banner391
banner405

Türkiye’nin gözü bu çocukta

Ailesinin kök hücre tedavisi olabilmesi için başlattığı hukuk mücadelesiyle bu şansı yakalayan Duchennemusküler distrofi hastası Mustafa Aydoğan(17)’ın sağlığındaki düzelmeler hem bilim dünyası hem de diğer kas hastalarında hem heyecan yarattı hem de ümit verdi

Türkiye’nin gözü bu çocukta

banner404

RECEP Tayyip Erdoğan’ın Bakanlığı’na verdiği talimatla tedaviyi üstlenen Acıbadem Labcell Hücre Laboratuvarı ve Kordon Kanı Bankası Mesul Müdürü Prof. Dr. Ercüment Ovalı, ilk sonuçları Kartepe’de 22-23 Mart tarihlerinde düzenlenen Birinci Uluslararası Kök Hücre ve Hücresel Tedaviler Kongresi’nde paylaştı.

Prof. Dr. Ovalı, kök hücreleri özel koşullarda plasentadan ürettiklerini söyledi. Kök hücreler 4 seferde, 3’ü kalbin içinde, 1’i vücudunda, 86 noktadan enjeksiyonla uygulandı. Prof. Dr. Ovalı, ilk sonuçların hayal ettiklerinin ötesine geçtiğini söyledi. Ovalı, hastanın kolunu ve ayak parmaklarını oynatabildiği, solunumunun iyileştiği gözlediklerini anlattı.

MUSTAFA’YI BULDUK

Prof. Dr. Ovalı’nın ilk kök hücre naklini yaptığı Mustafa Aydoğan ve ailesinin verdiği hukuksal mücadele Hürriyet Cumartesi ekinde 04 Ağustos 2012’de haber olmuştu. Annesi Gülnur Aydoğan bir yandan hukuk mücadelesi verirken diğer yandan ulaşabildiği herkesten destek istemişti. Aydoğan’ın sesini duyan başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı üzerine Sağlık Bakanlığı mahkemelerin aile lehine verdiği kararlara itirazlarına rağmen Mustafa, Acıbadem Maslak Hastanesi’ne yönlendirilmişti. Anne Gülnur Aydoğan, kök hücre tedavisinin sonuçlarını kendilerinin de gözlediklerini belirterek,

"Solunumu tedavi öncesine göre çok daha iyi. Halen solunum cihazına bağlıyı. Ama doktorları solunum makinesinden ayrılacak duruma geldiğini, ancak 5 yıldır solunum makinesine bağlı olması nedeniyle akciğerlerinin tembelleştiğini söylüyor. Kendi başına, makineye bağlanmadan 10-20 dakika soluk alabiliyor. Kendi kendine nefes alabilmesi için çok yoğun solunum egzersizine ihtiyacı var. Çanakkale koşullarında bu tedaviyi sağlamakta zorlanıyoruz. İzmir’den bir fizyoterapist geldi ve 6 ay çalıştırdı ama artık geri döndü. Yatarak tedavi görebileceği bir fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezine ihtiyacımız var” dedi.

Aydoğan, Mustafa’nın bağışıklık sisteminin de her zamankinden daha güçlü olduğunu belirterek, “Hem eşim hem de ben çok ağır mevsim gribi geçirdik. Ancak Mustafa’ya bulaşmadı bile. Ayrıca 1-2 haftada bir akciğerlerindeki tıkaçlardan kaynaklanan solunum sıkıntıları oluyordu. Bunları atmak için akciğeri yıkamak gerekiyordu. Kök hücre tedavisinden sonra tıkaçlar gelişmedi. Kas kuvvetinde de artışlar oldu. Daha ilk seansta hastanede daha önce basamadığı hemşire çağırma düğmesine basabildi” dedi.
Tedavideki olumlu etkilerin Mustafa’nın psikolojisini de etkilediğini belirten Aydoğan, “Hayal dünyası bile değişti. Tüm bunların yanı sıra en azından ilerleyici olan hastalığı durdu diye bilirim. Mustafa’yla sinemaya, konsere gidiyoruz. Hayattan koparmıyorum” dedi.
Aydoğan Mustafa’nın tedavisine Eylül’de söylenmeyen bir nedenle ara verildiğini söyledi. Aydoğan, “Her şey bu kadar iyi giderken ne oldu da yarım kaldı bizde anlamaya çalışıyoruz” dedi.

KAS HASTALARI MUSTAFA’NIN DAVASININ SONUÇLARINI BEKLİYOR

Öte yandan Aydoğan ailesinin Mustafa’ya kök hücre tedavisi yapılma için açtığı ve kazandığı davaya Sağlık Bakanlığı itiraz etmişti. Ancak aile bu kez Ankara 1’inci İdare Mahkemesi’ne Mustafa’ya kök hücre talebinin reddi işleminin iptali için dava açtı. Mahkeme yine Aydoğan ailesi lehine karar verdi. Bakanlık bir kez daha itiraz etti. Davanın halen Danıştay’da olduğunu söyleyen ailenin avukatı Sunay Akyıldız, “Aslında bu tedavinin kapısını hukuk açtı. Danıştay’dan gelecek kararı merakla bekliyoruz. Dava Ekim 2012’den beri Danıştay’da. Biz evrensel, temel insan hakkı olan tedavi olmayı savunuyoruz. Adalete güveniyoruz” dedi.

 


Kaynak: Hürriyet
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.