banner391
banner405

Bunu affetmek mümkün değil!

Latmos Dağı'ndaki 8 bin yıllık kaya resimlerinin bulunduğu bölgeye, bazı kayaların üzerine sprey boyayla bir gezgin grubunun adının yazıldı, fotoğraf ve görüntüler de sosyal medyada paylaşıldı

Bunu affetmek mümkün değil!

banner404
Muğla ve Aydın il sınırları içerisindeki doğa harikası Bafa Gölü'nü çevreleyen Beşparmak (Latmos) Dağı'ndaki 8 bin yıllık kaya resimlerinin bulunduğu bölgeye, bazı kayaların üzerine sprey boyayla bir gezgin grubunun adının yazılıp, fotoğraf ve görüntülerinin sosyal paylaşım sitelerinde paylaşılması, tepkilere neden oldu. Bodrum Kent Konseyi Kültür ve Sanat Meclisi Başkanı Ayşe Temiz, yapılanı 'çirkinlik' olarak nitelendirirken; Assos Doğa Gezginleri Grubu, tepkiler üzerine fotoğraf ve görüntüleri sayfadan kaldırıp, özür diledi.
Merkezi İzmir'de bulunan Assos Doğa Gezginleri Grubu'nun, iki hafta önce Bafa Gölü'ne düzenlenen doğa tarih ve kültür turuna 40 gezgin katıldı. Çadır kurarak bölgedeki tarihi ve kültürel kaya mezarlarını, mağaraları gezen grup, bol bol fotoğraf çekti. İki gün süren gezi sırasında bazı gezginlerin Beşparmak Dağı'ndaki 8 bin yıllık tarihi geçmişe sahip kaya resimleri bulunan kayalara sprey boyayla gezi grubunun ismini yazıp, fotoğraf ve videolarını sosyal paylaşım sitelerinde paylaşması tepkilere neden oldu. Doğa ve tarih tutkunları ile arkeologların yoğun tepkileri üzerine grup, dün görüntü ve fotoğrafları sayfadan kaldırdı.
GEZGİNLERE ELEŞTİRİ
Bodrum Sualtı arkeoloji Müzesi eski Müdürü ve arkeolog Ayşe Temiz, başkanı olduğu Bodrum Kent Konseyi Kültür ve Sanat Meclisi binasındaki basın açıklamasıyla Latmos'taki tarih kaya resimlerine sprey boyalı tahribat nedeniyle gezginleri eleştirdi. Temiz, "Biz, Bafa Gölü ve etrafını biz taş ocakları ve cehalete karşı korurken, gezginlerin (Assos Doğa Gezginleri) korunması gerekli kayalara kırmızı sprey boya ile verdikleri zarar ve çirkinlik olacak iş değil. Filmin 2.53. dakikasına bakınız. Bir bölümü Aydın bir bölümü Muğla il sınırları içinde bulunan, antik dönemde 'Latmos' adını taşıyan Beşparmak Dağı, insanoğlunun göçebelikten yerleşik düzene geçmesine koşut olarak gelişmiş, değişen yaşam biçiminin ifadesi olarak yorumlanan ve şimdiye dek tüm kaya resmi sanatı içinde, konu ve resim dili açısından tek olma özelliğine sahip tarih öncesi kaya resimlerini bünyesinde bulundurmaktadır. En erken dönemlerden itibaren Latmos kutsal dağlar arasında yerini almıştır. Zirvesinde eski Anadolulu 'Fırtına Tanrısı' ile yerel bir dağ tanrısı kutsanmaktaydı. Burası aynı zamanda bir yağmur ve bereket kültünün merkezi olarak görev görüyordu. Sosyo-kültürel değişimlere rağmen bu kült geleneği Osmanlı Dönemi'ne kadar devam etmiştir. 1970'li yıllardan bu yana, Latmos Dağı'nın vahşi coğrafyasında köylülerden, çobanlardan ve avcılardan almış olduğu bilgilerle, 1994 yılından beri tarih araştırması yapan Berlin Alman Arkeoloji Enstitüsü araştırmacılarından arkeolog Dr. Anneliese Peschlow, burada tarihi açıdan birçok bulgulara rastlamıştır. bugüne kadar bulunan resimler 170'den fazladır. Araştırma sürdükçe de daha çıkacaktır. Peschlow, bölgenin, arkeolojik SİT olarak korunması ve milli park olarak belirlenmesi için uğras vermektedir. Bulunan kaya resimleri bölgenin tarihini günümüzden 8 bin sene öncesine aittir" dedi.
"KAYALARI BOYAYANLARIN TAŞ DEVRİ KAFASINDAN FARKI VAR MI?"
Temiz, şöyle devam etti: "Latmos kaya resimlerinde çok sayıda insan figürünün çiftler ve gruplar halinde betimlenmesi, araştırmacının yorumuna göre bereketlilik ve ilkbahar törenleri, geçiş ritüelleri veya düğün törenlerini yansıtmaktadır. Batı Anadolu'nun erken dönemlerine ait bu resimler, tüm dünyada örnekleri bulunan kaya resim sanatı içerisinde benzersiz olarak bilinmektedir. Latmos Dağı ve hemen eteklerindeki Bafa Gölü ve Latmos Dağları'nı meydana getiren içinde feldspat bulunan gnays (granitin metamorfize olan çeşidi) kayaları ile bir bütün olarak hem tarihsel açıdan, hem de doğa açısından bir bütündür ve dünya da ender bulunan bir yapı ve güzelliktedir. Bizler buranın milli park olması için tüm hazırlıklarımızı sürdürürken bir grup gezgin, gezeceğiz diye bölgeye gitmiş ve on bin yıllık antik resimlerin bulunduğu kayalıklara marifetmiş gibi sprey boya ile grubun adını yazmışlar yetmemiş fotoğraf ve video çekip facebookta paylaşmışlar. Yetmemiş bir de 'İşte biz her yerde böyle adımızı yazarız iz bırakırız' diyorlar. Lanet olsun sizin bıraktığınız ize. Bu ayıptır, cehalet diyemeyeceğim çünkü grubun çoğu kültürlü insanlardan oluşuyor. Bizler Bafa Gölü ve etrafındaki on binlerce yıllık tarih ve kültürü, taş ocakları ve cehalete karşı korumaya çalışırken, 'Gezeceğiz' diye bölgeye gidenlerin ve kayaları boyayanların taş devri kafasından farkı var mı?"
"ÖZÜR DİLERİZ"
Assos Doğa Gezginleri Grubu Kurucusu ve Sözcüsü Gökhan Çapkın ise tepkilere üzerine DHA muhabirine yaptığı açıklamada, "Durumu Bafa gezisinden sonra fark ettik. Gruptan bazıları kayalara boya ile yazı yazmışlar. Bunu affetmek mümkün değil. Gösterilen tepkilere biz de tamamen katılıyoruz ve bugün Sabah Bafa gölündeki dostlarımıza telefon ederek boyanan kayanın hemen temizlenmesi konusunda istekte bulundum. Kaya, bugün temizlenecek. Böyle bir hatayı kabul etmemiz ve tasvip etmemiz söz konusu değil. Tepki gösteren değerli arkeologumuz ve tarih severlerden çok çok özür diliyoruz. Doğa ve tarihe zarar veren bir grup olarak bilinmek istemiyoruz. Çünkü gerçekten böyle değiliz. Sadece bölgedeki değerlerimizi tanımak, korumak ve tanıtmak için sık sık geziler düzenliyoruz. Böyle bir hata için ne kadar özür dilense azdır. Grup liderleri olarak bu tür tarihe zarar verenlere müdahale etmek öncelikle bizim görevimizdir. Bu bilinci taşıyoruz ancak alan çok büyük olduğu için bunu fark edemedik" dedi.

banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.