banner391
banner405

Erdoğan görevi Gül'den devraldı

12. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM’de mazbatasını aldıktan sonra ant içerek görevine başladı. Çankaya'daki törende konuşan Abdullah Gül, "Görevimi devrederken müsterihim" derken, Erdoğan “Nefes alıp verdiğim müddetçe emanete sımsıkı sahip çıkacağım” ifadelerini kullandı

Erdoğan görevi Gül'den devraldı

banner404
İLK tören Meclis'te yapıldı. İkinci tören ise Çankaya Köşkü'nde gerçekleştirildi.

KAPALI FORSLU ARAÇLA MECLİS'E GELDİ

Saat 13.30 sularında Cumhurbaşkanlığına bağlı kapalı forslu bir makam aracı Başbakan Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'ı Subayevleri'ndeki konutundan Meclis'e götürdü.

Resmi devir teslim töreni henüz gerçekleşmediği için aracın forsu kapalı durumdaydı. TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı tarafından karşılanan Erdoğan, Meclis girişinde tören kıtasını selamladı. Erdoğan, TBMM Şeref Kapısı’nda Meclis Başkanı Cemil Çiçek tarafından karşılandı. Çiçek, YSK tarafından Cumhurbaşkanı seçildiğine dair tutanağın Erdoğan'a takdim edilerek, ant içme törenin yapılacağını söyledi.
CHP'Lİ ALTAY, KİTAPÇIK FIRLATTI

Bu arada CHP Grup Başkanvekili Engin Altay'ın usul tartışması açmak istemesine Meclis Başkanı Cemil Çiçek'in izin vermemesi üzerine CHP'liler tepki gösterdi. Altay'ın Anayasa ve İçtüzük kitapçığını kürsüye atması ve CHP'lilerin toplu olarak salonu terk etmesi üzerine, Başkanlık Divanı'nda yer alan CHP'li Katip Üye Muharrem Işık da divandan ayrıldı. 

Muharrem Işık'ın yerine, AK Parti'li katip üye Bayram Özçelik geçti.

İŞLER: HİÇ YAKIŞMADI
Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler, "İsminde halkın geçtiği bir partinin halkın iradesine saygısızlık yapması hiç yakışmamıştır. Bu tavırla hem 77 milyona kendilerini rezil ettiler, hem de dünyaya CHP'nin bu yüzünü göstermiş oldular" değerlendirmesinde bulundu.

ELİTAŞ: TERBİYESİZLİK
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş da CHP’li vekilin kitapçık fırlatmasını “açık ve net terbiyesizliktir, seviyesizliktir” sözleriyle değerlendirdi.

Elitaş, “Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kaybetmenin verdiği hezeyanla birlikte CHP kendi karışıklığını bertaraf edebilmek için, Genel Başkan koltuğunu sağlamlaştırmak için TBMM'de olmamış bir eylem yapmıştır. Tüm siyasi partilerin genel başkanları varken, maalesef Kemal Kılıçdaroğlu protesto etti gene TBMM'yi. Burada görev yapması gereken bir kişi, sokakta eylem yapmayı milletvekilliği zannediyor” dedi.

DEMİRTAŞ'TAN CHP'YE TEPKİ
HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ise konuyla ilgili olarak, "Böylesine bir günde protesto veya katılmama gibi bir tavır anlaşılırdır, parti kararı olarak yapmışlarsa ona saygı duyarız ama kitapçık fırlatma nezaket ötesi bir durumdur" dedi.

ALTAY: YİNE YAPARIM
Kitapçığı fırlatan CHP Milletvekili Engin Altay, kendisine yöneltilen eleştirilere yanıt verdi.

Altay, "Bugün TBMM Başkanı Sayın Cemil Çiçek, aldığı bir muhtemelen 'Alo Cemil' talimatı ile TBMM İçtüzüğünü ayaklarının altına alıp çiğnemiştir. Kendisini kınıyorum. Benim anamuhalefet partisi grup başkanvekili olarak bu İçtüzüğü, başkana doğru fırlatmam benim demokratik tepki hakkımı kullanmamdır. Yine olsa yine yaparım" dedi.

Altay, şu ifadeleri kullandı:

“Milletin yüzde 52'sinin desteğini alan bir zatın 13 gün daha başbakanlık ve milletvekilliği yapması ve bir siyasi partinin genel başkanlığını yürütmesi onun başında gül bitirmez, bizim başımıza da taş düşmezdi. CHP'nin kurulduğu günden beri derdi hukukun üstünlüğüdür. Bu ülkede kimse hukuktan daha üstün değildir. Ve bundan sonra da olmayacak.

Görevini başlamadan 77 milyonunun cumhurbaşkanı olacağını söylemişti ama dün AKP kurultayında AK Parti'nin cumhurbaşkanı olacağını ilan ve teyit etmiştir. Bu anayasa orta yerdeyken partili cumhurbaşkanlığı yapılamaz. Biz buna seyirci kalmayız, müsaade etmeyiz.

Karşı olduğumuz milletin tercihi ve takdiri değildir. Bizim karşı olduğumuz hukuksuzluktur. Ettiğimiz milletvekili yeminine sadakatti. Bu tavır cumhurbaşkanlığı makamına saygısızlık, onu tanımama olarak anlaşılmamalıdır.

Bu yemin samimi değildir. Yaşanan 13 günden sonra anlamını kaybetmiştir. Bu yemin milletimizin takdir ve tercihini istismar etmektir. Bu yemin bir tek ayaküstü yemini gibidir. İnsanlar yalan söylerken ayağını kaldırır. Eminim başbakan da ayağının birini yerden iki milim de olsa kesmiştir. Bu yemine, yalana takiyeye, şahit olmak istemedik.”

SENDİKA VE SİVİL TOPLUM KURULUŞLARINDAN KINAMA
Bu arada Cumhurbaşkanlığı devir teslim töreninde bir araya gelen Türk- İş, Hak-İş, TOBB, Memur-Sen, TESK, TİSK, TESKOMB başkanları, CHP Grup Başkanvekili Engin Altay'ın TBMM Başkanlık Divanı'na Anayasa ve İçtüzük kitapçığını fırlatmasını kınadı.

AK PARTİ'LİLER ALKIŞLARLA KARŞILADI
Meclis Başkanı Çiçek, Anayasa, İçtüzük, Cumhurbaşkanı Seçim Kanunu ve bugüne kadarki teammüllere uygun olarak törenin şekli hakkında bilgi verdi. Çiçek, daha sonra TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı'dan, Erdoğan'ın seçildiğine dair tutanağının takdim edilmesi ve ant içmesi için Genel Kurul Salonu'na davet edilmesini istedi.

Erdoğan, Genel Kurul Salonu'nda bulunan milletvekilleri ve davetliler tarafından ayakta ve alkışlar eşliğinde karşılandı. Kendisinin seçildiğine dair çerçeveli tutanağı Erdoğan'a sunan Çiçek, "Anayasa, İçtüzük ve Cumhurbaşkanı Seçim Kanunu gereği takdim ediyorum. Milletimizin verdiği bu kararın, ülkemiz, milletimiz, devletimiz, demokrasimiz ve zatıalileriniz için hayırlı, uğurlu olmasını, Cenab-ı Allah'tan niyaz ediyorum. Allah yardımcınız olsun" dedi.

YEMİN ETTİ
Başkanlık Divanı kürsüsünden mazbatasını alan Erdoğan, daha sonra Bahçekapılı eşliğinde kürsüye geldi. Erdoğan, anayasanın 103. maddesinde yer alan "Cumhurbaşkanı sıfatıyla, Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılaplarına ve laik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, milletin huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyetinin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine andiçerim" şeklindeki yemini etti.

Erdoğan, yeminin ardından kürsüde kaldı. Bu sırada Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, İstiklal Marşı'nı seslendirdi.

101 PARE TOP ATIŞI
İstiklal Marşı okunurken, TBMM'de bayrak direğine cumhurbaşkanlığı forsu çekildi. Bu sırada, Ankara ve ordu merkezlerinde 101 pare top atışı gerçekleştirildi. TBMM Başkanı Çiçek, daha sonra birleşimi 1 Ekim'de toplanmak üzere kapattı.

TÖRENE YOĞUN İLGİ GÖSTERİLDİ
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, TBMM Genel Kurulu'ndaki ant içme törenine yoğun ilgi gösterildi.

AK Parti'li milletvekilleri, Genel Kurul'un açılacağı saatten önce salona gelmeye başladı. Erdoğan'ın kızları Sümeyye Erdoğan, Esra Albayrak, oğlu Bilal Erdoğan, torunu Ahmet Akif Albayrak, tören başlamadan önce Cumhurbaşkanlığı locasında yerlerini aldı. Eşi Emine Erdoğan ise birleşim açıldığında locaya geldi.

AK Parti Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu da Genel Kurul'a, AK Parti Grup Başkanvekilleri eşliğinde, AK Partili milletvekilleri tarafından ayakta, alkışlarla karşılandı.

Davutoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, CHP Grup Başkanvekili Engin Altay ve ön sırada oturan milletvekilleriyle tokalaştıktan sonra AK Parti Grubu'nun ön sırasında yerini aldı. Bakanlar Kurulu'ndaki Başbakan koltuğu ise boş kaldı.

ÇOK SAYIDA DAVETLİ İZLEDİ
Erdoğan'ın ailesinin yanı sıra çok sayıda davetli töreni izledi. Törene, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Yargıtay Başkanı Ali Alkan, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, YSK Başkanı Sadi Güven,  Sayıştay Başkanı Recai Akyel, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel ve kuvvet komutanları, Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Mustafa İsen, Başbakanlık Müsteşarı Fahri Kasırga, Kamu Başdenetçisi Nihat Ömeroğlu, Ankara Valisi Alaaddin Yüksel, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, bakan yardımcıları, eski milletvekilleri, bürokratlar, eski futbolcu Rıdvan Dilmen'in de aralarında bulunduğu çok sayıda davetli katıldı.

Törende, milletvekillerini eşleri de yalnız bırakmadı. Büyükelçilerin yemin törenine davet edilmemesi nedeniyle kordiplomatik locası, milletvekillerinin ailelerine ayrıldı. TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in eşi Gülten Çiçek, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın eşi Münevver Arınç, AK Parti Genel Başkanı Davutoğlu'nun eşi Sare ve oğlu Mehmet Davutoğlu, töreni buradan izledi.

Erdoğan, yemini İçtüzük gereği siyah takım elbise giyerek yaptı, bordo renkli kravat taktı. Erdoğan'ın kızları ise krem renkli eşarp ve siyah takım tercih etti. Ayrıca Diyanet İşleri Başkanı Görmez, cübbesiyle törene katıldı.

AYAĞA KALKMAYAN TEK VEKİL
Erdoğan, TBMM Başkanı Çiçek tarafından mazbatasını almak üzere Başkanlık Divanı'na ve yemini etmek üzere kürsüye davet edildiğinde, AK Parti'li milletvekilleri ve izleyiciler tarafından ayakta alkışlandı.

Yeminin ardından bazı HDP'liler de Erdoğan'ı alkışladı. Yeminde ayağa kalkmayan tek milletvekili ise MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay oldu.

'YALAN' DİYE BAĞIRDILAR
Yemin töreni öncesi CHP'li milletvekilleri Grup Başkanvekili Altay başkanlığında basına kapalı toplantı yaparak tavırlarını belirledi. Salonu terk eden CHP'liler, yemin törenini kulisteki televizyondan izledi. Erdoğan'ın yemini sırasında bazı CHP'li milletvekilleri "Yalan" diye bağırdı. MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan da yemin töreni kulisten izlemeyi tercih etti. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Genel Kurul'dan ayrılırken, gazetecilerin, CHP'li Altay'ın Anayasa ve İçtüzük kitapçığını fırlatmasına ilişkin sorusunu cevaplandırmadı.

BAŞBAKANLIK VEKALETİ
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM üyeliğinin sona ermesi ve Başbakanlık makamının boşalması nedeniyle, Başbakanlığa vekalet etmesi için Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'na yetki verdi.

Yeni hükümet kuruluncaya kadar mevcut Bakanlar Kurulu görevini sürdürecek.

ERDOĞAN, ANITKABİR'İ ZİYARET ETTİ
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ant içme töreninin ardından Anıtkabir'i ziyaret etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anıtkabir'e gelişinde Ankara Valisi Alaaddin Yüksel, Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ile Garnizon Komutanı Korgeneral Metin İyidil ve Anıtkabir Komutanı Albay Muzaffer Taytak tarafından karşılandı. Beraberindeki heyetle arslanlı yoldan yürüyerek Atatürk'ün mozolesine çıkan Erdoğan'ın ay yıldızlı çelengi bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.

'VEFATINIZDAN SONRA HALK İLE İRTİBAT ZAYIFLADI'
Daha sonra Misak-ı Milli Kulesi'ne geçen Erdoğan, Anıtkabir Özel Defteri'ne şunları yazdı:

"Aziz Atatürk,

Türkiye Cumhuriyeti'nin 12. Cumhurbaşkanı, halkın doğrudan oylarıyla seçilmiş ilk cumhurbaşkanı olarak bugün vazifemizi devralıyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanıyken 10 Kasım 1938'de vefatınızın ardından cumhurbaşkanlığı makamı ile cumhur arasındaki irtibat maalesef zayıfladı. Cumhur ile başkanı arasına mesafeler girdi. 2007'de yaptığımız bir Anayasa değişikliğiyle cumhurbaşkanının doğrudan halk tarafından seçilmesini temin ettik. 10 Ağustos'ta bu büyük değişiklik hayata geçti. Bugün halkın doğrudan oylarıyla seçilmiş ilk cumhurbaşkanı görevine başlarken aslında bir kez daha cumhur ve başkanının devlet ve milletin muhabbetle kucaklaşmasına vesile olduğuna inanıyorum.

Siz ve tüm silah arkadaşlarınız istiklal savaşının ardından istikbal mücadelesini başlatmış, Türkiye'ye muasır medeniyetler seviyesine çıkarmak için büyük gayret göstermiştiniz. Sizin başlattığınız bu mücadele, 10 Ağustos tarihinde cumhurbaşkanının da halk tarafından seçilmesiyle yeni bir zaferi tecrübe etmiş oldu.

Halk oyuyla seçilmiş ilk cumhurbaşkanının göreve başladığı bugün, Türkiye'nin küllerinden doğduğu, yeni Türkiye'nin inşa ve imar sürecinin güç kazandığı bir gündür. Hiç kuşkunuz olmasın ki bugün, 23 Nisan 1920'de ilk adımlarını attığınız büyük Türkiye ruhunun, özünün, hayal ve ideallerinin dirildiği gündür.

Türkiye bugün, kadim medeniyet kaynaklarıyla tekrar kucaklaşmış, özüyle ve ruhuyla tekrar buluşmuş, hakimiyeti milliyeye her zamankinden çok daha fazla güç kazandırmıştır. Vazifeye başlayışımın bu ilk gününde ülkemiz, vatanımız, devletimiz ve bayrağımız için en önemlisi de aziz milletimiz için her zamankinden daha çok çalışacağıma dair milletime söz veriyorum.

Bu vesileyle tüm şehitlerimizi, şahsınızda tüm gazilerimizi rahmet ve minnetle yad ediyorum. Ruhun şad olsun."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Anıtkabir'e gelişinde yol boyunca vatandaşların sevgi gösterileriyle karşılandı.

En üst düzey olan bir numaralı törenin gerçekleştirildiği Anıtkabir'de Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Tören Kıtası ile Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Bandosu da görev yaptı.

KÖŞK'TE DEVİR TESLİM TÖRENİ
Erdoğan, Anıtkabir ziyaretinin ardından Başbakanlık Resmi Konutu'na geçti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir süre Resmi Konut'ta kaldıktan sonra Çankaya Köşkü'ne hareket etti. Erdoğan'a bu sırada Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Mustafa İsen eşlik etti.

Cumhurbaşkanlığı'nın 1. No'lu kapısında, tarihteki 16 Türk devletini temsil eden bayraklar ve Türk bayrağı taşıyan atlı birlik tarafından karşılanan Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'ın bulunduğu makam aracı, atlı birlik eşliğinde tören alanına geldi.



Erdoğan ve eşi, tören alanında 11. Cumhurbaşkanı Gül ve eşi Hayrünnisa Gül tarafından karşılandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından tören kıtasını "Merhaba asker, nasılsınız?" diyerek selamladı. "Sağol" karşılığını alan Erdoğan, "Sizler de sağolun" dedi.

Tören sırasında, Erdoğan'a eşi Emine Erdoğan, Abdullah Gül ve eşi Hayrünnisa Gül de eşlik etti.

Büyük Şeref kapısının önünde Cumhurbaşkanları ve eşleri basın mensuplarına poz verdi.

Bu arada, 11. Cumhurbaşkanı Gül, devir teslim törenine katılmak üzere Çankaya Köşkü'ne gelen devlet başkanlarını da Şeref Kapısı'nda karşıladı.

Erdoğan ve Gül, Çankaya Köşkü'nde başbaşa bir görüşme yaptı.

GÜL: MÜSTERİHİM
Törende konuşma yapan Cumhurbaşkanı Gül, özetle şunları söyledi:

7 yıldır üstlenmiş olduğum cumhurbaşkanlığı görevimi Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a devretmekten büyük şeref duyuyorum. Devir teslim töreni benim için büyük bir mutluluk kaynağı olmuştur. Katılarak bizi onurlandıran yabancı misafirlerimize hoş geldiniz diyorum. Konukları büyük muhabettle selamlıyorum. Aziz milletime teşekkür ediyorum.

Değerli konuklar bugünkü törenin önemli bir özelliği var. Halk tarafından 12. cumhurbaşkanı seçilen, değerli kardeşimle 40 yılı aşan dava arkadaşlığı, dostluğumuz, çalışma arkadaşlığımız var. Böyle bir arkadaşıma devrediyorum.

12 yıl cumhuriyet tarihimizin en parlak dönemi olarak tarihte yer aldı. Erdoğan’ın liderliğinde daha ileri mesafeler kaydedeceğine inancım tamdır. Görevimi devrederken müsterihim. Daha önce başbakanlık görevini devrettiğimde olduğu gibi.

Aileme teşekkür etmek istiyorum. Anne ve babama sağlık sıhhat diliyorum. Eşime teşekkür etmek istiyorum. Benim çok yükümü çekti. 'Ben milletin çocuklarını kurtaracağım, sen de bizim çocukları kurtar' dedim. Bunu en güzel şekilde yaptı.

Sayın cumhurbaşkanım sizi bir kez daha tebrik ediyorum. Allah yardımcınız olsun."

ERDOĞAN: ESKİ TÜRKİYE DÖNEMİ KAPANMIŞTIR
11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün ardından konuşan 12. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise özetle şunları söyledi:

''Türkiye Cumhuriyeti'nin 11. Cumhurbaşkanı çok değerli Abdullah Gül kardeşim. Saygıdeğer devlet başkanları cumhurbaşkanları çok değerli bakanlar. Sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum. Bu anlamlı günü bizlerle paylaşan devlet başkanı emir cumhurbaşkanı bakan ve parlamenterlere hoş geldiniz diyorum. 12. Cumhurbaşkanı olarak göreve başladığım bu ilk saatlerde öncelikle ekranları başında bizleri izleyen aziz milletime şükranlarımı sunuyorum. 2 bin yıllık Türk tarihinde ilk kez devletin başındaki isim milletimizin tercih yapmasıyla belirlendi. Nefes alıp verdiğim müddetçe emanetlerine sımsıkı sahip çıkacağımı özellikle vurgulamak istiyorum. Yine bugün 11. Cumhurbaşkanına değerli dava arkadaşıma 7 yıldır başarıyla yürüttüğü bu kutlu vazifeden dolayı şahsım ailem ve milletim adına özellikle şükranlarımı sunuyorum. Çok uzun bir yürüyüşteki yol arkadaşları olarak Sayın Abdullah Gül'ün fikir ve tecrübelerinden istifade arzusundayım.

Cumhurbaşkanının doğrudan doğruya halk tarafından seçilmesi teknik bir değişikliğin ötesinde aslında bir dönemin kapatılması meselesidir. Bugün kapanan dönem eski Türkiye dönemidir. Kapıları ardına kadar açılan yeni dönem ise Cumhuriyetimizin ilk yıllarındaki öz ve ruhu taşıyan yeni Türkiye, büyük Türkiye dönemidir. Eski Türkiye'de çeteler vardı, vesayet vardı. Şimdi, Cumhuriyetimizin ilk yıllarındaki öz ve ruhu taşıyan yeni Türkiye, büyük Türkiye dönemidir. Bugünden itibaren Türkiye enerjisini heba etmeden 2023 hedeflerine odaklanacaktır. Demokratik reformlar, başta çözüm süreciyle 77 milyonun bütünlüğü tesis edilecektir. Türkiye'nin dış politikasında ana eksen barış, dayanışma ve refahtır. Türkiye'nin hiçbir ülkenin topraklarında, hiçbir ülkenin iç işlerinde asla gözü yoktur, planı, projesi yoktur. Filistin davasına sahip çıkmamızın nedeni ölenlerin insan olmasıdır. Şu anda 200 bini aşkın insanın öldürülmüş olduğu Suriye'ye sessiz kalamadık, kalamazdık. İnsana düşman olanı uyarmak her insanın görevidir. Dış politikamız insan ve vicdan odaklı devam edecek. Gazi Mustafa Kemal'in ifade ettiği gibi, milletin teveccühü her zaman dayanak noktamız olacaktır. 11. Cumhurbaşkanımızla, biz bu yollarda, yağmur, kar, kış demeden beraber yürüdük. İnşallah şimdi de yeni Türkiye'nin inşası ve ihyası yolunda yine bir, beraber bu yolda yürüyeceğiz. Allah yolumuzu açık etsin. Allah yar ve yardımcımız olsun. Allah utandırmasın diyor hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.''

Konuşmaların ardından Erdoğan, Gül'e devlet şeref madalyası takdim etti. Gül de Erdoğan'a cumhurbaşkanlığı forsu hediye etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi, Abdullah Gül ve eşini askeri törenle Çankaya'dan uğurladı.
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.