banner391
banner405

'Tüm Dünyaya Uygur yalanı pompalanıyor'

Vatan Partisi haftalık üye toplantısını gerçekleştirdi. Ülke ve Alanya’da yaşanan sorunların değerlendirildiği toplantıda bu hafta ülkemizde yaratılmaya çalışılan Çin düşmanlığı üzerinde duruldu

'Tüm Dünyaya Uygur yalanı pompalanıyor'

banner404
TOPLANTI sonrası konuyla ilgili açıklama yapan Vatan Partisi İlçe Başkanı Hasan Faruk Kurtoğlu, bölgemizde yaşanan turizm krizine en büyük alternatif çözüm olan Çin pazarına açılma konusunda çarpıcı açıklamalarda bulundu.
OLMAYAN DURUMLAR İÇİN DÜŞMANLIK YARATILIYOR
Kurtoğlu, "Alanya’da önümüzdeki iki, üç yılı etkileyecek bir kriz dönemine girilmiştir. Çevresel ve yönetimsel hataların yanı sıra aslında hiç yaşanmayan olaylar üzerinden gidilerek bölgemizin bu zor dönemlerinde çözüm kapısı olan Çin ile de düşmanlık körüklenmektedir. Kültür turizmi açısından bölgemize milyonlarca Çinli turistin gelmesi sağlanacakken, manasız, asılsız beyan ve ilanlarla neye hizmet edilmektedir, anlamakta güçlük çekiyoruz. Sorumlu yönetim anlayışlarına sığmayan beyan ve ilan veren bölge yöneticilerimizi sorumlu davranmaya davet ediyoruz" dedi.
'UYGURLAR ZOR DURUMDA'
Kurtoğlu, açıklamasına şöyle devam etti: "Vatan Partisi olarak Uygur gerçeklerini sizlerle paylaşıyoruz. Genel merkez yöneticilerimizin bölgede yaptığı incelemelerin sonuçlarını sizlerle paylaşıyoruz.
UYGUR GERÇEKLERİ
ABD tarafından pazarlanan Uygur yalanları her yanı kapladı. Sizlere bu bilgileri maddeler halinde aktarmaya çalışacağız.
1- Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde cami sayısı son 30 yılda 10 kat artarak 24.330'a; din görevlisi sayısı 3 binden 28 bine yükseldi.
2- Türkiye'de her 920 Müslümana 1 cami düşerken, Sincan Uygur'da her 500 Müslümana 1 cami düşüyor.
3- Bölge yönetimi 2001 yılından bu yana çok sayıda kişiyi Mısır ve Pakistan'daki İslami enstitülere gönderdi.
4- Uygurca ve bölgede konuşulan diğer dillerde (Kazakça gibi) 1 milyonun üzerinde dini eser nüshası basıldı.
5- 2012 yılından bu yana Uygurlara ve diğer 9 Müslüman etnik guruba 3 gün, diğer (Müslüman olmayan) etnik guruplara 1 gün resmi Ramazan ve Kurban Bayramı tatili uygulaması başladı.
6- Bölge yönetimi, "Helal Gıda Yönetmeliği" çıkardı. Uçaklarda, yemeklerin helal olduğu anonsu yapılıyor. Fakat bazı yasaklar da var. "Sincan Medenileşme Ofisi", afiş ve bildirilerle şu uyarıları yapıyor: Resmi nikah yapmadan dini nikah yapılamaz. Dinî yöntemle boşanma yapılamaz. Yasa dışı Kur'an kursu açılamaz. Düğün, cenaze gibi törenlerde dinî tebliğ yapılamaz. Ayrıca şunların da suç kapsamında olduğu uyarısı yapılıyor:
Aşırı dinci ideolojileri yayarak olağan dini faaliyetlere zarar vermek. Yabancı kaynaklı radikal dinî eğilimleri yurt içine taşımak laik bir ülkede bu yasakların olması doğal.
Sincan Uygur Bölgesi'ndeki Urumçi ve Kaşgar'a iddiaları araştırmak için giden Anadolu Ajansı ekibi, "Oruç yasağına ilişkin herhangi bir bildiri ya da afişin görülmediğini" yazdı.
Sincan Halk Radyosu 5 dilde (Uygurca, Kazakça, Moğolca, Kırgızca ve Tacikçe) , televizyon ise 4 dilde yayın yapıyor. "Uygurlara dillerini konuşturmuyorlar" yalanını bölgeyi gezenler yutmuyor. Hatta Türkiye'deki Uygurlar için bile yayın yapılıyor. Yön Radyo ile anlaşma yapan Sincan Halk radyosu, Türkiye'de her gün22:00 - 23:00 arası Uygurca yayın yapıyor.
Gelelim "Uygur kadınlar Çin yönetimi öldürmesin diye gizli doğum yapıyor" yalanına. Çinlilere 1 çocuktan fazlası yasak. Ancak Uygurlar ve diğer azınlık etnik guruplar (Kazaklar gibi) istedikleri kadar çocuk sahibi olabiliyorlar. Uygurlara ve diğer Müslüman azınlıklara tek çocuk yasası uygulanmıyor. 1949 yılında 3.600.000 olan Uygur nüfusu, bu yüzden 2010 yılında 10.700.000'e ulaşabildi. Bugün 13 milyon tahmin ediliyor.
Bu yalanları yayan "Dünya Uygur Kurultayı" Başkanı Rabia Kadir'in 11 çocuğu var. "Uygurlar eziliyor" diye yaygara koparan bu kadın, Forbes Dergisi'nin yazdığına göre, Çin'in (Uygur bölgesinin değil, tüm Çin'in) en zengin 10 kişisinden biri idi. Olumlu ayrımcılık politikası, üniversite giriş sınavlarında da uygulanıyor. Uygur öğrenciye artı puan veriliyor. Yani eğer bir Çinli ile bir Uygur aynı puanı almış ise, okula Uygur alınıyor.
Ulusal gelirde de Sincan Uygur bölgesi, ülkenin geri kalanını açık ara sollamış durumda. 1995 yılında 1 milyar 200 milyon Yuan olan gayrı safi gelir, 20 yıl içinde 118 kat artarak 2014 yılında 900 milyar Yuan oldu.
Türkiye-Çin Karma Ekonomik Komisyonu toplantılarında Çinliler Çin'de yatırım yapmak isteyen Türk işadamlarına hep Sincan Uygur bölgesini önerdiler. "Bu bölgede küçük sermaye ile iş yapabilirsiniz, Uygur Türkleri ile daha rahat anlaşırsınız" dediler. İşadamı kılığında ajanlar gidebilirdi, ama Çinlilerin korkusu yoktu. Her şey ve her yer açıktı. Saklanan bir şey yoktu. Asıl Çinlilerin isyan etmesi lazım iken, bu yaygara neden? Ayrıca Çin ile ABD'nin karşı çıktığı füze savunma sistemi anlaşması ve uranyum zenginleştirme sistemi anlaşması da karara bağlanmak üzere. Amaç bu anlaşmaları da baltalamak.
TEKRAR SORUMLU OLMAYA DAVET DİYORUZ
Bütün gerçekler açık net ortadayken herkesi sorumlu davranmaya yerel yöneticilerimizi asli görevlerine dönmeye davet ediyoruz. Alanyamızla ilgilensinler.Daha temiz, daha düzenli,daha sağlıklı bir alanya’yı nasıl inşa edebiliriz buna kafa yorsunlar. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmaya  kalmasınlar. Sonuçları hepimiz için ağır olacak beyan ve ilanlardan kaçınsınlar.
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
mustafa - 1 yıl önce
işte bu. cahil ve sadece rant düşünen yöneticilerden artık bıktık. bu yöneticiler rant varsa oradalar rant yoksa ara ki bulasın. çin olmasa esnafın en az %90 ı aç kalır.vatan partisini bu bilimsel ve gerçekçi açıklamalarından dolayı kutluyorum.bizi yönetecek kadrolar aslında bu partide ancak halkın seviyesi ne yazık ki bunu anlamaktan çok uzak.