banner391
banner405

Erdoğan ABD'ye gidiyor

Erdoğan, ABD'nin Suriyeli askerleri vurmasına yönelik, "ABD'de yetkililere 'hayırdır, nasıl oldu' diye soracağız" dedi. Suriye'ni kuzeyindeki gelişmeleri de değerlendiren Erdoğan "Terör koridoruna izin vermeyeceğiz. Bu bölgeyi bilen biziz. Burada bizi dinleyin ya. Biz sizinle NATO'da beraberiz. El ele verip şu pisliği temizleyelim" diye konuştu

Erdoğan ABD'ye gidiyor

banner404
CUMHURBAŞKANI  Recep Tayyip Erdoğan Birleşmiş Milletler zirvesine katılmak için ABD’nin New York kentine gidiyor. Erdoğan yolculuk öncesinde Atatürk Havalimanı’nda açıklama yaptı. Suriye’de yaşananları değerlendiren Erdoğan “Terör koridoruna izin vermeyeceğiz. Münbiç denilen yer Araplara ait, PYD’ye ait gibi göstermek istiyorlar. Bu bölgeyi bilen biziz. Burada bizi dinleyin ya. Biz sizinle NATO’da beraberiz. El ele verip şu pisliği temizleyelim” çağrısında bulundu. Erdoğan ABD’nin “IŞİD sandığı için vurduğu” 80’den fazla Suriyeli asker için yöneltilen bir soruya ise “Bu konu ile ilgili olarak ABD’nin açıklaması bir yanlışlık olduğu istikametinde. Tabi bunun daha ilerisini belki seyahatte yapacağımız görüşmelerde  ‘hayırdır nasıl oldu’ diye kendilerinden bunun gerçeğini daha yakından öğrenme fırsatını buluruz” dedi.
Erdoğan’ın konuşmasından satırbaşları;
Az sonra arkadaşlarımızla birlikte New York’a hareket edeceğiz. Genel Kurul görüşmelerinde BM üyesi tüm devletlerin katılması bekleniyor.
Katılımcı ülkelerin büyük çoğunluğu görüşmelerde devlet veya hükümet başkanları nezdinde buraya katılıyor. Ziyaretimde bana Başbakan Yardımcımız Veysi Kaynak, Adalet Bakanımız Bekir Bozdağ, AB Bakanımız Ömer çelik, Dışişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu, Ekonomi Bakanımız Berat Albayrak eşlik ediyor. Program kapsamında 20 Eylül salı günü BM’ye hitap edeceğim.
Ülkemizin BM’de oynadığı aktif role vurgu yaparak Suriye ve Irak krizi, mülteci sorunu, tabii ki 15 Temmuz darbe girişimi, ki bizim demokrasi mücadelemiz olmuştur milletçe, burada Türkiye’nin duruşu ile dünyanın duruşunu değerlendirme noktasında olacağım.
71. Genel Kurul görüşmeleri ülkemiz açısından hassas bir dönemde gerçekleşiyor. Türkiye bir taraftan darbe girişiminin yaralarını sararken Fırat Kalkanı harekatıyla Suriye kaynaklı terör örgütleriyle yoğun bir mücadele veriyor.
Sınırlarımız içinde FETÖ, DEAŞ, PKK gibi cinayet çetelerinin uzantılarına karşı başarılı operasyonlar yapıyoruz. Tabii burada PYD, YPG, bunları söylemeden geçmek mümkün değil. Milletimizin bu ihanet karşısında ortaya koyduğu destansı direniş gözlerin bir kez daha Türkiye’ye çevrilmesine neden olmuştur. Genel Kurul’a hitabım hem 15 Temmuz kanlı darbe girişimini, hem de 241 şehidimizin kanını döken FETÖ’nün tüm dünyaya en doğru şekilde anlatmama vesile olacaktır. Dostlarımızı uyarmaya devam edeceğiz. Her tarafta örgütün inine girmeyi sürdüreceğiz. Bundan sonra dünyanın hiçbir ülkesi, hiçbir bölgesi FETÖ’nün militanları için güvenli bir sığınak değildir, olmayacaktır. Ayrıca hitabımda dünya beşten büyüktür diyerek ortaya koyduğumuz reform ihtiyacını da tekrarlayacağım.
Gerçekleştireceğimiz toplantılardan en önemlisi Göç ve Mülteci akınlarıyla mücadele toplantısı. Obama başkanlığında yapılacak bu toplantı, uluslararası toplumu ilave taahhütler üstlenmeye teşvik etmektir. Bu zirvede çalışma iznine sahip mültecilerle okuma iznine sahip mültecilerin sayısının 1 milyona çıkarmaya çalışacağız. Halihazırda dünyada en çok mülteciye ev sahipliğe yapan ülkemizde bu açıdan önemli bir konuma sahiptir. Tek başına üstlendiğimiz bu sorumluluğumuzu tekrar dile getireceğiz. Fırat Kalkanı Harekat kapsamında bu güne kadar yaklaşık 900 km2’lik alan terör unsurlarından temizlendi. Bu hat şu an Güney’e doğru ilerliyor. 500 km2’lik alanı güvenli bölge kapsamında değerlendirebiliriz. Cerablus başta olmak üzere suriyeliler arındırılan bölgelere dönmeye başladılar. Sivil toplum kuruluşlarımız bu kardeşlerimizin her ihtiyacını karşılıyor. İnşallah güvenli bölgeler çoğaldıkça geri dönenlerin sayısı artacaktır. Artık Suriye sorunu sadece Suriyelilerin sorunu değildir.
Bu kriz sonuçları diğer bölgelere yansımaları itibarıyla küresel bir boyut kazanmıştır. Suriye sorununu çözüme kavuşturma noktasında kaybedilen her dakika BM için utanç kaynağıdır. Tel örgülerin arkasına saklanarak bu soruna çözüm bulunmaz. BM başta olmak üzere insanlığın bu sorunun farkına varması gerekiyor. Mültecilerin mağduriyetlerinin giderilmesi noktasında zirvenin hayırlı olmasını diliyorum. New York’ta bulunacağım süre zarfında devlet ve hükümet başkanlarıyla görüşmelerim olacak. Ekonomik anlamda temaslarım çerçevesinde düzenlenen bir akşam yemeğinde ABD’deki yatırımcılarla beraber olacağımız toplantılarda yayınlarımız olacak.
Medya gruplarının temsilcileriyle beraber olacağımız toplantılar daha da artabilir. Ziyaretim sırasında Türk ve Müslüman toplum temsilcileriyle de görüşecek, gündemdeki konuları istişare edeceğiz Genel Kurul görüşmelerinin ülkemiz, milletimiz ve tüm mazlumlar için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.
SORU-CEVAP BÖLÜMÜ
Amerikan jetleri Suriye’de Esad askerlerini vurdu, bu yeni gerginlik Fırat Kalkanı Harekatı’nı etkiler mi?
Değerli arkadaşlar, bu konuyla ilgili olarak Amerikalı yetkililerin açıklaması bir yanlışlık olduğu istikametinde. Bunun daha ilerisini seyahatte yapacağımız bazı görüşmelerde Amerikalı yetkililerle hayırdır nasıl oldu diye sorarız, gerçeğini yakından öğrenme fırsatını buluruz. Özel kuvvetler, ABD’nin tabii ki ÖSO tarafından istenmedi, istenmiyor. Çünkü ÖSO’ya yönelik de maalesef ABD’li yetkili davranışları bu noktaya itti. Orada bizim yetkililerimiz ABD’li özel kuvvetler, oradaki yetkilileri 20 kadar idi. Onları almak suretiyle oradan çıkardılar.
ABD ve Batılı ülkelerin bölgedeki varlıklarıyla ilgili değerlendirmeniz ne olacak?
Maalesef başından beri biliyorsunuz biz kesinlikle Suriye’nin kuzeyinde bir PYD, yanında YPG veya diğer adıyla YPG gibi bir bütünlük içerisinde bir terör koridoru oluşmasına müsaade etmeyeceğimizi söyledik. Devlet ifadesini kullanmayı zul olarak görüyorum. Bazı basın organları hala IŞİD adını kullanıyor, İslam’a saygısızlık ettiklerinin farkında değiller. IŞİD diye bir terör örgütünü kabul etmiyoruz. Bunu dünya kabul etti, bizdeki bazı basın grupları hala direniyor. Bizim dinimiz bir defa terörü reddediyor. Bir barış dili olan bizim dinimize böyle bir yakıştırma yapılamaz. Tel Abyad Arapların yerleşim bölgesidir. DEAŞ buradaki elde ettiği yeri kendisinden alarak PYD, YPG bunlara verdiler. Hedef neydi? Hedef Afrin ile bütünleşmek suretiyle Akdeniz’e açılmak. Gaziantep’ten sonra “Artık yetti” dedik. Koalisyon güçlerinin tamamına söyledik bunu. Menbiç operasyonudur ki biz kesinlikle “PYD olmayacak” dedik. Menbiç Araplara aittir. Bunlar tuttular Menbiç’i PYD’ye aitmiş gibi gösterdiler. Dedik “Olmaz, yanlış yapıyorsunuz” Dediler ki “O iş 3 ay, 4 ay sürer” ne oldu? O iş 20 günde bitti. “Haklıymışsınız” diyorlar. E bu bir şeyi değiştirmez ki? Bölgeyi bilen biziz. Bizi bir dinleyin ya… Biz NATO'da beraberiz.
Bize daha fazla ilerlemeyin diyorlar. İlerleyeceğiz. Nereye gitmemiz gerekiyorsa gideceğiz. Bizim buraları bize tehdit unsuru olmaktan çıkarmamız gerekiyor. Bunu biz daha önce görüştük. Dedik ki 90-95 km2’lik enlemde, 40-45 km2lik boylamda güvenli bölge oluşturalım dedik. Bizim Antalya’daki G20 zirvesinde Obama ile görüştük, kabul etti. Putin ile de görüştük “Eğit-donat, uçuş yasağı, güvenli bölge” olmak üzere üç şart sunduk. Bunlar hem Suriyeli mülteci krizini çözer, hem de çıkışlar olur. Merkel’in bir sözü vardı, “10 milyon Euro ayırırım buraya” dedi. E tamam, siz bize mali destek ayırın, biz konutlar yapalım dedik. Uygulamaya gelince hepsi kayboldu. Biz bu Suriyelileri ne yapacaktık? Oraya yerleştirmeye başlayacaktık. Şu ana kadar olmadı, temenni ederim ki bundan sonraki süreçte bunu gerçekleştiririz.
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.