banner391
banner405

“Yurt Atayün'ü cezaevinde öldürecekler“

Yurt Atayün'ün ailesi Rotahaber'e konuştu: ‘Ergenekon, Balyoz, PKK, KCK, 7 Şubat, Özal dosyası, Zirve ve Selam Tevhid örgütü ile ilgili en gizli bilgileri bilen ve hükümet ile MİT’in konuşmasından korktuğu Yurt Atayün tutuklanarak konulduğu cezaevinde öldürülecek’

“Yurt Atayün'ü cezaevinde öldürecekler“

banner404
YURT Atayün'ün ailesi Rotahaber'e konuştu: ‘Ergenekon, Balyoz, PKK, KCK, 7 Şubat, Özal dosyası, Zirve ve Selam Tevhid örgütü ile ilgili en gizli bilgileri bilen ve hükümet ile MİT’in konuşmasından korktuğu Yurt Atayün tutuklanarak konulduğu cezaevinde öldürülecek’.
Sahur operasyonuyla gözaltına alınan, sonrasında ifade vermesi engellenmeye çalışılan İstanbul Terörle Mücadele Şubesi eski Müdürü Yurt Atayün'ün hayatının tehlikede olduğu ve Atayün ailesinin bu durumdan endişeli olduğu belirtildi. 
 
Konuyla ilgili olarak Rotahaber'e konuşan Atayün ailesi bireyleri, Ergenekon, KCK, Balyoz gibi kritik soruşturmaları yürüten Yurt Atayün'ün susturulmaya çalışıldığını söyledi. 
 
Atayün hakkında havuz medyası tarafından karalama taktikleri ve operasyonel haberle yapıldığına dikkat çeken Atayün ailesi, "Yurt Atayün'ün konuşması istenmiyor. Bunun için de hayatına kast edebilirler" ifadelerini kullandı. 
 
Rotahaber'in görüştüğü Atayün ailesi bireyleri, Atayün'ün bir şekilde susturulmak istendiğini ve bunun sorumluluğunun da Gülen cemaatine yıkılmaya çalışıldığını açıkladı.
 
Atayün ailesi, 2011 yılında Silivri cezaevinde 'kalp krizi geçirdi' denilerek öldürülen eski MİT'çi Kaşif Kozinoğlu'nun şaibeli ölümünü hatırlatarak, "Yurt müdürün akıbetinin de böyle olmasından korkuyoruz. Yurt'un herhangi bir kalp sorunu olmadığına dair doktor raporu ve kan tahlilleri elimizde" dedi. 


Atayün ailesinden yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
 
YURT ATAYÜN ÇOK ŞEY BİLİYOR
 
"Yurt Atayün Ergenekon'u, Balyoz'u, PKK/KCK'yı, 7 Şubat'ı, Özal dosyasını, Zirve'yi, Selam-Tevhid'i biliyor. Bunların üstüne başka şeyler de biliyor. Ergenekon'un gizli tanıklarının listesinin kimler tarafından nerelere servis edildiğini biliyor. Bunların hepsini de başta Sayın Başbakan olmak üzere bir çok kişiyle paylaştı. Onların çizdiği perspektifte operasyonları yaptılar. Yürütmenin başı olarak her türlü destek verildi. Yurt müdür bunları biliyor. Belgeleriyle ve ispatıyla biliyor."
 
YURT ATAYÜN'ÜN HAYATINDAN ENDİŞELİYİZ ÇÜNKÜ...
 
"Hayatından endişeliyiz çünkü ısrarla Yurt Atayün konuşturulmamaya çalışılıyor. Bu insanlara bir sürü suçlama yapılıyor. Basına açıklama yapmak istiyorlar, "ihraç ederiz" tehdidiyle bu hakları ellerinden alınıyor. Müfettişlere açıklama yapmak istiyor. Müfettişler ifadelerini yazmıyorlar. Tek bir çareniz kalıyor. Mahkemeye yargıya konuşmak. Sekiz aydır bu insanlar yargıya konuşmak için bekliyorlar.
 
22 Temmuz operasyonu önceden sızdırılıyor. Bu sızdırmayı bilerek operasyonu planlayanlar gerçekleştiriyor. Amaç ise o polislerin kaçmasını sağlamak. Yüzde 90 kaçarlar diye bekledi. Ama hiçbiri kaçmadı bu insanların. Bunlar aylardır zorunlu olmadıkça evde bulunmaya çalışıyorlar, belki gelir alırlar, evde bulamazlarsa kaçtı sanmasınlar diye. Evdeyiz dediler, Kahve sıcak, çay var gelin dediler. Bu polisler tehdit edildiler. 'Sizi içeri aldık mı şunları yapacağız' diye tehditler gelmesine rağmen hiçbiri kaçmadı."
 
POLİSLER KONUŞMAK İSTEDİ
 
"Bunun anlamı 'ben konuşmak istiyorum' demektir. Yurt Atayün ifade vermek için gittiğinde ilaçlarını bile götürmedi. Bahane edilmesin diye... Astımı var, ilaç verilmedi, nemli bir hücreye, tuvaletin yanına konuldu, üzerine sigara dumanları üflendi. Yaz ortasında kalorifer açıldı, lambalar açık bırakıldı. 54 saat hiçbir şey sorulmuyor. Yurt Atayün içerden haber yolluyor, gözaltı sürem doluyor, gelin artık sorgulayın, ifademi alın diyor. İfade nihayet başlıyor ama ifadenin ortasında kesiliyor. Lüzumsuz alakasız sorular soruluyor. Sonra da 'süre bitti ifadeyi kesiyoruz' diyorlar." 
 
DOSYAYI SAHİPLENECEK HAKİM BULMAKTA ZORLANDILAR
 
"Habertürk gazetesi bir haber yaptı. 'Başbakan ile ilgili soruları duyunca fenalaştı' diye. Büsbütün yalan bir haber. Yurt Atayün'ün ifadesi süre bittiği gerekçesiyle kesildi. Sonra adliyeye doktor raporu için sevkediliyor. Orada doktora bronşiyal astım hastası olduğunu ve ilaç alması gerektiğini söyleyince Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi'ne sevkediyorlar. Oradan Yurt Atayün, bizleri telefonla arıyor, 'ben sadece ilaç alıyorum, hastaneye yatmayacağım, geri gelip konuşacağım.' diyor. Doktora da 'sakın beni hastaneye yatırma, gidip ifade vereceğim' diyor.
 


Savcı ifadesini almıyor. Hakime sevkediyor. Hiçbir hakim dosyayı kabul etmek istemiyor. Altı hakimden dosyayı alan öbürüne gönderiyor. Gündüz en son bir hakim buldular, İslam Çiçek dosyayı kabul ediyor. Hakim bey diyor ki, 'Hiçbir avukat ifadeye girmeyecek. Kamera ve ses kaydı yapılmayacak. Hiç kimse dosyayı incelemeyecek, belgelere bakmayacak. Delilleri göstermeyeceğim. Benim sorduğuma cevap vereceksiniz. Açıklama ve ekleme de olmayacak. Sizin dediklerinizi de ben yazdıracağım. Siz yazdırmayacaksınız. Daha sonra da zabtı size vermeyeceğim, ben de kalacak' diyor. 
 
Biz bu durumu twitter'dan duyurunca, direnemediler, avukat almayı kabul ettiler. Ama bu sefer bizim avukatları değil kendi çağırdığı avukatları, yani baro avukatlarını istedi. Tesadüfe bakın ki bu avukatlardan biri KCK'nın diğeri Ergenekon'un avukatı çıktı!"
 
HAKİM NEDEN 'PAŞA GÖNLÜM ÖYLE İSTİYOR' DEDİ?
 
"Avukatları kabul etmezseniz, 'susma hakkımızı rızaen kullanıyoruz' diye tutanak imzalatmak istediler. İmzalamayız diye diretildi. Memurlar imzalayacak olmuş, Yurt müdür ve arkadaşları o evrakı ellerinden almışlar. Bize fotoğrafı geldi Twitter'dan duyurduk. Böyle olunca gece ifade işi kilitlendi.
 
Saat 22-23 sularında üç tane avukat getirdiler. İfadeler alınmaya başlanacak. Fakat avukatların farklı olduğunu görünce haklı olarak, 'biz bu avukatları reddediyoruz' diyorlar. Hakim de buna karşılık 'ben de sizi reddettim' diyor. 'Paşa gönlüm bilir' hadisesi de orada yaşanıyor. Hakim'e 'bu yaptıklarınız için yasal bir dayanak yok, ama siz hakimsiniz, alın kararı, biz de kararınıza boyun eğeriz' deniliyor. 'Hayır yazmayacağım' diyor.
 
Peki bunu neye göre yapıyorsunuz diye sorulunca da, 'Paşa gönlüm öyle istiyor' diye yanıtlıyor. En son avukatlar 'biz bu davadan çekiliyoruz' dediler. O gece de öyle geçiyor"
 
TEVHİD ÖRGÜTÜ ÜYESİ BAKANDAN BAHSETTİRMEDİLER
 
"Sabah saatlerinde Yurt Atayün bizi aradı. İfadeye giriyoruz dedi. Avukatlar kabul ediliyor ama kamera ve ses kaydı yine yapılmıyor. Yurt müdür ifade vermeye başlayınca hakim, "o konuya girme, Selam-Tevhid'ten bahsetme, bakanlar kurulundan bahsetme, bakanlar kurulu üyesi olup da Tevhid örgütüne üye olanlardan bahsetme, yapılan toplantılardan bahsetme" diye müdahale ediyor.
 
Yurt müdür de isyan ediyor tabi. Eğer bunlardan bahsetmeyeceksek bizi neden çağırdınız buraya diye itiraz ediyor. Söyleyebildiği kadarını söylüyor ama bir çoğu yazdırtılmıyor ifadeye. En son yarım saat ara veriyorlar ve bir saatin kaldı deniliyor.
 
Arka tarafta hakim Terör Müdürü Mustafa Çalışkan ve İstihbarattan sorumlu Müdür Yardımcısı Lütfü ile konuşuyor. Hakim bu görüşmeden sonra 17 kişinin ifadesini almadan karar vereceğim rezaletini açıklıyor. Ömer Köse de ifadesi alınmayanlar arasında. Çünkü Ömer, önceden Yurt müdürün yardımcısıydı ve Selam-Tevhid ile ilgili çok kritik bilgiler biliyordu."
 
YALAN HABERLER İLE KUMPAS HAZIRLANIYOR OLABİLİR
 
"İnsanları konuşturtmamak için bu kadar uğraş sarfedildi. Bu ciddi bir soru işareti doğuruyor. Israrla 'sus' deniliyor. Arkadaşlarımız da ısrarla konuşacağım diyor. MİT'le irtibatlı olduğu bilinen bir internet sitesi 'Yurt Atayün itirafçı olmak istiyor. Gülen cemaati onu ve ailesini tehdit ediyor' diye yalan bir haber servis etti. Bunun üzerine Yurt ile konuştuk, twitterdan uzun bir açıklama yaptık. Onu yazınca bu iddialar biraz kesildi. Ancak Takvim gazetesi bunu manşet yaptı ve sosyal medyada troll denen  hesaplar yoğun bir şekilde bu söylentiyi yaymaya başladı.
 
Bu tür girişimler başlayınca biz Atayün ailesi olarak iyice endişelenmeye başladık. Çünkü aynı kaynaklar, "Yurt Atayün intihar edecek" diye de haberler yaymaya başladılar. O yüzden 'kelepçelendiği' bile iddia edildi. 'Cemaat onu öldürecek' dediler. Burada amaç hem cemaati terör örgütü gibi göstermek hem de Yurt Atayün'ü susturmak idi."
 
EFKAN ALA'NIN TALİMATIYLA METRİS'E GÖNDERİLDİ
 
"Yurt Atayün ve arkadaşları normalde gitmemeleri gereken Metris Cezaevi'ne konuldu. Bu kararın da İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın bizzat talimatıyla alındığı iddia edildi. DHKP-C'liler gibi bir sürü teröristin olduğu yere yıllarca terörle mücadele etmiş polisleri koyarsanız, resmen alın öldürün demektir. Başka bir açıklaması yok bu işin. Normalde Paşakapısı cezaevinde memur koğuşuna gitmeleri gerekiyordu. Ayrıca tek kişilik hücreye değil de 5-6 kişilik koğuşa koyuyorlar. Biz Atayün ailesi olarak koruma altına alınması için savcılık müracaatı yapıyoruz."
 
YURT ATAYÜN İNTİHAR ETMEZ AMA ETTİRİLEBİLİR!
 
"Atayün ailesinin tamamı olarak Yurt Atayün'ün susturulmasından endişeliyiz. Can güvenliği için çağrıda bulundu. Böcek soktu, yemek dokundu, kalp krizi geçirdi gibi bahaneleri kabul etmiyoruz. Yurt Atayün'ün intihar etme ihtimali de yoktur. Ama intihar ettirilme ihtimali ne yazık ki mevcut. Yurt Atayün'ün herhangi bir kalp sorunu da yoktur. Yakın zamanda bir tezgah kurulabilir endişesiyle ailesi olarak biz kalp tetkiklerini de yaptırdık, kan tahlilleri de sağlık raporu da elimizdedir. Konuşturulmayacağına, susturulacağına dair ciddi endişe taşıyoruz. Öldürülmesinden korkuyoruz." 


banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ahsen kuzucu - 2 yıl önce
Haberlerin tamamina katiliyor ve doğru buluyorum.vaaaah güzel ülkem ne hallere düşürüldü. Uyanin eyyyyy ahali......