banner391
banner405

Sakın hurmayla açmayın çünkü

Ramazan kapıda... Ancak günler uzun, sıcak, yazın tam ortasında oruç tutulacak

Sakın hurmayla açmayın çünkü

banner404

UZMANLARIN çoğu 60 yaşın üstünde, rahatsızlıkları olanların sağlıklarını tehlikeye atmaması gerektiği konusunda hemfikir. Peki, tutanlar neler yapacak. Uykusuzluk, ağız kokusu, uzun süren açlık ve susuzluğu daha rahat atlatmak için neler yapabilirsiniz. İşte uzmanlardan öneriler.

UYKU

Ramazan'da uyku düzensizliği artabilir. Uzmanlar aşırı miktarda kahve ve çay gibi kafein içeren içeceklerin tüketiminden kaçınılması gerektiğini söylüyor. Elektronik eşyalardan da uzak durmak, gece yatarken elektronik eşyaların ışığının açık olmaması gibi önlemlerle sağlıklı uyku mümkün. Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yavuz Selvi, Ramazan ayında uykusuz kalmamanın kişinin kendi elinde olduğunu söyledi. Bu ayda uyku düzensizliklerinin artabileceğine dikkati çeken Selvi, alınacak basit önlemlerle sağlıklı bir uykunun mümkün olabileceğini ifade etti.

İŞTE O ÖNLEMLER

Ağır yiyecekler yenilmemeli

Çay ve kahve az miktarda tüketilmeli

İftardan sonra hafif, zorlamadan yürüyüş yapılmalı

Uyku saati biraz öne çekilmeli. Sahura kadar uyku ihtiyacının bir kısmı giderilmeli

Sahurdan hemen sonra yatmak reflüyü artırır. Biraz bekleyip yatılmalı

İmkan varsa öğlen 1-2 saat uyumalı

SUSUZLUK VE SICAK

Bu Ramazan'ın uzun yaz günlerine denk gelmesi kuşkusuz en çok su ihtiyacını etkileyecek. Liv Hospital'dan Kardiyolog Doç. Dr. Yelda Tayyareci bunun için şu önerilerde bulundu:

Bu yıl Ramazan ayının en sıcak günlere gelmesi nedeniyle, vücutta sıvı kaybı ve açlık süresinin fazla olacağı göz önüne alınmalı. Bu nedenle Ramazan ayında oruç tutacakların mutlaka sahur yapması gerekli. Ramazan boyunca su tüketimi günlük en az 2 litre olmalı, iftardan sahura kadar aralıklı olarak en az 8-10 bardak su tüketilmeli, çay ve kahve gibi içeceklerin suyun yerini tutmayacağı bilinmelidir. Aşırı tuzlu veya şekerli gıdalar tüketmek sıvı kaybını ve susuzluğu artırır. Sıcak havada dışarıda çalışmak zorunda kalanların öğle saatlerinde sıvı kaybını önlemek için şapka takması, ince pamuklu ve açık renkli giysiler tercih etmeleri, serin ve nemli ortamda bulunmaya çalışmaları önerilir.

RAMAZANDA KİLO

Ramazan ayında oruç tutarken uzun açlık ve akabinde fazlaca yemek kilonuzun da dengesini bozabilir. Kolan International Hospital'dan diyetisyen Fatma Demirok dikkat edilmesi gerekenleri açıkladı.

İftar sonrası yemekler yavaş, küçük lokmalar halinde ve dinlenerek yenilmeli

İçecek tercihi meyve suyu ve gazlı içecek yerine su veya ayran olmalı

Hurma ile oruç açmak şekeri aniden yükseltebilir bu yüzden ramazanda kabızlığı gidermek için kuru erik veya kuru kayısı tercih edebilirsiniz.

Ana yemeklerde aşırı baharatlı ve kızartılmış yiyecek tüketilmemeli

Yemeğe çorba ile başlanıp, 10 dakika dinlendikten sonra ana yemeğe geçilebilir.

Ana yemekte aşırı baharatlı, kızarmış ve tuzlu yemek yenilmemeli. Yerine ızgara veya fırınlanmış yemek tüketilebilir

Masada mutlaka yoğurt ve ayran olmalı

Ağır tatlı yerine meyve veya sütlü tatlı verilmeli

Yemekten hemen sonra çay içmek kansızlık nedeni olabilir. Et ile birlikte yoğurt tüketmek de aynı şekilde kansızlığa neden olur. Bu yüzden yoğurdu meyve ile tüketebilirsiniz

İftardan sonra bir bardak kefir içmek de kabızlığı önleyebilir.

SAHUR

Öncelikle sahuru asla atlamayın. Bu hem metabolizmanızı yavaşlatır hem de açlık süresini uzatır ve baş ağrısına, kan şekerinin düşmesine neden olur.

SAHUR İÇİN ÖRNEK MENÜLER

Örnek menü 1: 1 bardak süt, 2 dilim tam buğday ekmeği ile 2 dilim az yağlı, az tuzlu peynir, 1 ince dilim karpuz, 1 haşlanmış yumurta, domates, salatalık, maydanoz ve 2 -3 bardak su

Örnek menü 2: 1 kase sebze çorbası, 1 dilim tam buğday veya çavdar ekmeği, ton balıklı ya da tavuklu salata, 1 porsiyon meyve ve 1 litre su

Örnek menü 3: Sebzeli menemen, 3 dilim ekmek, 1 bardak ayran, domates-salatalık, 1 meyve ve 1 litre su

KALP VE KOLESTEROL

Aşırı yağlı yemek, ağır kızartmalar tüketmek her zaman zararlı olabilir ama kuşkusuz Ramazan'da kalp sağlığına dikkat etmek gerekiyor. Liv Hospital Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Yelda Tayyareci “Oruç dikkatli ve planlı şekilde tutulduğunda tıbben yararlıdır. Ancak bu tamamen bu dönemde uygulanan beslenme ve yaşam şekli ile mümkün” diyor.

KOLESTEROL SEVİYESİNİ DENGEDE TUTMAYA YARAYAN 10 BESİN

Doç. Dr. Yelda Tayyareci ayrıca kolesterol seviyesini dengede tutmaya yarayan 10 besin için de önerilerde bulundu.

Balık: Somon, sardalya, hamsi gibi balıklarda bol miktarda bulunan omega-3 yağ asitleri, kolesterolün yükselmesini engelleyerek, damar tıkanıklığını engelliyor. Yeşil yapraklı sebzeler: Yeşil yapraklı sebzeler de aynı şekilde damar sertliğini engeller ve kolesterol seviyesini kontrol altında tutar. Semizotu, pazı, tere, roka, Akdeniz yeşillikleri, maydanoz, dereotu gibi yeşil yapraklı sebzelere rengini veren klorofil pigmenti ödem sorunu da ortadan kaldırır.

Domates: Domates içinde barındırdığı beta karoten ve güçlü antioksidan etkisi ile vücudumuzu serbest radikallerden korur. Tansiyonu engeller ve kalp ritmini düzenlemeye yardımcı olur.

Avokado: Avokado, kalp sağlığına faydalı olan potasyum ve aynı zaman da folik asit ve E,B vitaminleri açısından da zengindir.

Karpuz: Karpuz A, C vitaminlerini içerir. Kalp krizine yol açacak serbest radikalleri dengede tutmaya yardımcı oluyor.

Kuru erik: Kuru erik içinde barındığı lifler ve fitokimyasallar sayesinde kalbinizi korur. İçindeki potasyum tansiyonu kontrol altında tutmaya yardımcı olur.

Ceviz: Son araştırmalar cevizin kalp sağlığı etkin bir besin olduğunu vurguluyor.

İncir: A, E, K vitaminleri açısından zengin ve antioksidan.

Elma: Elma, demir, C vitamini, fosfor ve potasyum ve lif açısından zengin bir meyvedir. Damarların esnekliğini korumasını sağlıyor.

Florence Nightingale Hastanesi Sağlıklı Yaşam Merkezi Direktörü Dr. Özgür Şamilgil ise genel olarak kalp, şeker, böbrek hastaları, reflüsü olanlar ve alerji tedavisi görenler için önerilerde bulundu.

KALP

Kalp-damar hastaları ve kalp yetersizliği olanlar, inme geçirmiş hastalar nasıl beslenecekler?

Vücudumuzun yaklaşık yüzde 60'sı, kanımızın çok büyük bir kısmı yüzde 92 kadarı sudan oluşmaktadır. Kalp damarlarında darlıklar olan kişilerin oruç nedeniyle uzun süre susuz kalmaları kanın koyulaşmasına neden olabilir. Koyulaşmış kan, daralmış yerlerden geçerken pıhtılaşarak aniden damarda tıkanmaya yani kalp krizine yol açabilir. İftarla sahur arsında kalan 7 saatlik süreyi iftar sırası, yatmadan önce ve sahurda olacak şekilde üçe bölerek dengeli bir şeklide sıvı tüketmek gerekmektedir.

İdrar söktürücü ilaç kullananların hekimlerine danışmadan oruç tutmamaları gerekmektedir. Kalp hızını yavaşlatan bazı kalp ilaçları da uzun süren açlık ve susuzluk döneminde ani tansiyon düşüklüğü ve bayılma riski yaratabilir.

ŞEKER

En riskli hasta grubu şeker hastalarına iftar ve sahur önerileri

Oruç açısından en riskli hastaların başında şeker hastaları gelmektedir. Kan şekerini dengeleyen sistemin bozuk olması oruç sırasında ani şeker düşüklüğü ve veya susuzluğa bağlı koma, tansiyon düşüklüğü, bayılma ve zaten şeker hastalığından etkilenmiş olan böbreklerin yetersizliğe girmesine, damarlarda pıhtılaşmaya bağlı kalp krizi ve inmeye neden olabilmektedir. Bu risklere rağmen oruç tutacak olanların hiç olmazsa, üç ana öğün olacak şekilde iftar ve sahur arası bir ana öğün planlaması gerekmektedir.

Kana hızlı karışan şekerli gıdalar şeker hastalarında çok daha risklidir.

ŞEKER HASTALARI İÇİN RİSKLİ GIDALAR

Beyaz unlu gıdalar; Ekmek, pide, pizza, börek, poğaça, kek, kurabiye, ayrıca pirinç, patates. Şerbetli tatlılar örneğin tulumba tatlısı, baklava, şekerpare, revani, lokma, kadayıf, künefe, şöbiyet, kemalpaşa, çikolata, bal, reçel... Şekerli meşrubatlar, meyve suları. Şeker oranı yüksek meyveler, örneğin muz, üzüm, incir, kavun.

Bunların yerine; Süt, peynir, yoğurt, ayran, kefir, yumurta, zeytin, yeşil sebze, çavdar ekmeği, kepekli ekmek, ızgara et! Balık, tavuk gibi proteinden zengin, domates, salatalık ve meyve çeşitleriyle beslenmeyi tercih etmesi önerilir. İftarda un içermeyen sebze çorbası, sebze ve zeytinyağlı yemeklerin tüketilmesi uygun olacaktır. . Gündüz aşırı acıkma riskine karşı bulgur pilavı, kuru fasulye, nohut, mercimek, benzeri protein ağırlıklı gıdalar yenmesi faydalı olacaktır. Protein içeren gıdalar, mideden barsağa yavaş geçerler, uzun süreli tokluk hissi sağlarlar. Ayrıca yavaş çiğnemek ve yemek sırasında fazla su içmemek yine sık acıkmayı engelleyen önlemlerdendir...

BÖBREK

Şekerden en olumsuz etkilen organlardan biri olan böbrekleri korumak için iftar ile sahur arasında en az 2-2,5 litre (12-14 su bardağı) su içilmesi faydalı olacaktır.

REFLÜ, ÜLSER VB. HASTALIKLAR

Uzun süreli açlığa bağlı artan mide asidi, gastrit, ülser (mide yarası), kabızlık, kolit (barsak iltihabı), basur gibi sorunları arttırmakta ve kötüleştirmektedir. Buna rağmen oruç tutmakta ısrar eden bu tür hastaların, mide asidini arttıran gıdalardan uzak durmaları gerekmektedir. Çiğ sebze, sarımsak, soğan, domates, acı biber, meyve yerine, zeytinyağlı sebzeler, hoşaf, komposto gibi pişmiş meyveler, kızartma yerine başlanmış ya da ızgara balık, tavuk, et, yumurta, yoğurt tüketimi faydalı olabilir. Kahve ve çay yerine adaçayı, zencefil, nane, ıhlamur çayı tercih edilmelidir.

Reflü sorunu olanların mide hacmini fazla arttırmayacak miktarda gıda almaları, aynı nedenle yemek sırasında fazla sıvı tüketmemeleri, mideden yemek borusuna asid kaçağını önlemek açısından faydalı olacaktır. Yemek üzerinden 2 saatten fazla süre geçmeden yatmak reflü olasılığını artırmaktadır. Yine de mecbur kalınıp yatılacaksa yatak başını ayaklarına takoz koyarak 10 cm kadar yükseltmek reflü riskini azaltabilmektedir.

ALERJİ

Vücudun suyunun oruç nedeniyle eksilmesi, solunum yollarının doğal savunma sistemini zayıflatarak hava yollarında spazma yani daralmaya neden olarak astım ataklarının artmasına yol açmakta, üst solunum yolu hastalıklarına, yazın soğuk algınlığına yakalanmaya neden olmaktadır. İftarda sigara tiryakilerinin peş peşe sigara yakmaları, astım ataklarını tetiklemektedir. İftar sahur arası 2-3 litre kadar su, ayran, soda içilmesi, hekime danışılarak balgam yumuşatıcı kullanılması, oruca bağlı riskleri azaltabilir.


Kaynak: Hürriyet
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.