banner391
banner405

KİM DUR DİYECEK

ALANYA kamuoyu, yeni bir sel felaketine yol açabilecek Sak Irmağı'nın yatağının doldurulması işlemine hangi yetkili merciinin "Dur" diyeceğini merak ediyor. Yeni Alanya'nın "Sakata geliriz" manşeti yeni tartışmaları da beraberinde getirdi. Uzmanlar, kanun ve genelgelerle sabit olmasına rağmen otelin Sak Irmağı'nın yatağına müdahalesine ses çıkartmayanların, olası bir sel felaketinin baş sorumluları olacağını söylediler.

KİM DUR DİYECEK

banner404
 GÜNÜN HABERİ
KANUN NE DİYOR?

14.01.1943 tarihinde TBMM'de kabul edilen 4373 sayılı "Taşkın Sulara ve Su Baskınlarına Karşı Korunma Kanunu"nda taşkına uğrayan ve uğraması muhtemel sahaların tespiti ve bu sahaların iskana kapatılarak, taşkına neden olacak mevcut yapılar var ise kaldırılması konusu hükme bağlanmış. Kanuna göre dere yatağına yapılan böyle yapılar derhal yıkılmalı ve yıkım masrafları da yapanlar tarafından karşılanmalı.

GENELGE DE VAR

ÖTE YANDAN Yeni Alanya, Başbakanlık tarafından yayınlanan 2006/27 sayılı genelgeye de ulaştı: "Özel ve tüzel kişilerce yapılmak ve yaptırılmak istenen bu tür yapılara da kesinlikle izin ve ruhsat verilmeyecektir. Su akış kesitinin daralmasına sebebiyet verdiği tespit edilen yapılar, imar mevzuatına göre mülki amirlerin sorumluluğunda yetkili belediye veya özel idare tarafından derhal kaldırılacaktır." 

YENİ Alanya'nın "Sakata geliriz" manşet haberiyle gündeme taşıdığı haber, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Sak Irmağı'nın denizle buluşan bölümünde Best Beach Otel'in ırmak yatağına restoran bölümü yapmasının yeni sel felaketlerine davetiye çıkarmak olduğunu ifade eden vatandaşlar, buna nasıl göz yumulduğunu merak ediyor.
UZMANLAR ENDİŞELİ
Yeni Alanya, konuyla ilgili olarak uzmanların görüşüne başvururken, dere yatağına yapılan bu tür uygulamaların büyük felaketlere yol açabileceği belirtiliyor. Dere yatağına yapılan müdahalenin hiçbir şekilde kanuna uymadığını ifade eden uzmanlar, kanun ve genelgelerin net bir şekilde Alanya'da uygulanması gerektiği konusunda görüş birliğindeler. 
PEKİ KANUN NE DİYOR?
14.01.1943 tarihinde kabul edilen 4373 sayılı "Taşkın Sulara ve Su Baskınlarına Karşı Korunma Kanunu"nda şu ifadeler kullanılıyor:
"Madde 1 – Yüksek seviye gösteren umumi ve hususi, kapalı veya akarsuların taşmasıyla su altında kalan veya su baskınlarına uğrayabilecek olan sahaların sınırları Nafıa Vekaletinin teklifi üzerine İcra Vekilleri Heyetinin kararı ile tespit ve ilan edilir.
Madde 2 – Birinci madde hükümlerine göre tespit ve ilan edilen sahaların sınırları içinde suların akmasına engel olan bina, tesisler, fidan, ağaç, set, savak gibi manialarla değirmen ve sulama arkları hakkında aşağıdaki hükümler tatbik olunur:
Madde 3 – Birinci madde hükümleri dairesinde tespit ve ilan edilmiş olan sınırlar içinde tesisat, inşaat veya tadilat yapmak, fidan veya ağaç dikmek yasaktır. Müsaade verilmesi, Su İşleri Müdürünün, bulunmayan yerlerde Nafıa Müdürünün fenni mahzur olmadığı hakkında rapor vermiş olmasına bağlıdır.
Birinci fıkra hükmüne muhalif olarak izin istihsal edilmeden yapılan ve suyun akmasına veya su seviyesinin yükselmesine tesiri olan tesisat, inşaat veya tadilat, dikilen fidan veya ağaçlar mahalli Su İşleri Müdürünün, yoksa Nafıa Müdürünün teklifi üzerine valinin kararıyla yıktırılır veya kaldırılır ve bu hususta yapılan masraflar sahiplerinden alınır."
Kısaca, bu kanunla, taşkına uğrayan ve uğraması muhtemel sahaların tespiti ve bu sahaların iskana kapatılarak, taşkına neden olacak mevcut yapılar var ise kaldırılması konusu hükme bağlanmış.
2006/27 SAYILI GENELGE
Öte yandan Yeni Alanya, Başbakanlık tarafından yayınlanan 2006/27 sayılı genelgeye de ulaştı. Taşkın sahalarına yapılan müdahaleleri konu alan genelgenin 4. maddesinde aynen şu ifadeler kullanılıyor: "Kamu, kurum ve kuruluşlarınca, köprü altındaki su akış kesitinin daralmasına sebebiyet veren ve su akışını engelleyen yapılar yapılmayacaktır. Özel ve tüzel kişilerce yapılmak ve yaptırılmak istenen bu tür yapılara da kesinlikle izin ve ruhsat verilmeyecektir. İlgili kurumlarca yapılan denetimler neticesinde su akış kesitinin daralmasına sebebiyet verdiği tespit edilen yapılar, imar mevzuatına göre mülki amirlerin sorumluluğunda yetkili belediye veya özel idare tarafından derhal kaldırılacaktır."
"RUHSAT VERİLEMEZ"
Genelgede, özel ve tüzel kişilerce dere yataklarına yapılması düşünülen yapılara kesinlikle izin ve ruhsat verilemeyeceği belirtiliyor. Denetimlerde su akış kesitinin daralmasına sebebiyet verildiğinin tespit edilmesi durumunda ise, mülki amirlerin sorumluluğunda, yetkili belediye tarafından yapının derhal ortadan kaldırılması isteniyor.

banner355

Etiketler; #dur #diyecek

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.