banner391
banner405

Eczacıdan ‘Aktar’ uyarısı

SON yıllarda aktarlar, doktor ve eczacı gibi vatandaşlara ilaç adı altında bitkisel kürler tavsiye etmeye başladı. Artan bu tavsiyeler sonucunda kimi zaman insanları ölüme götüren sonuçlar doğdu. Konu hakkında bilgi veren Antalya Eczacı Odası Alanya Temsilcisi Güray Tuna, aktarlarla ilgili oluşan sıkıntıların başında yönlendirme yapılması ve endikasyon belirtilmesi olduğunu söyledi.

Eczacıdan ‘Aktar’ uyarısı

banner404
Hilal ÖNEL
Bitkisel ürünlerin yan etkisi olduğunu vurgulayan Tuna, "Bitkisel ürünler tamamen yan etkisizdir, öteki ilaçlarla etkileşmez diye düşünülmesi yanlış. Yani bitkisel ilaçların da yan etkisi olabilir. Bizim, burada vermiş olduğumuz ilaçlarla etkileşebilir. Aktarların bu şekilde endikasyon belirtilerek satış yapması doğru değil. Örneğin tansiyon düşürücü olarak verilen bitkisel ilacın böbreklerde zararı ortaya çıkabiliyor. Biz bu örneği yaşadık. Hasta, 'bitkisel ilaçlarla ben tansiyonumu düşürürüm' diyerek doktorun kendisine yazmış olduğu tansiyon ilacını kullanmayabiliyor. Ya da verilen ilaçların birini bırakıyor, öteki ilaçla da bitkisel ilaç etkileşiyor. Bu konularda şikayetler alıyoruz. Aktarlar tarafından yapılan yönlendirmelere de devlet zaten el atıyor. Yakın zamanda yönetmeliklerle bu işin çözüme ulaşılacağına inanıyorum" dedi.
'AKTARLARA KARŞI DEĞİLİZ'
Aktarlara karşı olmadıklarını, herkesin görevinin farklı olduğunu söyleyen Tuna, "Neticede herkesin görevi farklı fakat endikasyon belirtip hastayı değişik yönlere yönlendirmek hoş bir şey değil" diye konuştu.  Zayıflama ilaçlarıyla olan olaylara da değinen Tuna, zayıflama ilacı kullanan birçok hastanın rahatsızlandığını ve bazı olayların ölümle sonuçlandığını hatırlattı. Bu bitkisel ilaçların bitkilerinin nereden temin edildiğinin de önemli olduğunu söyleyen Tuna, "Zayıflama ilaçlarının içine normalde yasaklanan maddenin konulduğu tespit edildi. Bunların tespitlerinin yapılması gerekiyor" şeklinde konuştu.
'KATILIM PAYI ÜCRETLERİ HASTALAR
TARAFINDAN YANLIŞ BİLİNİYOR'
Hastalarla yaşadıkları yanlış anlaşılmalardan birinin de katılım payları olduğunu belirten Tuna, "Muayene ücretlerinden eczanenin hiçbir kazanımı yok. Muayene ücretlerini eczane sadece ödünç olarak alıp devlete ay sonlarında öder. Devlet hastanesi, üniversite hastanesi ve özel hastanelerde 8 TL muayene ücreti çıkmaktadır. Her muayenenin 5 lirası sistemde gözükürken, 3 lirası ise ilaç alırken reçeteyle beraber çıkmaktadır. Öyle bir durum oluyor ki hasta, ilacını alıyor ve 3 lirasını ödüyor. Onun 5 lirası kalıyor. Bu arada bir hafta sonra devlet hastanesine tekrar gidiyor. Oradan da 5 lira birikiyor, 3 lirasını ödüyor. Bir kere daha gidiyor yine 5 lirası gözüküyor. Ne oluyor, 15 lira birikmiş oluyor. Bu 15 lira 2 ya da 3 ay sonra çıkıyor. Sosyal Güvenlik Kurumu'nun  (SGK) sisteminden kaynaklanan bir durum. Bu muayene ücretleri günü gününe alınmadığı için birikme oluyor. Bu birikmeyle hastalarda 'Ben bunu ödemiştim, yine nereden çıktı' gibi düşünceler oluşuyor. Aslında sistemde bunların hepsi gözüküyor ve ne zaman aldıkları da çıkıyor. Hiçbir şekilde eczanenin bir kazancı yok, bu hususta herkesin içi rahat olsun" şeklinde açıklama yaptı.
 
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.