banner391
banner405

"Allahuekber diyen herkese ateş ediyorlardı"

Fethullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimini durdurmak için gittiği İstanbul Büyükşehir Belediyesinin önünde yaralanan Ramazan Çelik, "Asker kışlaya", "Ne mutlu Türküm diyene" şeklinde slogan atan ve tekbir getiren halkın üzerine darbeci askerler tarafından kurşun yağdırıldığını anlattı

"Allahuekber diyen herkese ateş ediyorlardı"

banner404
ERZİNCAN'NIN Kemaliye ilçesi Başbağlar köyünde dünyaya gelen ve  Fatih'te kasaplık yapan Çelik, darbe girişimi gecesinde neler yaşadığını AA  muhabirine anlattı. 
Televizyon izledikçe ve arkadaşlarıyla telefonda konuştukça bir  gariplik olduğunu anlayarak, sokağa çıkmaya karar verdiklerini belirten Çelik,  şunları söyledi: 
"Haberleri duyduğumda ellerim ayaklarım titredi. Bir an önce bir  şeyler yapma zorunda hissettim. Abdestimi aldım, eşimle helalleştim, evimden  İstanbul Büyükşehir Belediyesinin önüne gittim. Orada bir rütbelinin askerlere,  'Yere yat, ateş et' şeklinde sivillerin vurulması emrini verdiğini duydum. Ancak  biz geri çekilmedik. 'Asker kışlaya', 'Ne mutlu Türküm diyene' şeklinde slogan  atıp, tekbir getiriyorduk. Allahuekber dediğimizde, askerler üzerimize kurşun  yağdırdı. Allahuekber diyen herkese ateş ediyorlardı. Yanımızda şehit olan  arkadaşlarımız oldu. Silah sesleri saatlerce sürdü." 
"Kimse kurşundan kaçmadı" 
Ellerinde sadece Türk bayrakları olduğunu, hiçbir sivilin darbeci  askerlere taş bile atmadığını aktaran Çelik, şunları kaydetti:
"Saraçhane'deki binanın önünde bir arkadaş vardı. Göğsünü açıp  askerlerin üzerine yürüdü. Bir sürü mermi yiyerek, şehit oldu. Kimse kurşundan  kaçmadı. Sonra halk kalabalıklaşmaya başladı. Ben de ilk kurşun yiyenlerden biri  oldum. Önce askerlerin plastik mermi sıktıklarını düşündüm. Bana denk gelen  kurşunun etkisini de anlamadım. Sendeledim sonra toparlanıp ileri gitmeye devam  etmek istedim ancak gidemedim. Yaralandığımı görenler hemen beni en yakındaki  hastaneye götürdüler. İlk gittiğimizde hastane neredeyse bomboştu. Sonra birden  kalabalıklaştı. Hastane yaralı ve şehit olanlarla doldu. O anda, hastaneyi  Filistin'deki hastanelere benzettim. Orada bize sıra gelmeyeceğini anladığı ve  başka bir hastaneye götürüldüm." 
"Vatanı kurtardık..." 
Sağ diz kapağına isabet eden kurşunun bacağını delip geçtiğini,  sinirlerinin koptuğunu anlatan Çelik, kalıcı bir hasarın olmayacağı anlaşıldıktan  sonra taburcu edildiğini aktardı. 
Ramazan Çelik, "Gazi oldum ama neden şehit olmadım diye üzülüyorum.  Şehit olsaydım, ilk başka eşim, annem, babam ve yakınları üzüleceklerdi ama daha  sonra benimle gurur duyacaklardı. Orada yaşadıklarımın hepsini en ince  ayrıntısına kadar hatırlıyorum. Ben vurulunca başıma toplananlar oldu. Onlara 'Ne  duruyorsunuz. Gidin vatan için gazi olun, şehit olun.' diye bağırdım."  ifadelerini kullandı. 
Hastanede "Çok erken vuruldum biraz daha mücadele etmem gerekirdi"  şeklinde hayıflandığını dile getiren Çelik, şu bilgileri verdi: 
"Biliyorsunuz 5 Temmuz 1993'te PKK, Kemaliye ilçesinin Başbağlar  köyünde bir katliam gerçekleştirdi. Ben orada iki dedemi ve bir dayımı kaybettim.  Ayrıca o köydekilerin çoğu akrabam. Ailemde şehitler var. Onların şanslı olduğunu  düşünüyorum. Günler sonra vurulduğum yere gittim. İnsanları gördüm. 'Vatanı  kurtardık' diye sevinenleri görünce çok mutlu oldum, duygulandım. Hani, bir mıh  bir nalı kurtarır. Bir nal bir atı, bir at bir komutanı, bir komutan bir orduyu,  bir ordu bir ülkeyi kurtarır deniliyor ya vatanın kurtarılması yolunda bir mıh  görevi yaptıysam ne mutlu bana. Benim yaptığım çok önemli değil. Oraya gidip  vurulmak isteyen bir çok insan var." 
"Bunların gerçek yüzlerini gördük" 
Çelik, darbecilerin tekrar çılgınlık yapıp yeni kalkışmalar  yapabileceklerinden endişe duyduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: 
"Bunlar Türkiye'nin 2023 hedeflerini önüne gerçek için çabalarını  sürdüreceklerdir. Bunlar kolay kolay durmayacaklar. Bunların gerçek yüzlerini  gördük. En acımasız düşmandan bile beterler. Ama bu sefer halk onların karşısına  eli boş çıkmayacaktır. Halk cesaretini ortaya koydu. Şunu iyi bilsinler ki,  ikinci bir girişim olursa bu sefer bütün halk alanlara akacaktır. Reis ne derse o  olur.  'Asker olun' derse asker oluruz. Çünkü Türkiye son kaledir. Onu korumak  için elimizden geleni yaparız. Bir daha olursa, yine giderim." 
Darbecilerin ülkeyi sürüklemek isteği hainliklerden, neden oldukları  kötülüklerden toplumda birlik, beraberlik ve dayanışma ortaya çıktığını  vurgulayan Çelik, şu değerlendirmelerde bulundu: 
"Bütün siyasi parti mensupları bir araya geldiler. Hiç kimse tereddüt  etmedi. Herkes, bu darbenin Türkiye'nin en az 100 yıl geriye götüreceğini anladı.  Eğer bunlar başarılı olsaydı, bütün kazanımlar çöp olacaktı. Bu olaylar bizi  birleştirdi. FETÖ şerrinden hayır doğru. Türk-Kürt, Alevi-Sünni bir araya geldi.  AK Partilisi, CHP'lisi, MHP'lisi, Saadet Partilisi darbeye karşı tavır koydu. Bir  daha darbe girişimleri başarılı olmasın diye millet prova yaptı. Milletin  bütünleşmesi, hiç bir zaman yıkılmayacağımızı gösterdi. Bir daha yaparlarsa yine  karşılarına çıkarız. Onlar nasıl darbe provaları yapmışlarsa bizler de prova  yaptık. Yani darbe olmayacağının provasını yaptık. Bu provanın yapılmasının  kahramanı ise Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'dır. Onun çağrısı olmasaydı,  belki de vatan elden gidecekti."
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.