banner391
banner405

Terör örgütü PKK niye Kurşunlu Camisi'ni yaktı?

Terör örgütü PKK Diyarbakır Sur'da bir Kurşunlu Camisi'ni ateşe verdi.. Peki terör örgütü PKK neden artık mabetleri hedef almaya başladı? HDP'den tarihi ve kültürü hedef alan bu saldırıyla ilgili nasıl bir açıklama geldi?

Terör örgütü PKK niye Kurşunlu Camisi'ni yaktı?

banner404
7 HAZİRAN seçimlerinde yüzde 13 oyla bir şans verilmişti HDP'ye.. Teröre karşı dursun, çözüme katkı yapsın diye.. Ancak o yüzde 13 oy hendek siyaseti olarak döndü seçmene. Mahalleler, semtler hendeklerle çevrildi. Yolların altına patlayıcılar döşendi HDP'li belediyelerin iş makineleriyle. Güvenlik güçlerine saldırıldı bombalarla. Şehit haberleri geldi.. Doktorları, sağlık görevlilerini, ambulansları hedef aldı terör örgütü PKK.. Okullar, kütüphaneler yakıldı, hastaneler bombalandı. Son olarak ise camileri hedef aldı PKK.. Ancak dilinden barışı kardeşliği hiç düşürmeyen HDP tüm bu saldırılara karşı sustu. Bölge halkına sırtını çevirdi. Söz konusu terör örgütü PKK ise gerisi teferruattı HDP için.. Çünkü Kandil'di yollarını aydınlatan. 

Ki o yüzden PKK elebaşısı Cemil Bayık, "Kürtler yine HDP'ye oy vererek sorumluluklarını yerine getireceklerdir" demişti.

Her terör saldırısından sonra devleti suçladı HDP.. Daha katliamlarda ölenlerin kanları kurumadan "katil devlet" diyerek itibarsızlaştırmak, oy devşirmek istediler. Ancak 1 Kasım'a kadar yandı HDP'nin Kandil ile yaktığı mumu. 
"Türkiye Partisi olacağım. PKK'ya silah bıraktıracağım" dediği için HDP'ye oy veren seçmen 1 Kasım'da cezalandırdı HDP'yi.. Yaklaşık üç puan düştü HDP'nin oyu.. Çünkü halk "barış" demekle gerçekten "barış" istemenin farklı olduğunu anlamıştı. Bağlamanın kimler için çaldığını sorgulamaya başlamıştı..


NEDEN DEVLETİ İTİBARSIZLAŞTIRMAK İSTİYORLAR?

Fakat yollarını Kandil ile bulanlar seçim hezimetine rağmen tavır değiştirmediler, değiştiremediler. Bölgenin terör nedeniyle uğradığı milyarlarca liralık zarar, kapanan dükkanlar, yakılıp yıkılan hastaneler gündemlerinde yoktu onların. Hendek siyasetine kurban edilen çocuklar, analar, zorla dağa kaçırılanlar, kör kurşunlar, teröre kurban edilen gelecekler konuşulmuyordu onların grup toplantılarında. Terör örgütü kurşun sıktıkça, bomba tuzakladıkça yüksekdağlarda, sokaklara demir ve taştan barikatlar kuranlar yerine hep devleti hedef aldılar. Hendek siyasetine "özsavunma" diye isim takıp terörü perdelemeye çalıştılar.

YÜKSEKDAĞ CEVABINI BİLDİĞİ SORUYU SORDU

Diyarbakır'ın Sur ilçesindeki Fatih Paşa, diğer adıyla Kurşunlu Camisi'nin teröristler tarafından yakılmasının ardından yine aynı oyunu sahneye koydular.. Başbakan Ahmet Davutoğlu dünkü AK Parti Grup Toplantısında, "Alçak teröristler bu camiyi ateşe verdi. O ateş Fatih Paşaya değil Türk-Kürt kardeşliğini kuran 2 yüce insanın manevi şahsiyetine de atıldı... İnsanlık tarihinin tescili yapıları din, kültür, tarih düşmanı barbarlarının elinde bir bir tahrip olma riski altında. PKK'nın DAEŞ'ten ne farkı var? Bunların dine, kardeşliğimize, saygıları yok" sözleriyle eleştirdi.

Olayla ilgili partisinin grup toplantısında konuşan HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ fotoğraflarla çıktı kürsüye. Kendisi de dahil herkesin cevabını bildiği o soruyu sordu.. 

Kurşunlu Camisi'ni kim yaktı? Yüksekdağ da biliyordu cevabı.. Ama tecahül-ü arif yaptı Yüksekdağ. Yani bilip de bilmezlikten geldi yine. Kurşunlu Camii'ni devletin yaktığını iddia edecek kadar da ileri gitti:

"Mahalledeki basın mensupları da dahil olmak üzere bütün görgü tanıklarının söylediği tek şey var. Kurşunlu Camisi'nin havadan bombalandığı yönündedir. Sur Mahallesi'ndeki gençlerin helikopteri yok. Kimin helikopteri var? Devletin" 

Havadan bombalanan bir caminin kubbe ve minaresinin nasıl yıkılmadığı, nasıl olup da sadece iç kısımlarının yandığını açıklayabilecek bir mantık önermesi de yoktu.. Ama mesele devleti suçlamaksa bir mantığa ihtiyacı yoktu HDP'nin. 
Ancak gerçeğin görünmesine engel olacak kadar yüksek değildi dağ.. Kurşunlu Cami'nin teröristler tarafından nasıl yakıldığını havadan belgeleyen görüntüler çıktı ortaya kısa süre sonra. 4 ayaklı minareyi hedef alan teröristlerin bölgenin eşsiz kültürel miraslarından birini daha hedef alması kameralar tarafından kaydedilmişti. 
"Kurşunlu Cami havadan bombalanmıştır" diyen Yüksekdağ ise o görüntülerin ortaya çıkmasının ardından suskunluğa büründü.


HDP'NİN KARA PROPAGANDASI DEŞİFRE OLDU

Terör arttıkça devleti karalamanın dozunu arttırıyor HDP. İtibarsızlaştırma çabasına hız veriyor. 
Terör arttıkça, can güvenliği azaldıkça kaybediyor bölge.. Bölge kaybettikçe kutsallara saldırıyor terör örgütü PKK. Bölge insanını vuran teröre, kör kurşunlara ses çıkarmayanlar Kurşunlu Cami'nin yakılmayıp bombalandığını söylüyor... Herkesin gözlerinin içine baka baka, hiç sıkılmadan.. Kimbilir belki de Türkiye'nin binlerce yıllık bir devlet geleneğinden gelen güçlü bir ülke olduğunu unutuyorlar. Kutsallara uzanan ellerin binlerce yıldır kırıldığını ve bundan sonra da kırılacağını bilmiyorlar belki de.. 

İşte bu yüzden Cumhurbaşkanı Erdoğan hainlere bir kez daha Türkiye'nin nasıl bir devlet olduğunu hatırlatan şu sözleri söylemişti... 
"Diyarbakır'da bu hainler yeniden mabetlerimize el uzatmaya çalışıyor. Bu eylem milletimizin, en başta da Kürt kardeşlerimizin inançlarına, tarihlerine, medeniyetlerine, kültürlerine yönelik bir saldırıdır. Bölücü terör örgütü ve onun arkasındaki güçler silahla, bombayla, hendekle, molotofla Türkiye ile başa çıkmayacaklarını bilmiyorlar mı? Elbette çok iyi biliyorlar. Bunların asıl amacı bölge insanını inancından, dininden, tarihinden, medeniyetinden koparmaktır. Verilen kavga Kürt kardeşlerimi haklarına kavuşturmak değil, Kürt kardeşlerimi köklerinden koparma kavgasıdır. Aynı zamanda bu bir kültürel soykırım teşebbüsüdür. Suriye'de, ırak'ta camilere, türbelere, kütüphanelere yapılan DEAŞ saldırıları ile Diyarbakır'daki saldırı arasında bir fark var mı, aynı."
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.