banner391
banner405

‘Eski yapılara dikkat’

YERALTI suyunun yüksek olduğu Alanya’nın bazı bölgelerinde yer alan eski yapıların yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini söyleyen Kaptanoğlu, Ayrıca heyelan ve kaya düşmesi riskinin yüksek olduğu yerlerin imara açılmaması veya gerekli önlemler alınmadan yapı ruhsatı verilmemesi gerektiğinin altını çizdi.

‘Eski yapılara dikkat’

banner404
 Tolga ŞİLİL
Alanya’nın deprem haritasını çıkartan Kaptanoğlu, Yeni Alanya’ya önemli açıklamalarda bulundu. İşte Alanyalı Jeofizik Mühendisi İhsan Erman Kaptanoğlu’nun değerlendirmeleri:
Depremler, iç dinamik süreçlerle yerkabuğu içerisinde meydana gelen deformasyonların yarattığı ve jeolojide fay olarak tanımlanan kırılmalar sonucu oluşan yer sarsıntılarıdır. Depremin büyüklüğü (magnitüd), kırılma (faylanma) esnasında açığa çıkan enerjinin miktarına bağlıdır. Kırılma yoluyla boşalan enerji, kırılma merkezinden uzaklaştıkça genelde düzenli olarak azalır. Ancak, bazen yerel jeolojik özelliklerden kaynaklanan olumsuz zemin koşulları bu durumu bozan unsur oluşturur ve kaynaktan uzak olunmasına rağmen depremin yıkıcı etkisinin beklenilenden fazla olmasına yol açar. Bu nedenle herhangi bir bölgenin deprem potansiyeli değerlendirilirken depreme yol açan fayların (aktif fay) ve yerel zemin özelliklerinin iyi bilinmesi gerekmektedir. Bir bölgenin depremselliğinin belirlenmesinden amaç, depreme dayanıklı yapı projelerinin hazırlanmasına yardımcı olmaktır. Bu nedenledir ki en önemli husus, belli bir zaman aralığı içinde, bölgede oluşacak en büyük deprem kuvvetini önceden tahmin etmektir.
‘ALANYA 4. DERECE DEPREM BÖLGESİ’
Alanya İlçe Merkezi, Bakanlar Kurulu’nun 18 Nisan 1996 tarih ve 96/8109 sayılı kararı ile yürürlüğe giren Türkiye Deprem Bölgeleri haritasına göre 4. derece deprem bölgesinde yer almaktadır.
Yatırımlar yapılırken, o bölgede kentsel gelişmenin planlanması kaçınılmazdır. Özellikle inşaat sorunları ile ilgili olarak yapılacak yer seçiminde, bölgenin jeolojik yapısının ve jeofizik-jeoteknik özelliklerinin yanı sıra, depremselliğinin de çok iyi bir şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir.
‘YENİ YÖNETMELİK ÇOK DAHA SAĞLIKLI’
2000 yılından önce inşa edilen yapıların günümüzde yürürlükte olan deprem yönetmeliğine uygun olmadığı bir gerçektir. Fakat bu yapılar 2000 yılından önceki deprem yönetmeliği çerçevesinde inşa edildiği için herhangi bir deprem yönetmeliğine uygun yapılmadığını söyleyemeyiz. Tartışılması gereken konu o dönemde uygulanan deprem yönetmeliğinin ne kadar yeterli olduğudur. Kişisel görüşüm son yapılan güncellemelerle, bilim ve teknoloji alanındaki yeniliklerle birlikte yeni deprem yönetmeliğinin çok daha sağlıklı olduğudur. Binaların güvenli bir bina olarak adlandırılabilmesi için sadece zemin durumu değil binada kullanılan malzemelerin kalitesi de önemlidir. Özellikle beton ve demirin birlikteliğinden oluşan taşıyıcı sistemin güvenilirliği büyük önem arz etmektedir. Eski yapılarda kullanılan demirin kalitesi düşük olmakla birlikte genellikle hurda demir, düz ve tırtıksız demir kullanılmaktaydı. Eski inşaatlarda kullanılan demirlerin çekme, kopma ve akma mukavemetlerinin düşük olduğu bilinmektedir. Son deprem yönetmeliğine göre yapılan yapılarda demirin kalitesi arttırılmış ve tırtıklı demir kullanılarak demirin betona tutganlığının arttırılması sağlanmıştır. Aynı şekilde betonun kalitesinin arttırılması da zorunlu hale getirilmiş ve hazır beton uygulamasına geçilmiştir. Donatılarda kullanılan bu iki malzemenin kalitesi yapının güveliği bakımından önemli hususlardır.
‘2000 YILINDAN ÖNCEKİ BİNALARIN
GÜVENLİ OLDUĞUNU SÖYLEMEK ZOR’
1999 yılında meydana gelen 7,2 büyüklüğündeki büyük İzmit depreminden sonra, yapılacak olan binalara projelendirme öncesi zemin etüt çalışmaları zorunlu hale getirilmiştir. Zemin etüt çalışması 2000 yılından önce zorunlu olmadığı için bu binaların güvenli yapılar olduğunu söylemek zordur. Zemin etüt çalışması ile binaların yapılacağı arazinin zeminin taşıma gücü değeri, elastik ve dinamik parametreleri, zemine yük bindiğinde nasıl davranış göstereceğini görmek, deprem anında davranışını önceden hesaplamak gibi birçok veri elde edilmekte ve proje müellifi inşaat mühendisleri bu parametrelere göre yapıyı tasarlamaktadırlar. Bulunan bu değerler yapı tasarımında kullanılmadığı taktirde zeminin taşıyabileceği yük miktarından daha ağır bir yük bindirimi söz konusu olabilir ve deprem olmasa bile binanın çökme veya yan devrilme tehlikesi oluşur.
‘JEOFİZİK ÇALIŞMA GEREKLİDİR’
Yapıların depremden etkilenme nedenleri, deprem süresinin uzunluğu, uzaklığı, yapının yapım özellikleri olarak sıralanır. Bu nedenle, aynı büyüklükteki bir deprem, aynı uzaklıklarda aynı etkiyi yapmaz. Yapı üzerindeki deprem yükü kalktıktan sonra, yapı salınıp eski konumuna geri dönüyorsa, yani esnek ve elastik bir yapıda ise, depreme karşı güvenlidir denilebilir. Zemin etüt çalışmaları jeoloji ve jeofizik mühendislerinin ortak çalışması ile hazırlanmaktadır. Jeofizik çalışmalar yapılmadan hazırlanan zemin etüt raporları eksik bilgiler içermektedir. Jeofizik yöntemlerden biri olan sismik kırılma yöntemi ile bulunan ölçüler, deprem dalgası yapıya geldiğinde zemin ve yapı nasıl esner ve karşı koyar onu belirler. Deprem sırasında ilk önce P dalgası, Sonra S ve en sonda Rayleigh dalgaları yapıya ulaşır. P dalgası yapıya ulaştığında alttan üste ilk hareket gerçekleşir, binayı yukarıya kaldırır, yapı kirişlerinde zorlanmalar meydana gelir, çok kısa bir sürede yapıyı aşağıya doğru çeker. S dalgası yapıya ulaştığında yapıyı bir sağa bir sola hareket ettirir, bu sırada duvarlarda çapraz çatlaklar ve ayrışmalar oluşur. Kolon kiriş arasındaki bağlar kopar ve yapı yıkılır. Bu durumdan önce yıpranan bina eğer depreme dayanıklı yapılmamışsa çöker. Bütün bu fiziksel olaylar binanın ve yerin esnekliği ile ilgilidir ve jeofizik çalışma olmadan bu parametreler hesaplanamamaktadır.
‘KAROT NUMUNELERİ ALINMALI’
2000 yılından sonra oluşturulan deprem yönetmeliğine göre yapı denetim zorunluluğu getirilmiştir. Yapı denetim kuruluşları mühendislik yapısının başlangıcından, sonuna kadar projeye uygun yapılıp yapılmadığını denetler. 2000 yılından önce yapılan mühendislik yapıları yeni deprem yönetmeliği ve mevzuatlara uygun hale getirilmeleri, binaların ve Alanya’da yaşayan insanların güvenliği açısından önemlidir. Özellikle gevşek zeminli bölgelerimiz olan Obagöl Mevkii, Tosmur Beldesi, Mahmutlar Beldesi ve yer altı suyunun yüksek olduğu Alanya’nın bazı bölgelerinde yer alan eski yapıların yeniden gözden geçirilmesi önem arz etmektedir. Mevcut eski binaların yeniden gözden geçirilmesi için halkımız Alanya Kaymakamlığı’na veya bu işle ilgilenen özel bürolara başvurabilirler. Mevcut binalar için yeniden jeofizik ve jeolojik zemin etüt çalışmasının yapılması, kolonlardan karot numunelerinin alınması ve konusunda uzman geoteknik inşaat mühendislerinin raporu ile bu eski yapılarda gerekli iyileştirme çalışmalarının yapılıp yapılamayacağı veya gerek görüldüğü taktirde yıkılıp yeniden yapılması gibi esaslar göz önünde mutlaka bulundurulmalıdır.
‘BELEDİYELERE BÜYÜK SORUMLULUKLAR DÜŞMEKTEDİR’
Ayrıca heyelan ve kaya düşmesi riskinin yüksek olduğu yerlerde imar çalışmaları yapılırken bu bölgelerin imara açılmaması veya gerekli önlemler alınmadan yapı ruhsatı verilmemesi gerekmektedir. Bu şekilde eğimin yüksek olduğu arazilerde kot farkından dolayı oluşan arazideki boşluklar dolgu malzeme ile doldurulmakta ve yağmur suyunun da etkisiyle binalarda kaymalar meydana gelmektedir. İmara açılacak olan böyle yerlerde, imar çalışmalarını yürüten belediyelerimize büyük sorumluluklar düşmektedir.
‘HERKES MÜTEAHHİT OLMAMALI’
Günümüzde müteahhitler yap-sat ile binaları inşa etmektedirler ve bu şekilde büyük paralar kazanmaktadırlar. Yapı tasarımı hakkında hiçbir fikri olmayan insanların müteahhit olmaması gerektiği bu ortamda, böyle insanlara demir kullanma demeniz bile onların yüzlerini güldürebilir. Bunun için bilinçli müteahhitler yetiştirip, mühendislik yapılarını sanki kendisi orada oturacakmış gibi tasarlamaları için teşvik etmek gerekmektedir. Bakanlıkça yayınlanmış ilgili mevzuata ve bilimce ispatlanmış çalışmalara uygun olmayan yapılar olduğu sürece, depremler her zaman afete dönüşecektir.

banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ahmet AŞIK - 5 yıl önce
ilk defa bir mühendis bilgilerini kamuyla paylaşıyor. teşekkürler; erman... mühendislere ve mimarlara bu tür eylemler yakışıyor. zaten görevleri de bu değil mi? devam erman...
Avatar
erman kaptanoğlu - 5 yıl önce @Ahmet AŞIK
teşekkür ederim ahmet bey, desteğiniz için.