banner391
banner405

'Darbeyi televizyondan öğrendim'

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe  girişiminde Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal ve beraberindeki  komutanları rehin alan askerlerden Konya 3. Ana Jet Üs Komutanlığında görevli  Astsubay Oğuz Haksal, olayların darbe olduğunu televizyondan öğrendiğini iddia  etti

'Darbeyi televizyondan öğrendim'

banner404
 FETÖ'nün darbe girişimi kapsamında tutuklanan Haksal, ifadesinde,  Başçavuş Yılmaz Bahar tarafından darbe girişiminden bir gün önce Apa Barajı  bölgesine eğitime çıkılacağının söylendiğini belirtti. 
 Ertesi gün mesaiye geldiğinde eğitim için HK416 piyade tüfeği, bu  tüfeğe ait her bir şarjörü 30'arlı olmak üzere toplam 10 şarjör, bir tabanca, bu  tabancaya ait 15'er fişek basılı 3 şarjör, gece görüş gözlüğü, tüfeğe takılmak  üzere gece görüşü, işaret vermek için kullanılan küçük renkli sis dağıtan  aparatlar ve 4 plastik kelepçeden oluşan malzemelerini hazırladığını aktaran  Haksal, rütbeli askerlere ait araçlarla darbe girişiminin olduğu gün öğle  saatlerinde birlikten ayrıldıklarını bildirdi. 
 Apa Barajı istikametine değil, İstanbul'a gidildiğini anlatan Haksal,  "Binbaşı Gökhan Maldar ve Astsubay Yılmaz çok cephane ve parça tesirli el  bombalarını alma emrini verdi. Darbe girişiminden bir gün önce yapılan hazırlığın  sadece eğitim amaçlı olduğunu biliyordum hatta eğitim sırasında araziye Üs  Komutanı Haluk Şahar ile Harekat Komutanı Mustafa Ertürk'ün de gelerek  denetleyeceğini biliyordum. Birlikte çalıştığım Maldar ve Yılmaz Bahar'ın  FETÖ/PDY ile ilişkilerinin olduğunu tahmin ediyorum." ifadelerini kullandı. 
 Telefonları kapattılar 
İstanbul'a gidip Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal ve  beraberindeki komutanları koruyacaklarının söylendiğini belirten Haksal,  telefonları kapatıp, SIM kartları da çıkarttıklarını aktardı. 
  Haksal, akşam saatlerinde Ankara üzerinden İstanbul Samandıra'daki  helikopter pistleri bulunan ismini bilmediği birliğe ulaştıklarını belirterek,  şöyle devam etti: 
  "Talimat üzerine 18-20 kişi hazır şekilde beklemeye başladık. Binbaşı  Gökhan Maldar grubu ikiye bölerek helikopter pistine yönlendirdi. Saat  21.00-22.00 sıralarıydı. İki helikoptere bindik, nereye gittiğimizi bilmiyorduk.  Bindiğim helikopterin sorumlusu Maldar'dı. Helikopter Moda Deniz Kulübü'nün  otoparkına iniş yaptı. Helikopterden inerek Maldar'ı takip ettik. Bahçede  ilerlerken sivil birkaç kişi 'Araçları çekelim mi?' diye sordu. Bu şahıslar niye  geldiğimizi sorunca, Maldar, 'Komutanların yanına geldik. Bu düğün kimin?' diye  sordu. Düğünün sivil birisine ait olduğunu, asker kimsenin olmadığının söylenmesi  üzerine Maldar, bizden uzaklaşarak telsizle muhabere yaptı. Maldar'ı takip etmeye  başladık. Ana giriş kapısı haricinde yan tarafta bulunan başka bir kapıya  yöneldik. Bu sırada sivil vatandaşlar oradan çıkış yapıyordu. Maldar,  beklememizi, sivil halkın çıktığını söyledi. Kendisi kapıdan içeriye girdi.  Maldar çıkmayınca merak ettiğim için 10 dakika sonra ben de içeriye girdim." 
İçeride Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ünal, Muharip Kuvvet  Komutanı Korgeneral Mehmet Şanver, üs komutanı Tümgeneral Haluk Şahar ve  isimlerini bilmediği yaklaşık 10-15 kişi olduğunu dile getiren Haksal, sivil olan  bu kişilerin bir masa etrafında oturduğunu ifade etti. 
 "Televizyondan anladık" savunması 
Daha önce kalkış yapan helikopterde bulunan personelin de orada tam  teçhizatlı olarak ayakta durduğunu anlatan Haksal, şunları kaydetti: 
"Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ünal, ayağa kalkarak Gökhan  Maldar'a 'kelepçe takmanıza gerek yok' dedi ve odadan Maldar, Astsubay Fatih  Suçatı ile birlikte çıktılar. Bana yukarıda bekleyerek helikoptere bineceğim  söylendi. Bu arada içeride bulunan üniformalı personel, masada oturanlara kelepçe  takmaya başlamıştı. Bu arada Binbaşı Maldar tarafından, kelepçe takılan 7-8  komutan helikoptere bindirildi. Helikopterler silahlanmış vaziyetteydi. Bu  silahlar pencereye takılan silahlardı. Tüm bu aşamalarda karşılıklı iki taraftan  da herhangi bir mukavemet söz konusu olmadı. Helikoptere bindik. Nereye  gideceğimiz bize söylenmedi. Kalkış yaparak yarım saat civarında İstanbul  semalarında dolaştık. Yeşilköy Havaalanı'nın askeri bölümüne iniş yaptık. Diğer  helikopter de iniş yaptı. Her ikisi de yakıt aldı. Yeniden havalandıktan sonra  iki helikopter de Hava Harp Okuluna iniş yaptı. Bulunduğumuz helikopterdeki  kelepçeli komutanlar öğrencilerin olduğu binaya götürüldü. Hava aydınlanmak  üzereydi. Gazinoda bulunan televizyon açılınca tüm olayları televizyondan gördük  ve yaptığımız olayın vehametini o zaman anladık. Olayların darbe olduğunu  anlayınca astsubaylar Sezer Gülşen ve Ali Murat Karakaş ile konuşarak kaçmayı  planladık ve kaçtık." 
Üniformaları çıkartıp, sivil kıyafetler giydiklerini, tüm teçhizatları  da kadınlar tuvaletine bırakarak nizamiyeden çıktıklarını aktaran Haksal, darbe  kalkışmasında herhangi bir rolü bilerek üstlenmediğini iddia etti.

 
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.