banner391
banner405

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşuyor

Kudüs Platformu Sempozyumu'nda konuşan Erdoğan,"Temsil ettiğiniz milletlerin vicdanının sesi olarak buradasınız. İlk kıblemiz olan Mescid-i Aksa'ya sahip çıkmak sadece Filistin'li çocukların değil tüm Müslümanların müşterek vazifesidir"dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşuyor

banner404
CUMHURBAŞKANI Erdoğan, Kudüs Platformu Sempozyumu'nda konuşuyor. "İlk kıblemiz olan Mescid-i Aksa'ya sahip çıkmak sadece Filistin'li çocukların değil tüm müslümanların müşterek vazifesidir" diyen Erdoğan'ın konuşmasının satır başları şöyle: 
Bizi yalnız bırakmayan kardeşlerimize şükranlarımı sunuyorum. Bugün Kudüs-ü Şerif'e sahip çıkmak için burada bir araya gelmiş bulunuyoruz. Sizler Filistin halkına yapılan büyük adaletsizliğin davacısı olarak buraya geldiniz. hepinize bu kutsal davaya omuz verdiğiniz için teşekkür ediyorum.İnsanlık tarihinin özeti olan Kudüs Miraç hadisesiyle de biz müslümanlar için önemlidir.

KUDÜS İNSANLIĞIN AYNASIDIR
Kudüs'ü korumak tüm Müslümanların müşterek davasıdır. Kudüs nice peygamberin vatandır. Kudüs barış ve esenlik yurdudur.Kudüs, Daru's Selam'dır. Kudüs, tüm insanlığın aynasıdır. Miraç hadisesiyle Müslümanların da arş-ı alaya açılan kapısıdır.

50 YILDIR DEVAM EDİYOR
Bir çocuk düşünün. Her gün namlusu kendisine çevrilmiş silahların gölgesinde okula gidiyor. Bir genç düşünün. Geleceğe dair hayalleri dikenli tellerin vahşiliğinde kayboluyor. Bir kadın düşünün yıllarca gözü gibi baktığı evi bir anda buldozerlerle üzerine yıkılıyor. Bir baba düşünün sudan sebeplerle çocukları hapse atılıyor. Bir millet düşünün meskunu oldukları öz yurtlarında horlanıyor. Filistinli çocukların, gençlerin, kadınların, babaların her gün yaşadıkları hayat budur. Filistin'de her gün kendini tekrar eden baskı ve zulüm düzeni vardır. Bu adaletsizlik tüm dünyanın gözü önünde yarım asırdır katmerlenerek devam ediyor. 

BM İÇİN TURNUSOL KAĞIDI OLDU
1 milyar 700 milyonluk İslam aleminin içini yaralayan bu tablo değişmedikçe kalıcı huzurun olması mümkün değildir. Birçok sorunun temelinde buradaki hak haspının yattığı aşikardır. BM kararları bu haksız durumu gidermeye yetmedi. Üstünlerin hukukunun geçerli olduğu bu sistemde kararların hiçbiri uygulanamıyor. 1948 yılından bu yana baskı, tehcir, ayrımcılık politikaları devam etti. Filistin meselesinin BM Güvenlik Konseyi için turnusol kağıdı olduğunu düşünüyorum. Bu durum Müslümanlar nezdinde büyük bir güven kaybı oluşturdu. BM Güvenlik Konseyi gibi kurumlara yönelik güvensizlik DEAŞ gibi örgütlere zemin hazırlıyor. 


 
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.