banner391
banner405

Plaja don yasağı

ATSO Başkanı Budak´ın , Konyaaltı sahilinde külotla denize girenlere yönelik tepkisinden sonra getirilen kurallar arasında çamaşırla denize girmenin yasak olduğu da yer alıyor

Plaja don yasağı

banner404
ANTALYA Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Çetin Osman Budak'ın, Konyaaltı Sahili'nde külotla denize girenlere yönelik tepkisi sonrasında büyükşehir belediyesince plaja kurallar getirildi. Kurallar arasında çamaşırla denize girmenin yasak olması da yer alıyor. ATSO'nun geçtiğimiz ayki meclis toplantısında, Konyaaltı Sahili'ndeki piknikçilere ve çamaşırlarıyla denize girenlere büyük tepki gösteren ATSO Başkanı Budak, Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin halka ücretsiz şezlong ve şemsiye hizmeti verdiği Konyaaltı Sahili'nde yaşananları, "Konyaaltı Sahili'nde adam gelmiş kilimi sermiş, piknik tüpüyle yemek yapıyor, öbür tarafta biri mangal yapıyor, bir diğeri külotla denize giriyor. Denize girmenin de kentte yaşamanın da kuralları vardır" diye eleştirmişti. 
TEPKİ SONRASI PLAJ KULLANIM TALİMATI
Temmuz ayı meclis toplantısında Konyaaltı Sahili'ne ilişkin tepkilerini hatırlatan Budak, sonrasında bu konuda bazı kriterler belirlenerek, sahilde afiş haline getirildiğini söyledi. Budak, plajı işleten büyükşehir belediyesi'ne ait ANET şirketinin 'Plaj Kullanım Talimatı'nı meclis üyeleriyle paylaştı. 
ÇAMAŞIRLA GİRMEK YASAK
Plaj kullanım talimatında, şezlong ve şemsiye kullanım saatlerinin yanısıra, plajda piknik yapmanın, mangal veya yanıcı alet kullanmanın, yemek pişirmenin yasak olduğu belirtiliyor. 'Denize mayo harici kıyafetlerle (iç çamaşırı gibi) girmek yasaktır' maddesinin de yer aldığı talimat, 'Plajda gece konaklamak yasaktır. Halkın kullanımının yoğun olduğu kesimlerde evcil hayvanların denize sokulması yasaktır. Çöpler, plaj yerine çöp bidonlarına atılmalıdır. Güvenliğiniz için tüm plaj 24 saat güvenlik kamerasıyla izlenmektedir' gibi 12 maddeden oluşuyor.
'SAHİLİ ANTALYA TANITIM A.Ş.'YE VERİN' 
Konyaaltı Sahili işletiminin, içinde tüm belediyeler, turizm örgütleri gibi kentin ilgili tüm kurumlarının olduğu Antalya Tanıtım A.Ş.'ye verilmesi gerektiğini bir kez daha tekrarlayan Budak, "Bu şirket benim değil Antalya'nın. Yanlış gördüklerimizi söyleriz. Kent gündemine ilişkin duyarlılıklarımız devam edecek. Çünkü buraya 12 milyon sayılabilen, transitle birlikte 15 milyon turist geliyor. Ve burada yaşamanın mutlaka kuralları olmalı" diye konuştu.
'DÜĞÜN VE KONVOY YASAKLARI DA UYGULANDI'
Sokak aralarındaki düğünler ve trafiği kilitleyen düğün konvoylarını da dile getirmeleri üzerine Antalya Valiliği'nin bu konuda genelge çıkarttığını belirten Budak, "Sokak-cadde aralarında yüksek volümle düğün yapılmasına karşı kesin yazılar yazıldı.  Konvoylara ilişkin uyarılar yapıldı ve gerekli talimatlar ilgili birimlere gönderildi" dedi. 
SIRA ZEYTİNLİKLERE Mİ GELDİ?
25 dönüm altındaki zeytinlikleri imara açacak tasarıyı anlamanın mümkün olmadığına değinen Budak bu konuda şunları söyledi:
"25 dönüm altındakiler zeytinlik sayılmayacakmış. Antalya bölgesinde binlerce yıldır zeytincilik yapılıyor. Antalya'nın dağlarında 2 bin-2 bin 500 yaşlarında zeytin ağaçları var. Bunlar kültürel ve tabi değerlerimiz. Dünyada artık çevre birinci planda ve tarım toprakları stratejik öneme sahip. 25 dönüm altı zeytinlikleri neden gündeme getirdiklerine ilişkin tatmin olmadım. Taş ocakları mı, konut mu, mermer ocakları mı, bu sorunun cevabı yok. Zeytinliklerle ilgili bu acele niye? Biz önce çevreyle ilgili duyarlılığımızı gündeme getirmeliyiz. Antalya'da bu kadar yatırım yetmedi mi? Daha fazla tarım topraklarının üzerine spekülasyon yapılması, inşaat yatırımlarının vahşice, çılgınca devam etmesinin karşısında olacağız." 
'ADRASAN'I GİDİP GÖRÜN'
Adrasan'da yangın sonrası ortaya çıkan facianın, ancak gidilip görülerek anlaşılabileceğini belirten Budak, şöyle konuştu: "1946'da o yamaçların tamamı yanmış. 70 yılda yemyeşil bir hale gelmiş ve şimdi simsiyah durumda. Buradaki eksiklik zamanında müdahale edilmemesi. Pansiyonların yanması rüzgar değişikliğiyle olmuş, fakat rüzgar değişmese o dağlar acaba ne olacaktı? Tedbirin artık orman yangınlarına göre alınması lazım. Çevre bilincinin sanayiciden turizmciye herkeste olması gerekir. Çevre sorunları büyürse bugünkü turizm Antalya'da yapılabilir mi?"
'KADIN PLAJI İHTİYAÇSA NEDEN OLMASIN?'
Antalya'da çok tartışılan Kadınlar Plajı'nı da değerlendiren Budak sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ben Antalyalıyım. Yüzmeyi Mermerli Plajı'nda öğrendim. 5-6 yaşlarındayken annelerimiz bizi oraya götürürdü, o zaman kadınlar plajıydı. 60'lı, 70'li yıllarda kadınların saat 14.00'e kadar denize girme vakti vardı. Bu bir ihtiyaçsa neden olmasın? Büyütmemek, abartmamak lazım. Fakat başka yerlere çekiliyorsa, ben bunu burada yorumlamam. Bir oda başkanı olarak böyle bir ihtiyaç varsa, kadınların böyle bir talebi de varsa, bunun pozitif-negatif ayrımcılık sınıfına sokulmaması lazım. Böyle bir ihtiyaç varsa giderilmesi de Antalya'daki yöneticilerin görevidir."

banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.