banner391
banner405

'Mücadelemiz çok çetin geçecek'

Eğitim ve Bilim İş Görenleri Sendikası (Eğitim-İş) Alanya Şubesi tarafından sendikanın 11'inci kuruluş yıl dönümü nedeniyle bir açıklama yapıldı.

'Mücadelemiz çok çetin geçecek'

banner404
EĞİTİM ve Bilim İş Görenleri Sendikası (Eğitim-İş) Alanya Şubesi tarafından sendikanın 11'inci kuruluş yıl dönümü nedeniyle bir açıklama yapıldı. Eğitim-İş Alanya Şubesi'nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Eğitim-İş olarak, Atatürk’ün önderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsızlığını, egemenliğini, ulus ve ülke bütünlüğünü, laik düzeni, demokratik ve ulusal eğitim değerlerini korumak ve sonsuza kadar yaşatmak için mücadele etmek üzere çıktığımız yolda 11 yılı arkamızda bıraktık. 17 Ekim 2005 tarihinde kurulan Eğitim-İş, eğitim çalışanlarının, tüm emekçilerin, günden güne yoksullaşan halkımızın ve karanlığa sürüklenen ülkemizin umudu haline geldi. Eğitim-İş, 11 yıllık sürede, yüz yıllık sendikal mücadele geleneğimizden ders alarak yoluna devam ediyor. 17 Ekim 2005’ten bugüne emeğimiz ve geleceğimiz için canımız pahasına mücadele ettik. Mücadelemiz, cumhuriyetin bütün kurumlarının teslim alındığı, 15 Temmuz darbe girişiminin, AK Parti tarafından polis devleti uygulamalarına, ideolojik tasfiye aracına ve kamu çalışanlarının iş güvencesini ortadan kaldırmaya yönelik fırsata dönüştüğü, 70 bine yakın öğretmenin görevden alındığı yeni dönemde çok daha çetin geçecek.

'TAŞERONLAŞMA ETKİN KILINIYOR'
İçinden geçtiğimiz bu zorlu süreçte, başta ABD olmak üzere emperyalist güçlerin yeni dünya düzeni kapsamında sömürüyü alabildiğine yoğunlaştırdıkları, küreselleşme adı altında yapılan uygulamalarla emek örgütlerini ve demokratik kitle örgütlerini işlevsizleştirdikleri, yapılan özelleştirmelerle taşeronlaştırmayı etkin kıldıkları görülüyor. AK Parti iktidarı ise bu küresel güçlerle işbirliği yaparak, ulus devletin ve bağımsızlığın yok edilmesine, etnik ve dinsel ayrımcılıklarla da üniter yapının yıkılmasına, ulusal birlik ve beraberliğin bozulmasına çanak tutuyor.

'ATATÜRK İLKELERİ YOK EDİLMEK İSTENİYOR'
İçinde bulunduğumuz dönem, siyasal iktidarın faşizan politikalarının, her türlü haksızlığın ve hukuksuzluğun yaşandığı, yargının ve adaletin çöktüğü bir dönem olarak tarihe geçti. Laik, demokratik, bilimsel ve kamusal eğitimin askıya alınmaya, cumhuriyet eğitim sisteminin ve oluşturduğu kültürün tasfiye edilmeye çalışıldığı, Atatürk devrim ve ilkelerinin yok edilmek istendiği bir süreç yaşanıyor.

'EĞİTİM SİSTEMİ ARACA DÖNÜŞTÜRÜLDÜ'
Eğitim-İş tam da böyle bir dönemde, sınıf mücadelesini hatırlatan bir başkaldırı olarak tarih sahnesindeki yerini tekrar aldı. Eğitim-İş, AK Parti iktidarına karşı yürütülen muhalefetin demokratik ve meşru mücadeledeki en önemli direnç merkezi haline geldi. Siyasal iktidar, geride bıraktığımız 14 yıl boyunca, eğitim sistemini kendi çıkarları için kullanacağı bir araca dönüştürdü. Bu araç, gerici ve işbirlikçi iktidara seçmen ve oy devşirmek için kullanılıyor. Doğal olarak özgür düşünceli insanlar yetiştirecek laik, bilimsel ve kamusal eğitim yok edilmek isteniyor. İktidarın bütün eğitim uygulamalarında bu amacı taşıyan somut izler görülüyor.

'İŞ GÜVENCESİ ALINMAK İSTENİYOR'    
Tüm bu olumsuzluklara karşın örgütümüz emek, demokrasi, özgürlük ve ülkeye sahip çıkma mücadelesinin hep içinde, hep önünde oldu. Eğitim-İş’in böyle bir süreçte mücadele alanı içinde olması, emeğimiz, ülkemiz ve ulusumuz açısından çok büyük bir anlam ve önem taşıyor. Dünyada acımasızca uygulanan neo-liberal politikalar, ülkemizdeki emek politikalarını da son derece yakından etkiliyor. Kamu emekçilerinin iş güvencesinin elinden alınmak istenmesi, taşeronlaştırmanın, esnek ve güvencesiz çalışmanın yaygınlaşması, işçi ve emekçilerin çalışma ve yaşam koşullarının giderek ağırlaşmasına yönelik yasal düzenlemeler ve atılan fiili adımlar sürüyor. Kıdem tazminatının kaldırılması çalışmaları, taşeronluğun, güvencesiz, kuralsız ve esnek çalışmanın yaygınlaştırılması ve buna bağlı olarak iş cinayetlerinde yaşanan artış, grevlerin yasaklanması, özel istihdam büroları adı altında kölelik büroları açılması, ülkenin ucuz işgücü pazarına dönüştürülmesi, emekçilerin bugün en can yakıcı sorunları olarak görünüyor.

'ONBİNLERİN SORUNLARI ÇÖZÜLDÜ'
Emekçileri kendi içinde basamaklandırarak bölen, sınıf mücadelesini etnik ve inanç temelinde ayrıştırarak güçsüzleştiren, esnek çalışma koşulları içinde örgütsüzlüğü dayatan ve yeni işsizler yaratarak çalışanları yedekleyen bu ekonomik düzlem, Türkiye işçi sınıfının politik konum almasını da etkiledi ve yeni güç yarılmaları ortaya çıkardı. Eğitim-iş oynanan bu oyunların farkındadır ve emek mücadelesinde devrimci bir yapılanmanın örülmesi için üzerindeki sorumluluğun da bilincinde. Eğitim-İş’in kuruluş gerekçelerinden birisi de, yetkin olmayan kadroların eline terk edilen gerici eğitim siyasetinin yarattığı yıkımı en aza indirmek, eğitim çalışanlarını içine düştükleri karamsarlıktan  çıkarmak. Sendikamızın bu arayış üzerinde yükselen hukuk mücadelesi, soluksuz ortaya koyduğu başarılı çalışmalarla kamuoyunun büyük takdirini topladı. Mücadelemiz, Milli Eğitim Bakanlığı’na sayısız defalar geri adım attırdı. Bu yolla on binlerce mağdur eğitim çalışanının sorunlarına çözüm üretildi. Kuruluşumuzdan bugüne işkolunda hukuk mücadelesinin önderliğini yaparak yüzlerce hukuksuzluğu etkisiz kılmanın, bu yolla işkoluna mücadele heyecanı aşılamanın gururu ve mutluluğunu yaşıyoruz.
Yüz yıllık emek ve aydınlanma mücadelesinin 'biricik' mirasçısı olduğumuzun bilincindeyiz. Mücadele ruhumuz, ırkçının, bölücünün, gericinin devlete ya da sokağa egemen olduğu her dönemde halkımızın üzerine güneş gibi doğdu. Eğitim-İş, Büyük Önderi’nin ulusuna güzel günler gösterme hayalini asla ortada bırakmayacak. Eğitim-İş tabelası var olduğu sürece, cumhuriyetin eğitim kurumlarında, aydınlanma devrimlerine savaş açanlara meydan okuyacak namuslu bir soluk da mutlaka var olacak. Bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da emeğimize ve ülkemize yönelik her saldırı, karşısında sarsılmaz bir kale gibi Eğitim-İş’i bulacak."
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.