banner391
banner405

Tedavisi artık Alanya'da mümkün

Müdahalesi bugüne kadar mümkün olmayan anevrizma hastalığının tedavisi artık Özel Alanya Anadolu Hastanesi'nde yapılıyor

Tedavisi artık Alanya'da mümkün

banner404
 ÖZEL Alanya Anadolu Hastanesi Beyin Cerrahı Prof. Dr. Aşkın Görgülü, anevrizma adıyla bilinen, beyin ve beyin zarları arasında oluşan kanamalarla gerçekleşen hastalıkla ilgili bilgiler verdi. Görgülü, anevrizma hastalığına bugüne kadar Alanya'da müdahale edilemediğini ancak artık hastanelerinde bunun yapılabildiğini belirtti. Önceden, müdahale edilmesi için hastaları Antalya'ya sevk ettiklerini ifade eden Görgülü, uygulamaya geçmeden önce kendilerine gelen hastalara yaptıkları müdahaleler sonunda olumlu sonuç almaya başladıklarını söyledi. Hastalığın oluşum nedenlerinden bahseden Görgülü, "Subaraknoid kanama denilen hastalık beyin ve beyin zarları arasında oluşan kanamalardan oluşuyor. Bunların en sık nedeni beyinde baloncuk denilen hastalıklardır. Yani beyin damarlarıyla beynin bir bölümünde baloncuk oluşuyor ve giderek büyüyor, sonra patlıyor. Bu daha sonra beyinde yaygın kanamalara neden oluyor. Kanamaya neden olan başka nedenler de var. Doğuştan anomaller, damar anomaller, tümör, kan sulandırıcılar, kan hastalıkları var. Hastanın yaşı, genetik durumu, cinsi gibi faktörler risk gruplarını belirler. Bizim önleyebileceğimiz, müdahale edebileceğimiz durumlar da var. Hastanın tansiyonuna dikkat etmesi gerekir. Sigara içilmesi, aşırı alkol alınması ve kokain kullanılması kanama riskini artıran ya da baloncuk oluşumuna neden olan faktörler” dedi.
'ÖNEMLİ HASARLARA NEDEN OLABİLİR'
Beyinde oluşan kanamaların günümüzde tanı ve tedavi yöntemlerinin çok fazla ilerlediğini ancak hâlâ beyin için önemli bir darbe ve hasar oluşturduğunu söyleyen Görgülü, "Bu hastalık genellikle 40 ila 60 yaş arasındaki insanlarda görülüyor ama daha düşük ya da daha yüksek yaş aralığında olan insanlarda da görülebilir. Anevrizmaya bağlı kanamayı geçiren hastaların yüzde 10'u hiç hastaneye gelmeden, yüzde 25'i 24 saatte, yüzde 60'ı da 1 ay içerisinde hayatını kaybediyor. Bu ölümcül olabilen ya da hayatına devam edenlerin kol ve bacağında sakatlıklara, fonksiyon kayıplarına neden olan bir hastalık" diye konuştu.
'BAŞ AĞRILARI DİKKATE ALINMALI'
Hastalıktaki en sık şikâyetin şiddetli baş ağrısı olduğunu söyleyen Görgülü, "Hasta, 'Hayatımda duyduğum en şiddetli baş ağrısını hissediyorum' diye bize geliyor. Bazen de hafif baş ağrıları ile gelebiliyor. Baş ağrısıyla birlikte genellikle ense ağrısı da görülüyor. Bulantı, kusma, nöbet geçirme, şuur bozuklukları da görülebiliyor. Bazı hastalar yürüyerek gelebiliyorken, bazıları ise çok derin komada gelebiliyor. İlk günlerde tomografi çekilirse tanı koyma imkânımız çok yüksek. Geciktiği zaman tomografideki tanı koyma oranı azalıyor. Bu durumda tanı koymak için MR çekmek gerekiyor. Ciddi baş ağrılarını bu nedenle önemsemek ve tomografi çektirmek gerek" dedi.
'ERKEN MÜDAHALE EDİLMELİ'
Hastalıkla oluşan baloncuğun bazen kanamadığını ancak yavaşça büyüdüğünü ifade eden Görgülü, "Bu durum sonrasında beyin dokusunda baskı oluşuyor. Bu durumdaki hastalardaki en önemli risk bu baloncuğun tekrar kanamasıdır. Nasıl ki bir yerimiz kanadığı zaman bir pıhtı orayı durdurursa o baloncukta da bir pıhtı kanayan yeri tıkıyor. Tıkayınca da bu baloncuğun kanaması bir an için duruyor. İlk 24 saatte, maksimum 7'nci günde her an o pıhtı eriyip tekrar ikinci bir kanamaya yol açabilir. İkinci bir kanama olduğu zaman bunun ölüm oranı ilk kanamaya göre iki katına çıkıyor. Üçüncü günden sonra damarda başlayan vasospazm denilen başka bir risk daha var. Yani kan geçen yerde spazm oluşmaya başlıyor. Bunun nedeni de ilk kanama sırasında ortaya çıkan kandan yayılan bazı kimyasal maddelerdir. Bu kimyasallar damarın büzülmesine yol açıyor. Bu durumda hastanın yüzde 15-20 civarında genel durumunu bozabilecek, ölümüne ya da sakat kalmasına neden olabilecek vasospazm denilen başka bir risk ortaya çıkıyor. Bunun için genel, nörolojik ve şuur durumu müsaitse bu hastalara müdahale etmek gerekiyor" dedi.
'İKİ TÜR MÜDAHALE YOLU VAR'
Hastalığın iki tür müdahale yöntemi olduğunu belirten Görgülü, "Eğer vakanın genel durumu uygun ise ameliyat yapılabilir. Bazı vakalarda anjiyo yapar gibi damarın içerisinden tel gönderiliyor ve anevrizmanın içerisine koil dediğimiz maddeler konulup anevrizma kapatılıyor. Bazı anevrizma türleri damar içerisinden gönderilen embolizasyona uygun oluyor, bazıları ise ameliyata uygun oluyor. Bazı vakalarda ikisine de uygun olmuyor" diye konuştu.
'ANTALYA'YA GİTMEK İSTEMEDİM'
Alanya'ya tatil yapmak için gelen 37 yaşındaki Derya Güllük, bir anda oluşan şiddetli baş ağrısı nedeniyle Özel Alanya Anadolu Hastanesi'ne gittiğinde kendisine anevrizma teşhisi konuldu. Bunun üzerine burada cerrahi müdahale yapılan Güllük, 10 gün boyunca yoğun bakımda kalarak sağlığına kavuştu. Güllük, "Yapılan müdahale sonrası gayet iyiyim. Uzun mesafeyi göze alamadığım için Antalya'ya gitmek istemedim. Özel Alanya Anadolu Hastanesi'ndeki doktorlara beni hayata döndürdükleri için teşekkür ederim" dedi.
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.