banner391
banner405

Mübarek Ramazan diriliş mevsimidir

Onbir ayın sultanı ramazan geldi. Ramazan ayı, bütün günahlarımıza rağmen ilahi rahmet tarafından bir bağışlanma müjdesidir

Mübarek Ramazan diriliş mevsimidir

banner404
DEĞERLİ Okurlar,
Allah’ın selâmı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Yarından itibaren çok özel bir zaman dilimine giriyoruz. Onbir ayın sultanı ramazan bütün güzellikleriyle bizleri onurlandıracak. Bu akşam ilk teravih namazı kılınacak ve gece sahura kalkacağız. Rabbimiz sağlık ve afiyet içinde oruç tutmayı ve bu mübarek zaman diliminden en güzel şekilde yararlanmayı nasip etsin.
Bir şeyden uzak durmak, bir şeye karşı kendini tutmak, engellemek anlamına gelen oruç ibadetinin, değişik biçimlerde de olsa hemen bütün din ve kültürlerde var olduğunu görüyoruz. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de geçmiş toplumlara da orucun farz kılındığı ifade edilir. Medine döneminin ilk yıllarında Ramazan orucunu emreden ayetler inmiştir: “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu fidye verir. Bununla birlikte, gönülden kim bir iyilik yaparsa (mesela, fidyeyi fazla verirse) o kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır. “ (el-Bakara 2/183-184).
‘MÜKAFATINI VERECEĞİM’
Ramazan ayının yaklaştığı bir günde Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur. “Ramazan ayı size bereketiyle geldi, Allah o ayda sizi zengin kılar, bundan dolayı size rahmet indirir, hataları yok eder, o ayda duaları kabul eder. Allah Teala sizin (Ramazan ayındaki ibadet ve hayır konusunda) birbirinizle yarış etmenize bakar ve meleklerine karşı sizinle övünür. O halde iyilik ve hayırdan yana Allah Teala’ya kendinizi gösterin. Ramazan ayında Allah’ın rahmetinden kendisini mahrum eden kimse bedbaht kimsedir. “
Hz. Peygamber, bütün ibadetler gibi orucun da insan davranışlarını düzenleyen yönlerine işaret eder: “Oruç bir kalkandır. Oruçlu, saygısızlık yapmasın, ahlaksızca konuşmasın. Eğer biri kendisiyle dövüşmeye veya sövüşmeye kalkışırsa, iki defa, ‘Ben oruçluyum.’ desin. Bu canı bu tende tutan Allah’a yemin ederim ki oruçlunun (açlıktan dolayı değişen) ağız kokusu Allah nezdinde, misk kokusundan daha hoştur. (Allah, oruçlu için şöyle buyurur): ‘O,yemesini, içmesini ve cinsel isteklerini benim için terk ediyor. Oruç benim içindir. Onun mükafatını ben vereceğim. Bir iyiliğe ise on misli ecir vardır. “’
‘ORUÇ, BİR KALKANDIR’
Peygamber Efendimiz bu hadisinde orucu kalkana benzetmektedir. Kalkan, nasıl ki savaşta askerleri düşmanın ok ve kılıç darbelerine karşı koruyorsa, oruç da sahibini kendi nefsine, şehevi arzularına, şeytanın vesveselerine karşı korur. Oruçlu kimse, kalkanı öncelikle kendi elinden ve dilinden meydana gelebilecek yanlış tutum ve davranışlara karşı kullanacaktır. Bu nedenle kimseye karşı kaba davranışlarda bulunmayacak, cahil ve zorba tutumlar içine girmeyecektir. Şayet bir başkası ona sataşır, kavga edecek olursa bu defa da oruç kalkanını ona karşı kullanacaktır. Çünkü böyle davranmak zor olsa da öfkeyi yenmenin ve yanlış yapana iyilikle karşılık vermenin bir şeklidir. Oruçluya yakışan, aç olmasına rağmen, yüzünden tebessümü eksik etmemektedir. Gönül kırmak, inanan insana, hele oruçlu bir Müslüman’a yakışmaz. Güler yüz ve tatlı dil, oruç ibadetinin ruhuna verdiği dinginlikle birleşerek insanın ilahi rahmet esintisine ulaşmasını sağlar.
DİRİLİŞ MEVSİMİDİR
Değerli okurlar, ramazan ayı, bütün günahlarımıza rağmen ilahi rahmet tarafından bir bağışlanma müjdesidir. Sene içerisinde işlediğimiz günahlardan arınmak için bir mağfiret iklimi, ruhumuzun yıllık bakıma alındığı bir yeniden diriliş mevsimidir. Bu ayın her günü hatta her dakikası kaçırılmayacak fırsatlarla doludur. Gündüz tutacağımız oruçlar, geceleri kılacağımız teravih namazları ve kalkacağımız sahurlar, Kur’an hatimleri ve mukabeleler, vereceğimiz zekatlar, fitreler ve yapacağımız iyilikler, Kadir gecesinde yaşayacağımız manevi coşku, hakkıyla değerlendirdiğimiz takdirde bize ummadığımız bereket kapılarını açacaktır. Ramazan ayı, kötü alışkanlıklara son verme, iyiden, güzelden yana yeni sayfalar açma fırsatıdır. İşte bu bilinç içerisinde dolu dolu yaşanan Ramazan, sonrasında gelen ayların hatta bütün bir yılın verimli geçirilmesini sağlayacaktır.
Kimler Ramazan'da oruç tutmayabilir?
Aşağıdaki mazeretlere sahip kimseler ramazanda oruç tutmakla yükümlü değildir. Daha sonra kaza etmelerine veya yerine fidye vermelerine ruhsat tanınmıştır:
Yolculuk 
Yolculuk esnasında tutulmayan oruçlar, daha sonra kaza edilir. Geceden oruç tutmaya niyetlenip de gündüz vakti leyin yolculuğa çıkmak zorunda olan kimse yolculukta zorluk çekerse, daha sonra kaza etmek üzere orucunu bozabilir. Ancak orucunu tamamlaması daha uygundur.
Hastalık
Oruç tuttuğu zaman, hastalığının artmasından veya uzamasından endişe edilen kimse ile, hastalığı sebebiyle oruç tutmakta zorlanan kişilerin Ramazan ayında oruç tutmayıp, iyileştikten sonra bunları kaza etmelerine izin verilmiştir. Uzman bir hekim tarafından oruç tutması hâlinde hasta olacağı bildirilen kimse de hasta hükmündedir.
Hamilelik ve çocuk emzirme
Oruç tutmaları kendilerine veya çocuklarına zarar vermesi hâlinde, hamile kadınlar oruçlarını tutmayabilirler. Çocuk emziren kadınlar da, sütlerinin kesilmesi ve çocuklarının zarar görebileceği durumlarda oruç tutmayabilirler. 
Zor ve ağır işlerde çalışmak
Oruç tuttuğu takdirde sağlığına bir zarar gelmesinden korkan kimse, orucunu tutmayabilir. Bu durumda olanlar, izinli olduğu günler veya uygun zamanlarda tutamadıkları oruçları kaza ederler. Bir zorunluluk olarak, ağır işlerde çalışmak zorunda olan kişiler oruçlu olarak çalıştıkları takdirde sağlıkları risk altında kalacaksa, Ramazan ayında tutamadıkları oruçlarını uygun bir zamanda kaza ederler.
Yaşlılık
Oruç tutamayacak kadar yaşlı olan kimseler, oruç yerine fidye verebilirler. Bir fidye miktarı bir kişiyi bir gün için doyuracak yiyecek veya bunun para olarak karşılığıdır. Oruç fidyeleri, Ramazan ayının sonunda toptan verilebileceği gibi, Ramazan ayı içinde günlük olarak veya Ramazan ayı başında da verilebilir.
İftar duası
“Allahım! Senin rızân için oruç tuttuk, senin verdiğin rızıkla orucumuzu açtık, bizden kabul buyur; çünkü sen her şeyi işiten ve bilensin” 
Bir hadis
Edileceğine gerçekten inanarak Allah’a dua edin. Bilin ki Allah, ciddiyetten uzak ve umursamaz bir kalp ile yapılan duaları kabul etmez.” 

 
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.