banner391
banner405

Tarım arazileri yok oluyor

Türkiye'de son 10 yılda 2 milyon 573 bin futbol sahasına denk gelen 27 milyon 825 bin dekar tarım arazisinin imar ve inşaata kurban gittiği ortaya çıktı

Tarım arazileri yok oluyor

banner404
ANTALYA Ticaret Borsası (ATB), Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden yola çıkarak, Türkiye'nin 2004-2013 yılları arasında kaybettiği tarım arazisi miktarını ortaya koyan bir çalışma yaptı. Türkiye'de son 10 yılda toplam 27 milyon 825 bin 64 dekar tarım arazisinin kaybedildiğini belirten ATB Başkanı Ali Çandır, "2004 yılında 265.9 milyon dekar olan tarım arazisi varlığı, 2013 sonu itibariyle 238.1 milyon dekara düşmüş. Aradaki fark 27.8 milyon dekar. Türkiye son 10 yılda tarım topraklarının yüzde 10.46'sını kaybetmiş durumda" dedi.  
GÜNLÜK KAYIP ÇOK FAZLA
Bu rakamlara göre Türkiye'nin yıllık kaybının 2.7 milyon dekar, günlük kaybının ise 7 bin 623 dekar olduğuna işaret eden Çandır, "Bunun anlamı, günlük 705 futbol sahası kadar tarım toprağımız, tarım dışı faaliyetlere kurban edilmiş. Yani 10 yılda 2 milyon 573 bin futbol sahası büyüklüğünde tarım arazisi yok oldu" şeklinde konuştu.  
EN ÇOK KAYIP KONYA'DA
Araştırmada 81 ilden 62'sinde tarım topraklarında azalma yaşandığı, 19'unda ise artış olduğu belirlendi. 62 ilde yaşanan kayıp 29 milyon 555 bin 704 dekarken, 19 ildeki 1 milyon 730 bin 640 dekarlık artış nedeniyle toplamdaki kayıp 27.8 milyon dekar olarak gösterildi. En çok kayıp ise Türkiye'nin tahıl ambarı olarak nitelendirilen Konya'da gerçekleşti. Konya, tarım topraklarının yüzde 27.35'ini, yani 7 milyon 161 bin dekarını kaybetti. İkinci sıradaki Yozgat, tarım topraklarının yüzde 24.91'ini, yani 1 milyon 991 bin dekarını kaybetti. Üçüncü sıradaki Diyarbakır'ın ise yüzde 24.66 yani, 1 milyon 968 bin dekar tarım toprağı yok oldu.
EN ÇOK KAYIP YAŞANAN İLLER
Tarım topraklarını inşaata, imara kurban veren iller sıralamasında ilk 10 sıradaki iller Konya, Yozgat ve Diyarbakır'ın ardından şöyle:
"Kars yüzde 37.55, 1 milyon 272 bin dekar. Adana yüzde 20.22, 1 milyon 204 bin dekar. Afyonkarahisar yüzde 18.90, 1 milyon 97 bin dekar. Kahramanmaraş yüzde 18.51, 816 bin dekar. Malatya yüzde 21.30, 772 bin dekar. Edirne yüzde 20.71, 762 dekar. Tekirdağ yüzde 16.93, 654 bin dekar."  Kaybedilen tarım arazisi miktarı 600 bin ila 100 dekar arasında değişen iller ise Samsun, Mardin, Ankara, Kayseri, Çorum, Kırşehir, Bursa, Adıyaman, Osmaniye, Kütahya, Erzincan, Kırklareli, Muş, Elazığ, Hatay, Gümüşhane, Balıkesir, Antalya, Ordu, Aksaray, İzmir, Zonguldak, Sinop, Aydın, Erzurum, Kocaeli, Bitlis, Kastamonu, Düzce, Muğla, Sakarya, Bilecik, Karabük, Gaziantep, İstanbul, Hakkari ve Bolu. 
TARIM ARAZİSİ ARTAN İLLER
62 ildeki büyük kayba karşın 19 ilde ise tarım arazisi alanı arttı. Bu illerin başında 264 bin dekarla Van geliyor. İkinci sırada Isparta tarım arazilerini 243 bin dekar arttırdı. Şanlıurfa 231 bin, Manisa 183 bin, Ardahan 147 bin, Bayburt 123 bin, Kırıkkale 108 bin, Eskişehir 96 bin, Çankırı 64 bin, Ağrı da tarım arazilerini 52 bin dekar arttırdı. 
LÜKS TÜKETİM DE KAYIP NEDENİ
Çandır, ATB'nin çalışmasına ilişkin tarım topraklarının kaybedilmesinin nedenlerini ise şöyle sıraladı:
"Tarım topraklarının insanların şahsi menfaatleri nedeniyle imara açılması. Plansız ve çarpık kentleşme. Yanlış tarım politikaları ve yasal düzenlemeler. Toprakların miras yasası nedeniyle küçülmesiyle tarımın rantabl olmayışı ve bu nedenle tarım topraklarının farklı sektörlere kayması. Turizm nedeniyle yapılan gereksiz büyüklükteki konaklama alanları. Toplum olarak aşırı lüks tüketim alışkanlığı." 
'ŞİMDİDEN ÖNLEM ALMALIYIZ'
Dünyada sorunların temelini gıda ve suya ulaşımın oluşturacağına dikkat çeken Çandır, "Tarım topraklarımızı korumak hepimizin boynunun borcudur. Topraklarımız olmadan beslenme politikalarını oluşturamayacağımız gibi, toplumumuzun besin ihtiyacının karşılanmasını da tehlikeye atmış oluyoruz. Bu durum günümüzde kendini sadece fiyatlar düzeyinde belli ediyorken, durumun böyle devam etmesi halinde gelecek kuşakları büyük tehlikeyle baş başa bırakmış olacağız. Ayrıca tarımın stratejik önemi, çevremizde yaşanan olaylar nedeniyle her geçen gün daha fazla insan tarafından görülüyor ve anlaşılıyor. Günümüzde bazı ülkeler tarım ve gıda ürünlerini cephane olarak görüyor ve hatta kullanıyor. Gelecekte açlık, kıtlık gibi terimlerle karşılaşmak ve kötü durumlara düşmek istemiyorsak şimdiden önlemlerimizi almalıyız" diye konuştu. 
'YATIRIMLAR KAYDIRILMALI'
Türkiye'nin meyve, sebze, zeytin, narenciye, endüstri bitkileri, üzüm, incir gibi katma değeri yüksek, kıymetli ve gerçekten ihraç edilen ürünlerinin Marmara, Trakya, Akdeniz, Ege ve bir miktar Güneydoğu'da yetiştiğini belirten Antalya Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Vahap Tuncer ise şunları söyledi:
"Bunların toplam alanı da Türkiye'deki tarım arazilerinin yüzde 11'i. Türkiye tarımsal katma değerinin yüzde 70'i bu alanlarda yetişiyor. Buna karşın bu alanlar çok ciddi imar, sanayi ve turizm baskısı altında. Türkiye tarımda geleceğini kurtarmak ve bu anlamda söz sahibi olmak istiyorsa bu bölgelere yapılacak sanayi ve enerji yatırımlarını başka bölgelere kaydırmak, turizm tesislerini deniz-kum-güneş ötesinde çeşitlendirerek başka alanlara kaydırmak zorunda. Bu bölgelerdeki nüfusu hızla artan kentlerde yerleşim alanlarını birinci sınıf tarım arazileri ve meyve bahçeleri üzerinde değil, marjinal tarım arazileri üzerinde değerlendirmeli. Bu çerçevede Batı Çevre Yolu'nun açılması Konyaaltı'nda birinci sınıf bin 600 dekar meyve bahçesinin elden çıkmasına yol açtı. Burada yapılan planlama, komşu mahallelerde de planlama baskısı ve talebini arttırdı. Daha plan hayata geçirilmeden Bahtılı, Çakırlar, Doyran ve Karatepe bölgelerindeki çiftçilerden de imar talebi gelmeye başladı. Halkta yaratılan 'şehirli olacağız, şapkayı atıp kravat takacağız' algısının onların kurtuluşu olmadığı anlatılmalı."

banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.