banner391
banner405

Yaşama azmi örnek oluyor

Alanya'da bulunan bir otelin Halkla İlişkiler biriminde çalışan ve doğuştan iki kolu olmayan Volkan Oğuz, seminerlerde anlattığı yaşam öyküsüyle insanlara yaşama azmi aşılıyor

Yaşama azmi örnek oluyor

banner404
DOĞUŞTAN iki kolu olmayan, yemek ve benzeri ihtiyaçlarını ayağıyla gideren 1.30 metre boyundaki Volkan Oğuz, seminerlerde anlattığı yaşam öyküsüyle, insanlara yaşama azmi ve sevinci aşılıyor. Gazipaşa’da Necati ve Ayşe Oğuz çiftinin ilk çocukları olarak dünyaya gelen 19 yaşındaki Oğuz, iki kolunun bulunmaması nedeniyle dezavantajlı başladığı hayatta, tüm olumsuzluklara rağmen yaşama sevincini kaybetmedi. Ayaklarıyla tuttuğu kalemle yazı yazan, ayaklarıyla çatal kaşık tutarak yemeğini yiyen ve eğitim hayatını devam ettiren Oğuz, aynı zamanda tiyatro oyunlarında oynayıp, kısa film de çekti. Oğuz, bir yandan Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Sağlık Kurumları İşletmeciliği'nde eğitimini sürdürürken, bir yandan da Alanya'da bulunan bir otelin halkla ilişkiler biriminde çalışıyor. Sadece engellilere değil, tüm insanlara örnek olan yaşam hikayesini Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Engin Üngören ile verdiği "Hayvanat Bahçesindeki Kutup Ayısı" isimli seminerlerle aktaran Oğuz "Teslim olmadım, mücadeleme devam ettim" sözüyle insanlara mücadele azmi vermeye çabalıyor. 
‘İĞRENÇ SÖZLERE MARUZ KALDIM’
Oğuz, doğumunun ardından ailesine neden kollarının bulunmadığı konusunda herhangi bir tıbbi açıklama yapılamadığını, kendisinin de bu durumu "Allah'ın takdiri" olarak gördüğünü söyledi. Okul hayatı boyunca babasının kendisi için özel olarak yaptırdığı sırada tek başına eğitim gördüğünü belirten Oğuz, kollarının olmaması nedeniyle ayaklarıyla yazı yazmayı öğrendiğini dile getirdi. Yağmurlu günlerde ıslanan ayakkabısını yazı yazmak için çıkardığında oluşan kokudan dolayı arkadaşlarının "Yine Volkan'ın ayağı kokuyor" şeklinde iğneleyici sözlere maruz kaldığını, bedensel engeli nedeniyle kendisinden korkan, konuşmak istemeyen öğrenci arkadaşları bulunduğunu anlatan Oğuz, "Yeri geldi ailemin, yeri geldi öğretmenlerimin desteğiyle, yeri geldi tek başıma engelleri aştım" dedi. 
‘YA TESLİM OLACAKSINIZ YA MÜCADELE EDECEKSİNİZ’
Engelliler için yapılan bir sınav sırasında tanıştığı Yrd. Doç. Dr. Engin Üngören'in teklifiyle seminer vermeye başladığını bildiren Oğuz, ilk seminerine ne anlatacağını, ne söyleyeceğini bilemeden çıktığını kaydetti. Oğuz, seminerlerde doğumundan bu zamana kadar geçen hayatının iyi ve kötü günlerini anlatarak insanlara katkı vermeye çalıştığını dile getirerek, şöyle devam etti: "İnsanların küçük şeyleri dert etmelerine gerek yok. Neden dert ediyorlar anlamıyorum. Belki onlara göre başka bir şey vardır ama dert etmesinler. Ben böyle mücadele ediyorsam, kafama takmıyorsam, insanlar beni dışlandığında aldırış etmiyorsam, yemek yerken bana bakanlara aldırış etmeden mücadele ediyorsam, kimsenin hiçbir şeyi dert etmesine gerek yok. Mücadele etsinler. Ya bu hayata teslim olacaksınız ya da mücadelenize devam edeceksiniz. Ben teslim olmadım, mücadeleme devam ettim. Sonuna kadar da devam edeceğim. Şimdi 19 yaşındayım. Bu yaşıma kadar kendim için mücadele ediyordum. Şimdi engelli kardeşlerim, ağabeylerim, ablalarım için mücadele edeceğim." 
‘ENGELLİ KARAKTERLERİ ENGELLİLER OYNASIN’
Bundan sonra ehliyet alarak kendi otomobilini sürmeyi hedeflediğini belirten Oğuz, ikinci hedefinin de iyi bir oyuncu olmak olduğunu söyledi. Oğuz, daha önce tiyatro oyunlarında yer aldığını, kısa film çektiğini kaydederek, "Türkiye'de çok güzel diziler var ama engelli rollerini engelliler değil de sağlam oyuncular oynuyor. Neden sağlamları oynatıyorlar? Ben de oyuncu olmak istiyorum. Neden o fırsatı bana vermiyorlar?" ifadelerini kullandı. 
‘VOLKAN HAYATI DOLU DOLU YAŞIYOR’
Anne Ayşe Oğuz da engelli olarak dünyaya gelen oğlunun oyuncaklarıyla oynarken ayaklarını kullandığını, zamanla ayaklarıyla yazı yazmayı ve yemek yemeyi öğrendiğini söyledi. Volkan'ın fiziksel engeline rağmen bugüne kadar hiç isyan etmediğinin, hep haline şükrettiğinin altını çizen Oğuz, "Oğlumla gurur duyuyorum. Hayatı dolu dolu yaşıyor. Kendisiyle barışık bir çocuk. Tek istediğim kendi ayakları üzerinde durması" dedi. 
‘DİNLEYENLERİN HAYATA BAKIŞI DEĞİŞTİ’
Yrd. Doç. Dr. Engin Üngören de bir sınav vesilesiyle tanıştığı Volkan'ın duruşunun kendisini çok etkilediğini vurguladı. Sınav çıkışında Volkan'ı bekleyerek onunla tanıştığını ve birlikte seminerler verme teklifinde bulunduğunu anlatan Üngören, şöyle konuştu: "Alanya'da ve Türkiye'nin farklı yerlerinde Volkan ile girişimcilik, liderlik, yaşama ve mücadele azmi üzerine birçok seminer verdik. Volkan'ın dinleyicilerin üzerinde çok büyük etkisi oldu. Yaşama azmi, yaşama tutunma isteği herkeste etki yaptı. Volkan'ı dinledikten sonra insanların hayata bakışının değiştiğini gördüm. Aynı şekilde benimki de değişti." Üngören, Volkan'ın hayat dolu oluşunda en büyük sebeplerinden birinin ailesinin çok ciddi anlamda destek vermesi olduğunu dile getirerek, onun gibi engelli çocukları bulunan ailelerin bu durumdan çekinmemeleri gerektiğini vurguladı. Ailelerden çocuklarının içindeki cevheri keşfetmelerini isteyen Üngören, "O zaman en büyük engelin fiziksel değil, zihinlerde yatan engel olduğunu görecekler. Volkan ile eğitim ve seminerlerde verdiğimiz mesaj da bu. Fiziksel engel aslında küçük bir engel. Asıl engel zihinlerde yatıyor" şeklinde konuştu.
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.