banner391
banner405

Ölen işçiler kusurlu çıktı

Esenyurt'ta bir AVM inşaatının şantiyesinde işçilerin kaldığı çadırlarda çıkan yangında 11 işçinin ölmesine ilişkin davada ölen işçilerin tali kusurlu olduğuna karar verildi

Ölen işçiler kusurlu çıktı

banner404
ESENYURT'TA bir AVM inşaatının şantiyesinde işçilerin kaldığı çadırlarda çıkan yangında 11 işçinin ölmesine ilişkin davanın öncesinde, işçilerin yakınları feryat etti. Ölen işçi Ahmet Yağal'ın eşi, "12 duruşma geçti hiçbir sorumlu tutuklanmadı. Neden tutuklanmıyorlar? Hep yas mı tutacağız" dedi. Duruşmada ise mahkemeye ulaşan ve ölen işçiler ile 4 sanığı tali kusurlu, bir sanığı ise asli kusurlu olarak niteleyen ikinci bilirkişi raporu ele alındı. Duruşmada tutuklu sanık Mehmet Altun'un tahliyesine karar verildi.

2 yıl önce Esenyurt'taki AVM inşaatında gece çadırlarında çıkan yangında 11 inşaat işçisinin ölümüyle ilgili davanın 12'inci duruşması Bakırköy Adliyesi'nde görülüyor.

Duruşma öncesi İşçi Ölümlerine Son Platformu üyesi bir grup ve hayatını kaybeden işçilerin yakınları Bakırköy Adliyesi önünde toplandı.

Grup, "Taşeron sisteme son", "İşçilerin katili taşeron düzeni" şeklinde slogan attı.

Yangında ölen Ahmet Yağal'ın eşi Selma Yağal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a hitaben, her duruşmaya babasının adını verdiği oğluyla birlikte gelip gittiklerini belirterek, “Bugün 12'inci duruşmaya giriyoruz. Hiçbir sorumlu tutuklanmadı. Neden tutuklanmıyorlar. Acımızı bu yüzden yaşayamıyoruz. Suçluların cezalandırılmasını istiyoruz. Hep yas mı tutacağız" dedi.

Yapılan basın açıklamasının ardından grup duruşmayı takip etmek için adliyeye girdi.

Esenyurt'ta 2 sene önce bir alışveriş merkezi inşaatı şantiyesindeki çadırlarda çıkan ve 11 işçinin hayatını kaybettiği yangına ilişkin dava kapsamında hazırlanan 2. bilirkişi raporunda, ölen işçiler ile 4 sanığın ikinci dereceden tali kusurlu, sanıklardan birinin asli kusurlu olduğu, diğer sanıklara ise kusur atfedilemeyeceği belirtildi.

Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, celse arasında tutuklanan sanık Mehmet Altun ile 5 tutuksuz sanık ve tarafların avukatları katıldı.

Mahkeme Başkanı Mevlüt Bayraktaroğlu, 2. bilirkişi raporunun mahkemeye ulaştığını bildirdi. Raporda, kazada ölen işçilerin, "çadırın giriş kapısı yanındaki ranzanın üzerine sünger yatakları tavana kadar istifleyerek, çıkışı engelledikleri ve yangın sırasında yatakların kayarak kapıyı kapatmasına sebebiyet verdikleri" için kusurlu oldukları belirtildi.

 "ASIL NEDEN İŞÇİ KOĞUŞUNUN NAYLON KAPLI SAHRA ÇADIRI OLMASI"

Ölen işçilerin, yanıcı sünger yatakları yığmakla can güvenliklerini tehlikeye attıkları, akabinde canlarından oldukları anlatılan raporda, "Her nenkadar olayda ölenlerin kusur ve ihmalleri mevcutsa da olayın asıl nedeni, çadırın çok kolay yanıcı naylon plastik ile kaplanmış olması, sahra çadırı denen işçi koğuşunun sağlık ve güvenlik açısından uygun olmaması ve tek kapılı çadırın kapı ağzına tavana dek sünger yatakların istiflenmesidir" denildi.

"ŞANTİYE ALANINDAN SORUMLU İNŞAAT ŞİRKETİ KUSURLU"

Raporda, şantiye alanından Kaldem İnşaat'ın ortağı Abdullah Altun'un sorumlu olduğu hatırlatırak, işçi koğuşlarının sağlıklı, güvenlikli olması ile tehlike oluşturmaması gerektiği belirtildi. Raporda, bu koşulları oluşturmayan Kaldem İnşaat'ın kusurlu olduğu kaydedildi.

Yanan sahra çadırı denen koğuşta 20 ranzanın bulunduğu ve 40 kişinin kaldığı anlatılan raporda, koğuşun acil çıkış kapısının olmadığı, tek girişli olduğu, 2 lamba ile aydınlatıldığı, elektrikli ısıtıcılar ve elektrik ocaklarının çay demlemek için kullanıldığı, sünger yatakların 5-6 santimetre üstünden elektrik kablolarının geçtiği, elektrik tesisatını şartnamelere uygun yapmayan ve tesisatın aşırı yüklenmesine neden olan davanın sanığı Şaban Bakırcı'nın da olayda kusuru bulunduğu bildirildi.

RAPORDA, TAŞERON ŞİRKET SUÇLANIYOR, MAL SAHİBİ ŞİRKET SORUMSUZ TUTULUYOR

Bilirkişi raporunda, yanan çadırı kuran, yüklenici Kayı İnşaat AŞ'nin kaba inşaat işlerini taşeronu şirket Kaldem İnşaat'ın yaptığı ifade edilerek, "Mal sahibi Marmara Gayrimenkul İnşaat Geliştirme AŞ'nin yaptırdığı Marmara Park AVM inşaatını anahtar teslimi yüklenici Kayı İnşaat AŞ firmasına vermiştir ki, asıl işveren Kayı İnşaat AŞ'dir. Mal sahibi Marmara Gayrimenkul İnşaat Geliştirme AŞ'nin olayla ilgisi ve sorumluluğu yoktur. Kayı İnşaat AŞ, aldığı işin kaba işlerini sözleşme ile alt işveren Kaldem İnşaat'a vermiştir" bilgisine yer verildi.

Her ne kadar yanan çadırı Kaldem İnşaat kurmuşsa da çadırın sağlıklı ve güvenlikli olmamasından hem alt işveren Kaldem İnşaat hem de asıl işveren Kayı İnşaat'ın sorumlu olduğu aktarılan raporda, işçi koğuşlarının inşaattan ayrı düşünülemeyeceği belirtildi. Raporda, şu ifadelere yer verildi:

 "Sünger yatakları tehlikesiz bir alana istiflemeyen Kadir Altun'un kusuru mevcuttur. Kaldem İnşaat'ın Genel Müdürü Abdullah Altun olup, ortak Mehmet Altun şirketin finansman işleriyle uğraşmaktadır. İnşaat şantiyesi ile doğrudan ilgilenen sanık Abdullah Altun'dur. Bu durumda olayın sorumluluğu Abdullah Altun'a ait olup, Mehmet Altun'a cezai sorumluluk açısından kusur atfedilemez. Ayrıca Kaldem İnşaat'ın İş Güvenliği Koordinatörü Cem Yıllar da sahra çadırı denen işçi koğuşunun sağlıklı ve güvenlikli olması için gerekli tavsiyelerde bulunmamak, işvereni uyarmamak ve sahra çadırındaki tehlikelerin ortadan kaldırılmasını sağlamamakla kusurludur. İşçi koğuşlarının inşaattan ayrı düşünülemeyeceğinden asıl işverenin şantiye şefi Erdal Gümüş'ün 'koğuşlar yetki ve sorumluluk alanım dışındadır' şeklindeki savunması da yerinde değildir."

ÖLEN İŞÇİLER 2. DERECE TALİ KUSURLU

Raporda, ölen işçiler ve Kaldem İnşaat İş Güvenlik Koordinatörü Cem Yıllar, çadırın elektrik tesisatını yapan Şaban Bakırcı, Kadir Altun ve asıl işverenin şantiye şefi Erdal Gümüş'ün 2. derece tali kusurlu, Kaldem İnşaat'ın şantiye sorumlusu Abdullah Altun'un 1. dereceden asli kusurlu olduğu belirtildi.

Bilirkişi raporunda, diğer sanıklar Mehmet Altun, Sezgin Atalay, Arif Korkmaz, Kaan Akarsu, Ömer Faruk Gülmez, Hikmet Tezcan ve Andreas Michael Holfmann ile dosyada ismi geçen diğer firma yöneticilerine ve çalışanlarına ise cezai sorumluluk açısından kusur atfedilemeyeceği kaydedildi.

Sanık Mehmet Altun tahliye edildi

Duruşmada söz alan bir kısım katılanların avukatı Gökhan Küçük, son duruşmadan bu yana Türkiye'de 600 işçinin hayatını kaybettiğini, bu tip davalarda bilirkişilerin maalesef kamu idaresinin sorumluluğunu göz ardı ettiğini ifade etti. Son raporda ölen kişilere dahi kusur izafe edildiğini ancak sanık Mehmet Altun'a kusursuz bulunduğunu anlatan Küçük, raporun dikkate alınmamasını istedi. Bir kısım sanıkların avukatı Seçkin Tay, müvekkilli Mehmet Altun'un, mağdurların haklarını karşılamak için ilk etapta teslim olmadığını dile getirerek, "Müvekkilim daha sonra kendisi gelip teslim olmuştur. Delillerde tamamen toplanmıştır. Bu nedenle uygun görülecek tedbirler karşılığında müvekkilimin tahliyesini talep ediyorum" dedi. Raporu inceleyemeyen avukatlar da bu sebeple mahkemeden süre talep etti.

Taleplerle ilgili görüşünü açıklayan Cumhuriyet Savcısı Sinan Ali Yaşar, sanık Mehmet Altun'un tutukluluk halinin devamını istedi.

Mahkeme heyeti, avukatlara bilirkişi raporunu incelemeleri için süre verilmesine, sanık Mehmet Altun'un üzerine atılı suçun vasfı ve mahiyeti, mevcut delil durumu ayrıca delillerin tamamının toplanmış olması ve savunmasının da alınmasını göz önüne alarak, hakkında yurt dışına çıkış yasağı konularak, tahliyesine karar verdi.

Duruşma eksikliklerin giderilmesi için ertelendi.

İDDİANAMEDEN

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, 11 Mart 2012'de saat 21.00 sıralarında Esenyurt Güzelyurt Mahallesi Yıldırım Beyazıd Caddesi'ndeki Marmara Park şantiyesinde, inşaatı devam eden alışveriş merkezinin kaba inşaatını üstlenen Kaldem Yapı İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin işçi barınma çadırlarında yangın çıktığı kaydediliyor. Yangında 11 işçinin hayatını kaybettiği belirtilen iddianamede, tutuklu sanıklar Abdullah Altun, Kadir Altun, Şaban Bakırcı, Erdal Gümüş ve Cem Yıllar, tutuksuz sanıklar Mehmet Altun, Sezgin Atalay, Süleyman Aslan, Arif Korkmaz, Kaan Akarsu, Ömer Faruk Gülmez, Hikmet Tezcan ve Andreas Michael Hohlmann'ın, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak" ve "taksirle yangına neden olmak" suçlarından 2 ila 23 yıl 6'şar ay arasında değişen hapis cezalarına çarptırılmaları isteniyor.

banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.