banner391
banner405

Kuzeye şok rapor

Antalya 1. İdare Mahkemesi'nin görevlendirdiği bilirkişi heyeti, Kuzey Alanya İmar Planı'nın şehircilik ilkelerine, ihtiyaçlara ve kamu yararına uygun olmadığına karar verdi. Planın kısmen iptali söz konusu

Kuzeye şok rapor

banner404
 ALANYA Belediyesi Harita Mühendisi Sinan Seydioğulları, Antalya 1. İdare Mahkemesi'ne, Kuzey Alanya İmar Planı'nın iptali için dava açtı. 12 Nisan 2010 tarihinde Antalya 1. İdare Mahkemesi'ne bir dilekçe sunan Seydioğulları, itirazında şu ifadeleri kullandı: “Alanya Belediyesi, Çevreyolu kuzeyine ait ilave ve revizyon imar planları 1/5000 ölçekli olarak 23.9.1999 tarihli belediye meclis kararıyla onanmış olup, planda tasarlanan bazı yolların TSE standartları ölçüsünde yüksek eğimli olmasından dolayı itirazlara karşın, uygulamanın yapılması amacıyla belediye meclisinde imar planına bir plan notu eklenmiştir. Belediye Meclisi'nin 17.10.2003 gün 277 b-1 sayılı kararı ile onanan bu plan notunda, ‘İmar Yollarının kırmızı kotların arazinin topografik durumundan dolayı aşırı yüksek dolgu yarma olan yollardan cephe alan parsellerin mağdur duruma düşmemeleri için gerektiği hallerde 25.4.1997 tarih ve 22970 Sayılı Yönetmelikteki eğim standartlarının dışında daha yüksek eğimli yollar oluşturarak tespit edilebilir’ denmektedir. Yüksek eğimli yolların yapım uygulamasının önünü açan bu kararın tekniğe, hukuka ve kamuya aykırıdır.”
BİLİRKİŞİ İNCELEME YAPTI
Seydioğulları'nın itirazı üzerine Antalya 1. İdare Mahkemesi, Şehir Plancısı Ö. Sefa Erdal, Y. Mimar Şehir Plan Uzmanı Özden Yönter ve Harita Mühendisi Osman Örsmen'i şikayetlerin incelenmesi ve yerinde rapor hazırlanması için görevlendirdi. Bilirkişi heyeti, 12.04.2010 tarihinde Kuzey Alanya İmar Planı'na ilişkin ortaya atılan iddialara ilişkin bölgede bir ön inceleme yaptı. İncelemeleri tamamlayan bilirkişi heyeti, Kuzey Alanya İmar Planı için hazırlanan raporu 1. İdare Mahkemesi Başkanlığı'na sundu. 
HEYETTEN ŞOK RAPOR 
Yeni Alanya'nın ele geçirdiği 1. İdare Mahkemesi'ne sunulan raporda, Kuzey Alanya İmar Planı'nın iptaline ilişkin karar alınmasında bir sakınca olmadığı açıkça beyan ediliyor;
Belediye Meclis kararıyla, imar planı değişikliğinde plan notlarına ilave edilen yeni plan notunun değerlendirilmesinde bu notların imar planlarının ayrılmaz bir parçası ve açıklayıcı hükümlerinin olmasına rağmen, plan yapma yetkisine haiz bir plancı tarafından imzalanmadığı, sadece meclisin kararıyla yürürlüğe sokulduğu belediyenin 3.5.2010 gün ve 87 sayılı yazısı ile teyit edilmiştir. İmar planlarının hazırlanması ve onaylanmasına ilişkin kurarlar ile bu planlarda yapılacak plan değişikliklerine ilişkin kurallar, plan yapımına ait esaslara dair yönetmelikte belirlenmiştir. Söz konusu yönetmelikte plan değişikliği, plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, teknik ve sosyal donatı dengesini bozmayacak nitelikte, bilimsel, nesnel ve teknik gerekçelere dayanan, kamu yararının zorunlu kılması halinde yapılan düzenlemeleridir bölümünde tanımlanmıştır. Ayrıca bu değişiklikler için 2.9.1999 tarihinde yürürlüğe giren yönetmeliğin 27. maddesinin 1. fıkrasının 4. bendin ile "Plan müellifinin gerekçeli görüşünün alınması" zorunlu şart haline getirilmiştir. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından yönetmelikte yapılan 13 Ocak 2005 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklik ile söz konusu "Plan müellifinin uygun görüşünün alınması" şartı yönetmelikten kaldırılmıştır. Ancak, yönetmeliğin 27. maddesinde yer verilen "Plan müellifinin gerekçeli uygun görüşünün alınması şarttır" hükmünün kaldırılmasına ilişkin 13 Ocak 2005 gün ve 25699 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren yönetmelik değişikliğinin ilgili bölümü, Danıştay 6. Dairesi'nin 10.08.2006 günlü, E 2005/1441. K 2006/4862 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Söz konusu Danıştay kararında ve benzer konularda alınmış diğer bazı Danıştay kararlarında, "Plan müellifinin gerekçeli uygun görüşünün alınması" koşulunun korunması gerektiğine ilişkin kararlar, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile de ilişkilendirilmiştir. Bu kapsamda bakıldığında, Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelik çerçevesinde imar planlarında yapılacak değişikliklerde plan müellifinin gerekçeli uygun görüşünün alınmasının zorunlu olduğu, yargı kararları ile de kesinleşmiş bulunmaktadır. Diğer yandan 3030 Sayılı Kanun Kapsamı Dışında Kalan Belediyeler Tip İmar Yönetmeliğinin 13.7.2000'de değişen 4. maddesinde, "Bu yönetmelik esaslarına göre yapılacak bütün yapılanda plan, fen, sağlık ve çevre şartları ile ilgili diğer kanun, tüzük ve yönetmelik hükümlerine ve Türk Standartları Enstitüsü tarafından belirlenmiş standartlara uyulması zorunludur" denmektedir. Her ne kadar imar planlarında yolların tasarımı şehir plancılarına bırakılmış ve yasayla direkt olarak bir yol eğim sınırlaması getirilmemiş gibi görünse de bu yönetmelikte bahsi geçen yapı sözcüğü altyapı ya da üst yapı şeklinde ayrıştırılmamıştır. Türk Standartları Enstitüsü Kurumunun bilimsel yöntemlerle hazırlatıp, Resmi Gazetede yayımladığı yol standartlarına da uyulmasının doğru olacağı aksi taktirde yol yapısının standart dışı olmasıyla kazalara ve olumsuz durumlara yol açacağı göz önünde bulundurularak, arazide inşa edilemeyecek veya kullanılamayacak kamuya ait bir yol güzergahının tasarlanması uygulama imar planı çerçevesinde mantıklı olmaz. 
Ancak makul veya yasal nedene dayalı olarak bir tarihi eseri korumak, güvenliği sağlamak, mevcut durumu ıslah etmek veya özel durumu olan bir bölgeyi planlamak gibi plancının bilhassa etüt ederek tasarladığı durumlar hariç imar planlarında mutlaka topografyaya dikkat edilmeli ve eğime uygun yollar geçirilmelidir. Eğime dikkat edilmeden oluşturulan yol sistemiyle, özellikle bu alanda kayalık yapıdan dolayı kırma ve yarma maliyetlerinin büyük masraflar yaratacağı, dere ve yağmur yataklarından dolayı menfez ve köprü inşaatlarına ihtiyaç duyulacağı, yol yapım ve sonrasındaki bakım ve işletme maliyetlerinin yüksek olacağı, yayalar ve araçlar tarafından kullanılmasında zorluklar yaşanacağı, eğimden dolayı binalarda fazladan kat kazanma veya kat kaybetme durumları ortaya çıkacağı, elektrik, su, kanal, telefon gibi diğer alt yapı maliyetlerini arttıracağı, kamu açısından konut başına düşen yol ve alt yapı birim maliyetinin yüksek çıkar. 
Belediyenin böyle bir imar planını uygulamaya koyması sonucu sadece yollar için değil, altyapı yatırımlarında da kamu kuruluşlarının inşaat masrafları artacağı gibi parsel ölçeğinde inşaat yapacak şahısların da masrafı çoğalacaktır. İnşaata başlamadan önce kağıt üstünde eğim hesaplarına titizlikle yaklaşıp, maliyetleri düşürecek çözümlere gitmek ve aksine bir zorunluluk yoksa standart ölçülere riayet etmek kamu adına plan yapan her plancının ve onaylayan her kurumun ilkesi olmalıdır. Çünkü burada ödenecek artı bedel sadece onama kararı verenlerden değil, tüm vatandaşın cebinden çıkacaktır. Söz konusu alanda 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planına göre 18. madde uygulamasının yapılmış olduğu ve dolayısıyla oluşan parsellerde ruhsatlı inşaatların yapılmasına devam edildiği bilinmektedir. Bu alanda imar plan müellefinin olumlu görüşü alınarak standart dışı, fazla eğimli yolların tespit edilmesi, bunlara plan notuyla değil, çizimle çözüm bulunması, ruhsatlı yapıların ve 18. madde uygulamasından gelen mülkiyet haklarının da dikkate alınarak, revizyona gidilmesi gerekirken, yüksek eğimli yolların uygulamasında ısrarcı olmak ve plan notuyla bu sorunu geçiştirmeye çalışmak kamusal açıdan doğru bir karar olarak görünmemektedir. Bu nedenlerle Alanya Belediyesi tarafından yapılan idari işlem yürürlükteki yasa ve yönetmelikler çerçevesinde uzmanlık konularımıza göre incelenmiş olup, 17.10.2003 gün ve 227 b-1 sayılı Belediye Meclis Kararı ile imar planına plan notu eklenmesi şeklinde onanan imar plan tadilatının, şehircilik ilkelerine, belde ihtiyaçlarına ve kamu yararına uygun olmadığı kanaatine varılmıştır.
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.