banner391
banner405

Suriye gözlemlerini anlattılar

Suriye'de belgesel çekmek isterken kaçırılan gazeteci Özköse ve kameraman Coşkun, SEBİLAY’ın daveti üzerine Alanya’ya geldi

Suriye gözlemlerini anlattılar

banner404
 - Erkan UYSAL
SAĞLIK, Eğitim, Bilgi, İletişim, Ahilik Yardımlaşma Derneği (SEBİLAY) tarafından düzenlenen 'Suriye'nin Özgürlük Mücadelesi' konulu konferans, Alanya Kültür Merkezi’nde (AKM) düzenlendi. Konferansa konuşmacı olarak Suriye'de belgesel çekmek isterken kaçırılan ve 69 gün esir tutulduktan sonra serbest bırakılan gazeteci Adem Özköse ve kameraman Hamit Coşkun, katıldı. Konferansın açılış konuşmasını gerçekleştiren SEBİLAY Derneği Başkanı Murat Ersin Kaplan, hangi coğrafyada zulüm yaşanıyorsa, o bölgelere ellerini uzatmaya çalıştıklarını söyledi. Kaplan, "Bu yıl yaptığımız çalışmalarla bin civarında insana kumanya ulaştırdık. Bunları sizlerin desteğiyle yaptık. Bizim yardım elini uzatarak dairemiz içerisine soktuğumuz insanlar da yarın başka ailelere, coğrafyalara elini uzatsın diye bu yardımları yapıyoruz" dedi.
‘İSRAİL ZİNDANLARI
BEŞ YILDIZLI OTEL’
Orta Doğu'da ayaklanmalar başladığında Suriye'de bulunduğunu söyleyen gazeteci Özköse, yaşanan olayların Suriye'ye sıçramayacağına inandığını söyledi. Suriye halkının yönetim hakkında konuşmadığını vurgulayan Özköse, “Böyle düşünmemin bir diğer nedeni ise Suriye zindanlarıdır. Geçmişte Suriye zindanlarına girenlerin bir daha çıkamaması halkta bir korku duvarının oluşmasına neden oldu. Kötülük denilince bizim aklımıza İsrail gelir. İnanın İsrail zindanları Suriye zindanlarının yanında beş yıldızlı otel gibi kalır.
Suriye yönetimi acımasız çünkü, azınlık. Yönetimde yer alan azınlıklar silahla, zor kullanarak halkı yönetti. 
Afrika ülkelerinde bile devrim olur ama, Suriye'de bir şey olmaz diyordum. Suriye'nin Deraa kentinde altı-yedi çocuğun bir okulun duvarına 'Halk düzenin yıkılmasını istiyor' yazmasının ardından gelişen olaylarla Suriye’de sokaktaki insan sayısı arttı. 
Deraa'da başlayan olaylar Şam'a sıçradı. Sivil halka ateş açıldıkça sokaktaki insanların sayısı artmaya başladı. Suriye halkı her gün 200-300 şehit veriyor, buna karşılık geri adım atmıyor. Baas rejimine yakın olan gazeteciler olayları dünyaya ve Türkiye’ye olduğundan farklı yansıttılar. Suriye'de bizi Beşar Esad'ı destekleyen Hizbullah yanlısı Şiiler kaçırdı. Kaçırıldıktan sonra 11 gün Fua köyünde kaldık. Bana biz ve 30 kişi üzerinden pazarlık yapacaklarını söylediler. Biz esir olduğumuz sürece iki kez ev değiştirdik. Tuvalete giderken bile üzerimize üç kişi silah doğrultuyordu. Sonra bizi Türkiye'ye teslim edeceklerini söylediler. Sonra bizi İdlib'teki polis karakoluna teslim ettiler. Daha sonra bizi askeri karakola götürdüler. Bizi helikoptere bindirerek Şam'a götürdüler. Burada iki gün cezaevinde kaldık. İki günün sonunda bizim gazeteci olduğumuz anladılar ve sorgu sona erdi. 56 gün Hamit ile birbirimizi görmedik. Çünkü farklı hücrelerde kalıyorduk. Cezaevine her gün tutuklananlar geliyordu. Bazı hücrelerde insanlar elleri ve gözleri bağlı ayakta duruyorlardı. Bu insanların duvara yaslanması yasaktı. Eğer insanlar  duvara yaslanırsa onları dövüyorlardı. Cezaevinde tuvalete gitme saatlerini askerler belirliyordu. Ben hücremde sekiz, dokuz saat Kur'an okuyordum. Kur'an okuyarak ayetlerden kendime barınak oluşturdum. Zindanda 56 gün kaldık. Sonunda bizi hücreden çıkardılar" şeklinde konuştu.
'BİR ŞEYLER YAPMALIYIZ'
Çoşkun da, "Bana sık sık ‘Suriye'ye tekrar gider misin’ diye soruyorlar. Suriye'ye gidip oradaki zulmü görünce ‘Kesinlikle giderim’ diyorum. Bir şeyler yapmalıyız. Suriyeliler için daha çok dua etmeli, onları unutmamalıyız" diye konuştu.

banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.