banner391
banner405

Türk baba 2 yaşında evladı için direniyor

Türkiye'den tedavi için Almanya'ya getirilen ancak doktorların beyninde hasar oluştuğu gerekçesiyle kalp nakli yapmadığı 21 aylık Muhammet'in babası Yavuz Dönmez, hastane bahçesine oturma eylemi yaparak doktorları ikna etmeye çalışıyor - Baba Dönmez: "Kalp nakli yapılması durumunda çocuğum engelli de olsa yaşamaya devam edecek

 Türk baba 2 yaşında evladı için direniyor

banner404

 

Türkiye'den tedavi için Almanya'ya getirilen ancak doktorların beyninde hasar oluştuğu gerekçesiyle kalp nakli yapmadığı 21 aylık Muhammet'in babası Yavuz Dönmez, hastane bahçesine oturma eylemi yaparak doktorları ikna etmeye çalışıyor - Baba Dönmez: "Kalp nakli yapılması durumunda çocuğum engelli de olsa yaşamaya devam edecek. Bu durumu biz kabul ediyoruz ancak doktorlar etik kararlar sebebiyle nakil yapmaya yanaşmıyor" - Anne Şennur Dönmez: "Ben engelli de olsa oğlumun yaşamasını istiyorum. Ona bir şans daha verilmesini istiyorum" Giessen Üniversitesi Hastanesi: "Giessen'de tedavi edilen diğer olgularda olduğu gibi kesin bir şekilde Nakil Kanunu'na ve kalp hastalarının bekleme listesine alınmasına ilişkin Federal Hekimler Odası'nın yönetmeliklerine riayet edilmektedir"
0Sitene Ekle
Almanya'da Türk baba, 21 aylık evladı için direniyor
Türkiye'de toplanan  yardımlarla tedavi için Almanya'ya getirilen ancak doktorların beyninde hasar  oluştuğu gerekçesiyle kalp nakli yapmadığı 21 aylık Muhammet'in babası Yavuz  Dönmez, Hastane bahçesine oturma eylemi yaparak çocuğun bağlı olduğu cihazın  fişinin çekilmesini isteyen doktorlara direniyor. Doğuştan kalp kası bozukluğu olan 21 aylık Muhammet, Türkiye'de  toplanan yardımlar sayesinde aile tarafından 4 ay önce Almanya'nın Hessen Eyaleti  Giessen şehrindeki Giessen Üniversitesi Hastanesine (UKGM) getirildi. Buradaki Kalp Hastalıkları Bölümü'nde tedavi altına alınan 21 aylık  Muhammet Eren Dönmez'i muayene eden doktorlar, Yavuz ve Şennur Dönmez'e çocuğun  beyninde hasar oluştuğu gerekçesiyle naklin yapılamayacağını söyledi.

Uğraşlarına rağmen doktorları ikna edemeyen baba Dönmez, bir süre önce  hastane bahçesinde oturma eylemi başlattı. Almanya'nın farklı illerinden gelen  Türk vatandaşları da Yavuz Dönmez'i oturma eyleminde yalnız bırakmıyorlar. Dönmez, doğuştan kalbinde rahatsızlığı bulunan çocuğunu  31 Mart'ta İstanbul'dan Almanya'ya getirdiklerini söyledi. Türkiye'de doktorların çocuğunun 2 haftalık ömrü kaldığını söylemesi  üzerine sosyal medyayı kullanarak insanlardan yardım istemeye başladıklarını  anlatan Dönmez, "Twitter'da bize büyük destek verildi. Daha sonra medya ve  sanatçılar destekte bulunmaya başladı. Sonra özel bir televizyon kanalında bir  sanatçımız sahip çıktı, çok tanındık. Allah razı olsun, bize el uzattı.  Televizyon ekranından hemen bir kampanya başlatıldı ve çocuğun adına 10-15 gün  içinde 1,5 milyon liradan fazla para toplandı" diye konuştu. Yaptıkları araştırmanın ardından ise Almanya'daki hastaneye  geldiklerini anlatan Dönmez, başlangıçta masrafın 200 bin avro civarında  olacağının belirtildiğini, daha sonra rakamın 400 bin avroya çıktığını anlattı. Hastane yetkililerinin parayı transfer etmeden tedaviye başlamayı  kabul etmediklerinin dile getiren baba Dönmez, "Bakın çocuk çok kötü durumda.  Uçak hazır, para hazır, biz gelelim parayı öyle transfer edelim' dedik. 'Yok önce  parayı transfer edeceksiniz sonra geleceksiniz biz size kağıt göndereceğiz'  dediler. Tabi beklemek zorunda kaldık. Beklerken de çocuğun kalbi durdu. Çocuğun  kalbi durunca iletişime geçtik 'Onlar da gelin' dedi. Ertesi gün ambulans uçakla  geldik buraya" ifadelerini kullandı.

 - "Ne yaptıysam doktorları ikna edemedim"
Yapılan kontrollerde doktorların çocuğun beyninde oluştuğunu, bu  nedenle kalp nakli yapamayacaklarını söylediklerini aktaran Dönmez, sözlerini  şöyle sürdürdü: "Gelir gelmez doktorların sordukları ilk şey kalp durmasına bağlı  kalbinde herhangi bir hasar oluşup oluşmadığıydı. 31 Mart'ta doktorlar, 'Bu  çocuğun beyninde herhangi bir hasar yok, kalp nakli için hazır.' Çok sevindik, 2  gün geçti aradan çocuğu yapay kalbe bağladılar. Çünkü kalp fonksiyonları iyice  bitmişti. Tabii biz sabırla kalp nakli listesine girmeyi bekliyoruz. Aradan 1 ay  geçti ve son kontrollerin ardından 'Çocuğun beyninde hasar görünüyor' denildi.  Daha önce hiçbir şey olmadığını söylediklerini hatırlattık. Ancak onlar 'Çocuğun  beyninin yüzde 20'lik kısmı hasar görmüş dolayısıyla kalp nakli yapmayacağız'  dediler. Ne yaptıysam doktorları ikna edemedim. Kalp nakli yapılması durumunda  çocuğum engelli de olsa yaşamaya devam edecek. Bu durumu biz kabul ediyoruz ancak  doktorlar etik kararlar sebebiyle nakil yapmaya yanaşmıyor."
 - "Avrupa'da gülen bir çocuğun ölümünü bekliyoruz"
Doktorların yarısının onay vermesi durumunda naklin  gerçekleşebileceğini anlatan Dönmez, sözlerini şöyle sürdürdü: "Benim çocuğum engelli dahi olsa yaşamaya hakkı var. Çünkü benim  çocuğum gözlerimin içine bakıp gülüyor. Elini kolunu oynatmak için mücadele  veriyor, nefes alıyor yetmez mi? Nefes alan bir canlıyı ölüme terk etmek kimin  haddine? Bu konuyla ilgili son karar mercinin bizim olmamamız gerektiğini  düşünüyorum. Benim çocuğum yapay kalple yaşamaya devam ettiği sürece çok kısa  sürede ölecek. Yani 1 ay, belki 2 ay sonra ölecek. Bu çocuğun yaşaması için tek  çare var o da kalp nakli. Ancak kalp nakli için listeye bile alınmadık. Avrupa'da  gülen bir çocuğun ölümünü bekliyoruz. Hani medeniyetin beşiği diyorlar ya ben  inanmıyorum."

 

    -"Doktorlar bize fişini çekin ya da yapay kalpten çıkarın diyorlar" Göz yaşlarına hakim olamayan anne Şennur Dönmez ise "İçeri giriyorum  oğlum parmaklarımı tutuyor. Gözüme bakıyor ve sanki, 'Anne-baba yaşatın beni'  diyor.' Dayanamıyorum" dedi. Doktorların kendilerine bebeği yapay kalpten çıkarmayı ve cihazın  fişini çekmeyi teklif ettiğini anlatan Dönmez, bu teklifi asla kabul etmeyeceğini  dile getirdi. Çocuğunun özürlü de olsa yaşamasını istediğini ve yapay kalpten  çıkarılması durumunda bebeğinin hayatını kaybetmesini bekleyeceklerini ifade eden  Dönmez, "Doktorlar, nakil yapmayacaklarını ve tedaviyi sonlandıracaklarını  söylediler. Anne-baba olarak biz buna müsaade etmedik. Çocuğum o süreçte buna  sabretti 'Ben yaşıyorum' dedi. Çocuğum solunum cihazından çıktı gülmeye başladı,  yemek yemeye başladı. Gözlerimizin içine baka baka gülmeye başladı. Ancak bize  nefes almaz, gülmez, demişlerdi. Onların söylediği birçok şeyi çocuğum çürüttü"  sözlerini kaydetti.

 

    - "Ben engelli de olsa oğlumun yaşamasını istiyorum"

 

    Çocuğunda görülen iyileşme belirtileri üzerine doktorlardan son bir  değerlendirme talep ettiklerini ancak bunun reddedildiğini ifade eden Dönmez,  sözlerini şöyle tamamladı:

 

    "Ben buradan tüm annelere sesleniyorum. Bana 10 gündür hep özürlü  anneleri geliyor. 'Benim çocuğum engelli ancak evimizin kaynağı diyorlar'. Bana  destek için bir sürü anne geldi. Ben engelli de olsa oğlumun yaşamasını  istiyorum. Ona bir şans daha verilmesini istiyorum çünkü o nefes alıyor, yaşamak  istiyor. Bizi duyan, gören herkese seslenmek istiyorum, oğlum yaşamak istiyor.  Bize yardım edin. Çaresiz kaldık"

 - Hastaneden açıklama yapıldı. Giessen Üniversitesi Hastanesinden yapılan yazılı açıklamada ise  hastanenin Muhammet Eren'in hayatını kurtarmak için tüm önlemleri aldığı ve  çocuğun hastaneye getirildikten sonra yapay kalbe bağlandığı belirtildi. Daha sonra yapılan incelemelerde Muhammet'in beyninde hasar tespit  edildiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "Klinik, görüntüleme ve özel beyin incelemeleri ile belgelenen beyin  hasarı, uzmanlar tarafından değerlendirilmiştir. Kapsamlı incelemeler  çerçevesinde ayrıca muhtemelen iskelet kaslarının katılımı ile ailesel bir kalp  kası zayıflığı şüphesi açığa çıkmıştır. Giessen'de tedavi edilen diğer olgularda  olduğu gibi kesin bir şekilde Nakil Kanunu'na ve kalp hastalarının bekleme  listesine alınmasına ilişkin Federal Hekimler Odası'nın yönetmeliklerine riayet  edilmektedir." Çocuğun kalp nakli listesinden çıkarılmasının anne-baba tarafından  kabul edilmediğini bildirilen açıklamada, "Tedavi eden doktorların görüşüne göre  ve ayrıca görüşü alınan harici merkezlerden bağımsız kalp uzmanlarının görüşüne  göre, aileyi vazgeçirme stratejisi tek tedavi seçeneğidir" denildi. Anne-babanın çocuğun durumundan dolayı endişe etmesinin gayet normal  karşılandığını ancak sosyal medyada yer alan ifadelerden dolayı endişe duyulduğu  belirtilen açıklamada, şunlar belirtildi: "Hessen Çocuk Kalp Merkezi ekibinin özellikle çok ağır hasta  çocuklarla ilgilendiği ve yurt dışındaki kliniklere de yardım ve destek sunduğu  dünya çapında bilinmektedir. Bu şekilde geçmişteki 20 yıl içinde Türkiye'den ve  diğer kriz bölgelerinden de gelen pek çok çocuk seve seve tedavi edilmiştir."
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.