özgü ceza ve ödül sistemi bulunan  profesyonel bir örgütlenme olduğu kaydedilen iddianamede, yapılanmanın kolluk  kuvvetleri ve yargı içerisinde yer alan mensupları tarafından kurgulanmış  soruşturmaların "sahte ihbar mektupları, yasa dışı dinlemeler, gerçeğe aykırı  deliller" üzerine inşa edildiği, bu sayede verilen mahkumiyetlerle toplum  nezdinde başta yargı olmak üzere kamu kurumlarına duyulan güvenin yok edildiği,  kendilerinden olmayanlara karşı yürütülen baskı, korkutma, yıldırma, sindirme ve  tehdit faaliyetlerinin kolluk kuvvetleri, kamu kurumları ve yargıda görev alan  bağlıları yardımıyla gerçekleştirildiği yer aldı.    Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının FETÖ/PDY'nin finans ayağına yönelik  Eylül 2015'te başlattığı soruşturma kapsamında, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla  Mücadele Şubesi ekipleri 83 kişiyi gözaltına almış, FETÖ yapılanmasında  "bürokrasi imamının yardımcısı" olduğu iddia edilen iş adamı Hazim Sesli ile  Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Ali Yıldırım'ın da aralarında bulunduğu 13 kişi  tutuklanmıştı. Operasyon kapsamında 20 kişi hakkında ise yakalama kararı  çıkarılmıştı.
 
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.