banner391
banner405

Dersaneler özel okula dönüşecek

Milli Eğitim Bakanı Avcı, 2014- 2015 eğitim öğretim yılında dershanelerin büyük bir çoğunluğunun özel okullara dönüşmüş olacağını söyledi

Dersaneler özel okula dönüşecek

banner404
MİLLİ Eğitim Bakanı Nabi Avcı, 2014- 2015 eğitim öğretim yılında dershanelerin büyük bir çoğunluğunun özel okullara dönüşmüş olacağını söyleyerek, "Çocuklarımız oralarda da devlet okullarında aldığı eğitimi almaya devam edecek" dedi.

"DERSANELER DE İSTEKLİ"

Avcı, yaptığı açıklamada, 2014- 2015 yılı itibarıyla dershanelerin büyük bir çoğunluğunun özel okullara dönüşmüş olacağını söyledi. Kendi yaptıkları araştırmaya göre, dershanelerin yüzde 60'ının gerekli koşulları sağlandığı zaman hemen özel okula dönüşmek istediğini belirten Avcı, "Bizim başından beri zaten dershanelere, eğitim kurumlarına söylediğimiz şu: Normal müfredatı uygulayan özel okullara dönüşür. Böylece devlet okulları üzerindeki baskıyı da bir ölçüde onlarda azaltır. Bizim yaptığımız araştırmaya göre özel okullarımızın dershanelerimizin yüzde 60'ı gerekli koşullar sağlandığı takdirde hemen özel okula dönüşmek istiyorlar. Dolayısıyla bizde özel okul kriterlerini geçici bir süre içinde olsa biraz aşağı çekerek ve bir takım teşviklerle arsa teşvikinden, kredi kolaylığına kadar çeşitli teşviklerle dershaneleri de özel okula dönüştürmek istiyoruz. Dershanelerin büyük bir bölümü de aslında buna istekli. Ama işte onun koşullarını da inşallah önümüzdeki yıl içerisinde hazırlayacağız" açıklamasında bulundu. 2014 - 2015 yılı itibariye dershanelerin büyük bir çoğunluğunun özel okullara dönüşmüş olacağını vurgulayan Avcı, çocukların özel okullarda da devlet okullarında aldığı eğitimin devam edeceğini bildirdi.

"ÇOCUKLAR MESELEYİ ANLADI"

Avcı bu yıl ilk kez 8. sınıflar için düzenlenecek olan Yeni Ortaöğretime Geçiş Sistemi'ne yönelik kaygı duyulmamasını istedi. "Lütfen velilerimiz telaşlanmasınlar" diyen Avcı, şunları kaydetti: "Ben özellikle çocuklarımıza soruyorum. 'Siz anladınız mı?' diyorum. 'Anladık' diyorlar. 'O zaman gidin bunu büyüklerinize, annelerinize, babalarınıza da anlatın' diyorum. Çünkü onlar gerçekten meseleyi anladılar. İşin yükünü çeken onlar. Onlar anladıktan sonra bir problem yok ."

DEVAMSIZLIK SÜRESİ


Avcı, "12. sınıflarda devamsızlığın 20 günden 10 güne düşürülmesi ve rapor alınmasına yönelik kısıtlamalar var. Buna niye ihtiyaç duyuldu?" diye sorulan bir soruya şu yanıtı verdi: "Okul dışı eğitim kurumları bunu çok istismar ediyorlardı. Daha doğrusu okul merkezden çıkınca, okul zorunlu olarak gidilen, aslında gidilmese de olacak bir kurum gibi görülmeye başlayınca bu tür rapor gibi uygulamalar çok suiistimal edildi. Onun için çocuklarımızın hepsi rapora falan ihtiyaç duymasınlar. Rapor da belli bir mazerete dayalı bir şey, 5 gün zaten. Onun dışında mazeretsiz devam 20 gün gibi bir uygulama vardı. Öğrencilerin müfredatı takip etmeleri, sınıfta olmaları, öğretmenlerini dinlemeleri gerekli. Öğretmenlerini iyi takip etsinler diye böyle bir düzenleme yapıldı. Tüm bunlar geçen yazdan beri eğitimin bütün paydaşlarıyla görüşülerek alınan kararlar. Böyle Milli Eğitim Bakanlığı'nın akşam yatıp, sabah karar verdiği bir karar yok. Çalıştaylar düzenliyoruz. Öğretmenlerimize ve velilerimize soruyoruz. Tüm bunlardan topladığımız veriler ışığında bu kararları almaya çalışıyoruz"

"ÖĞRETMENLERİMİZ BUNUN FARKINDA"


"Öğretmenlerin imkanlarıyla ilgili Maliye ve Ekonomi Bakanları ile de görüşmeniz olacak mı?" sorusunu ise Avcı şöyle yanıtladı: "Son Toplu Sözleşmeyle öğretmenlerimize ve başbakanımıza, maliye ile çalışma ve sosyal güvenlik bakanımıza teşekkür ediyorum. Memurlara ilişkin Toplu Sözleşmelerde öğretmenlere yönelik bir pozitif ayrımcılık yapıldı. Bu öğretmen camiamız tarafından sanıyorum gereğince takdir ediliyor. Ama bu çok yeterli değil. Gönül istiyor ki çok daha iyi imkanları öğretmenlerimize sağlayalım. Sadece öğretmenlerimizin ücretleriyle ilgili de değil, öğretmenlerimizin sosyal statüleriyle, toplumsal itibarıyla da ilgili daha çok şey yapmak istiyoruz. Her şey parayla olacak diye bir şey söz konusu değil. Ama tabi paranın da alınan ücretinde bir önemi var. Bunun da dışında öğretmenlerimizin toplumsal itibarlarının çok yüksek olması lazım. Öğretmenlerimiz ne kadar saygılı olurlarsa, çocuklarımız o kadar özgüven içinde nitelikli yetişirler. Bu yüzden öğretmenlerimiz toplumsal itibarı da fazlasıyla hak ediyorlar. Bunun bir kısmı da ücret telafisi yönüyle sağlanabilir ama onunda ötesinde toplumsal psikolojiyle ilgili yönleri de var. Öğretmenlerimiz bunun farkındalar ."

"FATİH PROJESİNİ BİR KALDIRAÇ OLARAK KULLANMAK İSTİYORUZ"

"Fatih Projesiyle ilgili son durum nedir?" soruna ise Avcı, Fatih Projesi'nde tablet ve diğer etkileşimi alt yapı ihaleleri yapıldığını belirterek, Bu ihalelerin uzun süreçler olduğunu dile getirdi. Bakan Avcı, "Klasik anlamda ihale bile sayılmaz bunlar. Çünkü teknik şartnameler hazırlanıyor. 10 milyon 600 bin tablet bilgisayar 3 yıl içinde alınacak öğrencilerimize dağıtılacak diyoruz ama bunu raftan dışarıdan ithalat yoluyla değil de, içeride üretim koşulu da koyuyoruz. Bunun büyük bir bölümü belli bir yüzdesini firmalarla zaten şuanda ihale sürecinde süren pazarlığın bir bölümünü de bu oluşturuyor. Siz ne kadarını Türkiye'de yapacaksınız? Biz hem eğitimde bu yeni teknolojileri kullanmak için bunu yapıyoruz. Hem de aynı zamanda Türkiye'de bilgisayar teknolojisinin, bilişim teknolojisinin, yazılım sektörünün gelişmesi içinde fatih projesini bir kaldıraç olarak kullanmak istiyoruz" diye konuştu.


Kaynak: Anka Haber Ajansı
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.