banner391
banner405

AKP grup toplantısı

Başbakan Binali Yıldırım partisinin grup toplantısında konuşuyor

AKP grup toplantısı

banner404
BAŞBAKAN Binali Yıldırım, Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki bir grup cuntanın darbe girişimi sonrası ilk kez AKP grup toplantısında partililere seslendi. “Hiçbir darbe 15 Temmuz’daki kadar alçak olmamıştır” diyen Yıldırım, “Kendilerine çok güvendiler, birkaç saat içinde ülkeyi ele geçireceklerdi. Tanklarıyla, tüfekleriyle bu aziz milleti sindireceklerini zannettiler” ifadesini kullandı.
Yıldırım’ın konuşmasından satır başları şöyle:
Esirgen ve bağışlayan Allah’ın adıyla…
Alemlerin Rabb’ına hamd olsun. Bu toprakları vatan kılan Rabbi’me selam olsun. Bizi, bu milletin bir ferdi olarak yaratan Allah2a sonsuz şükürler olsun. Allah’ım sen bu aziz milleti ebediyete kadar koru. Düşmanlara karşı hainlere karşı, bölücülere karşı, haşhaşi çetelerine karşı bize güç ver. Bizim birliğimizi, dayanışmamızı daim eyle. Biz kısık sesleriz, minareleri ezansız bırakma Allah’ım. Müslümanlıkla yoğurulan yurdu, Müslümansız bırakma Allah’ım bize güç ver. Cihad meydanını pehlivansız bırakma Allah’ım. Yarının yollarında, yılları da Ramazansız bırakma Allah’ım. Ya dağıt kimsesiz kalan sürünü, ya da çobansız bırakma Allah’ım. Bizi sevgisiz, susuz, vatansız bırakma Allah’ım. Amin…
Bizleri televizyonları başında izleyen aziz milletim. Bugün grup toplantısında, grubumuzla birlikte sizlere seslenmek istiyorum. Sizin dedeleriniz Malazgirt’te, Kosova’da destenlar yazdılar. Sizin dedeleriniz Kut’ül Ammare’de, Kurtuluş Savaşı’nda destanlar yazdılar. 15 Temmuz zaferi, en az bu zaferler kadar büyük zaferdir. Siz de dedelerinize layık oldunuz, siz de büyük bir destan yazdınız. Siz, ecdadınızın kahramanlık ruhunu yeniden ayağa kaldırdınız. Sizleri yürekten, kalpten selamlıyorum. Aziz milletim, size İstiklal Şairimizin dizeleriyle seslenmek istiyorum.
O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, ruhunla beraber gezer ecramı adın;
Sen ki, a'sara gömülsen taşacaksın… Heyhat,
Sana gelmez bu ufukalar, seni almaz bu cihat…
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber.
Bu vesileyle bir kez daha demokrasi şehitlerimizi, ve bugün Maçka Emniyet Müdürlüğü’ne saldırarak üç polisimizi şehit ettiler. Gazilerimize acil şifalar diliyorum. Görüyorsunuz kardeşlerim, Türkiye hangi badirelerden geçiyor. Bir yandan Paralel Terör Örgütü, bir yandan bölücü terör örgütü. Bu millete acı çektirebilirler ama bu millete diz çöktüremezler. Tankın gücü, halkın gücünü yenememiştir. Bu millet gücünü tanktan değil, halktan almaktadır. Şehit anne ve babalarının alınlarından öpüyorum. Bugün, eğer bu kürsüden sizlere hitap edebiliyorsam, sizler bu salon içinde toplanabiliyorsanız bu hiç kuşkusuz aziz şehitlerimizin ve yaralılarımızın sayesindedir. Eğer bugün Meclis’in kapıları açıksa, dimdik ayaktaysa, işte aziz milletimizin sokağa çıkan, tankların önünde duran, kurşunlara karşı kafa atan bu aziz milletin sayesindedir. İnanın değerli kardeşlerim, bu aziz milleti dünya hayranlıkla izledi. Bütün dünya bu aziz milleti alkışlıyor. Bir kez daha gönülden söylüyorum; böyle cesur, kahraman bir milletin bir evladı, ferdi olmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum.
Sevgili kardeşlerim;
Hiç kuşkusuz milletimiz asırlardır devam eden kutlu yürüyüşü sırasında defalarca ihanetlere uğradı. Sadık görünümlü hainler, itaatkar görünümlü isyancılar bu milleti arkasından hançerlemek istediler. 15 Temmuz’da bu büyük ihanetlerden birinin emri verildi. İstisnasız her darbe kötüdür, her darbe milli iradeye karşı ihanettir ancak siyasi tarihimizde hiçbir darbe girişimi 15 Temmuz’daki kadar kötü ve alçakça olmamıştır. Hiçbir darbe kökü dışarıda, hoca kılıklı bir hain tarafından yönetilmemiştir. Hiçbir darbe halkına karşı silah çekmemiştir. Hiçbir darbe, havadan halkını bombalamamıştır, tanklarla insanını ezmemiştir. Hiçbir darbe TBMM’ye bomba yağdırmamıştır. Bu Meclis, birçok darbeye şahit olmuş, hiçbirisinde de bu Meclis’in iradesine karşı bir taarruz olmamıştır. Ancak bu darbeciler bunu da yaptılar. Bunların hiçbir kutsalı yok, bunlar hiçbir durakta beklemezler. Bunlar için hedefe ulaşmak için her şey mübahtır.
Kendilerine çok güvendiler, birkaç saat içinde ülkeyi ele geçireceklerdi. Tanklarıyla, tüfekleriyle bu aziz milleti sindireceklerini zannettiler. Ancak bir hesap hatası yaptılar. Öncelikle karşılarında bu yola beyaz kefeniyle çıkmış bir dünya lideri, ülkesinin yoluna başını koymuş Recep Tayyip Erdoğan’ın olduğunu hesap edemediler. O, geleceklerden korkmadı, jetlerden korkmadı, havalimanı üzerinde uçan uçaklardan, yaklaşan uçaklardan korkmadı. “Kefenimi giydim geliyorum” dedi. Karşılarında, zoru görünce ceketini alıp gidecek, sinecek bir Başbakan da yoktu, bunu da atladılar. Eyyy, FETÖ’nun hainleri, siz bizi ne sandınız? Siz bizi korkar, siner, kaçar mı sandınız? Bizim Allah’a can borcumuz var, o borcu ödemeye hazırız. Biz ölümü içimizde öldürmüş insanlarız, bizi tanklarınızla, uçaklarınızla mı korkutacaksınız? Dün korkmadık, yarın da öbür gün de, can borcunu ödeyene kadar korkmayacağız.
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.