banner391
banner405

Vatandaşa 'Diyabet' uyarısı

Diyabetin ömür boyu süren bir hastalık olduğunu belirten ATSM, tedavinin temelini beslenmenin oluşturduğuna dikkat çekti

Vatandaşa 'Diyabet' uyarısı

banner404
ALANYA Toplum Sağlığı Merkezi (ATSM) '14 Kasım Dünya Diyabet Günü ile ilgili bir basın bildirisi yayınladı. ATSM'den yayınlanan bildiride "Diyabet pankreastan salgılanan ensülin hormonunun yetersizliği veya etkinliğinin az olması sonucu kandaki şeker miktarının yükselmesiyle ortaya çıkan ve ömür boyu süren metabolik bir hastalık. Diyabet tedavisinin temelini beslenme tedavisi oluşturuyor. Beslenme tedavisinin amacı kan şekerini normal seviyelerde tutmak ve diyabete bağlı gelişen kalp damar hastalıkları, hipertansiyon, böbrek ve göz sorunları, cilt yaraları ve enfeksiyon gibi ciddi sağlık sorunlarını ortadan kaldırmak. Kan şekerini normal seviyelerde tutmak için her gün aynı miktarda ve aynı saatlerde yemek yemek, öğün atlamamak, düzenli fiziksel aktivite yapmak ve ilaçları düzenli kullanmak gerekiyor. Diyabeti kontrol altına almanın ilk adımı onu öğrenmekten geçiyor.
'YAŞAM KALİTESİ ARTAR'
Beslenme tedavisini iyi bir şekilde uygulamak kan glikozunu normal düzeyde tutar. Kan yağlarının düzelmesini sağlar. Uygun vücut ağırlığı sağlar. Çocuklarda uygun büyüme ve gelişme sağlar. Diyabetin komplikasyonlarını önler, yaşam kalitesini ve süresini arttırır.
Şeker hastalığında besin çeşitliliği sağlanmalı. Vücudun ihtiyacını karşılaması için her besin grubundan (süt et, tahıl, sebze ve meyve grubu) yeterli miktarda alınmalı. Bunun için de çeşitli besinler yenmeli.
'YİYECEKLER DOĞRU ALINMALI'   
Günde en az 3 ana 3 ara öğün beslenilmeli. Yemeklerin miktarı ve cinsinden daha da önemli olan tüketildiği zaman. Özellikle 3 ana 3 ara öğünde beslenen diyabetlinin yiyeceklerini de doğru alması ani şeker düşmesi ve şeker yükselmesini önler.
'İDEAL AĞIRLIK KORUNMALI'
İdeal vücut ağırlığı korunmalı. Şişman kişilerde aşırı kiloya bağlı olarak ensülinin etkisi azalıyor ve kilo artışıyla daha belirgin hale geliyor. İdeal kiloya gelindiğinde ensülin yeterli hale gelir.
'KIZARTMA YAPILMAMALI'   
Besinler doğru şekilde hazırlanmalı, pişirilmeli ve saklanmalı. Yemeklerde kızartma değil, fırında ızgarada veya haşlama pişirme yöntemleri kullanılmalı.
'POSA MİKTARINI ARTTIRIN'  
Ekmek ve diğer tahıllar yeterli miktarda tüketilmeli. Posa tüketimi arttırılmalı. Posa kan şekerini yavaş yükseltir. Bağırsak çalışmalarını düzenleyerek kabızlığı önler. Toklu hissi verir ve böylece kilo kontrolü sağlar. Kanda yağların yükselmesini önler ve kanser yapıcı maddelerin atılmasına yardımcı olur. Diyette posayı
arttırmak için, beyaz ekmek yerine tam buğday, tam tahıllı, kepekli ekmek gibi posalı ekmekler tüketerek, pirinç yerine bulgur ve makarna, meyve suyu yerine taze meyve, bol salata ve sebze tüketmek, kabuklu yenilebilen meyveleri kabuklu tüketerek, bol kuru baklagiller tüketerek diyetteki posa miktarını arttırabilirsiniz.
'ŞEKER VE TUZDAN UZAK DURUN' 
Şeker tüketimi azaltılmalı. Şeker, bal, reçel, çikolata, şekerlemeler, meşrubatlar, hazır meyve suları gibi basit karbonhidratlar kan şekerini hızlı yükselttiği için tüketilmemeli. Tuz tüketimi de azaltılmalı. Tuz içeriği yüksek olan turşu, konserve, salamuralar, hazır çorba gibi hazır gıdalardan uzak durulmalı.
'YEMEĞE AYRICA YAĞ EKLEMEYİN'  
Doymuş yağ tüketimi azaltılmalı. Besinlerle alınan fazla yağ ve kolesterol şişmanlığa ve kalp-damar hastalıklarına neden olabileceğinden sınırlanmalı. Bunun için etli, tavuklu yemeklere ayrıca yağ eklenmemeli, kırmızı et yerine tavuk, balık, hindi eti tercih edilmeli. Haftada 1-2 defa kuru baklagiller tüketilmeli, sakatatlar, salam, sosis, sucuk gibi yağlı etler tüketilmemeli. Kızartmalar, hamur işleri diyetten çıkarılmalı.
'SU İÇİN VE SPOR YAPIN'  
Su ve diğer sıvılar yeterli miktarda tüketilmeli. Günde 2-2,5 litre su tüketilmeli. Süt, yoğurt, peynir gibi kalsiyum içeriği yüksek besinler tüketilmeli. Alkol ve sigara kesinlikle kullanılmamalı. Alkolün kan şekerinde düzensizliklere neden olduğu unutulmamalı.
Tatlandırıcıların cinsine göre günlük kullanılabileceği miktarlarının farklı olduğu unutulmamalı ve buna göre kullanılmalı. Düzenli fiziksel aktivite yapılmalı. Yürüyüş, bisiklete binme, yüzme gibi aktivitelerle hareketin arttırılması gerekli. Fiziksel aktivite mutlaka bir ana öğünden 1-2 saat sonra ve 30-60 dakika süreyle yapılmalı" dendi. 
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.