banner391
banner405

Kalp hastalarına Ramazan uyarısı

AÜ Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İbrahim Demir, yaklaşan Ramazan ayı öncesinde şeker ve kalp hastalarını uyardı, oruç tutacak olanlara tavsiyelerde bulundu

Kalp hastalarına Ramazan uyarısı

banner404
AKDENİZ Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İbrahim Demir’den şeker ve kalp hastalarına önemli uyarılar geldi. Demir, sıcak aylara denk gelen Ramazan'da oruç tutacakların mutlaka iftardan sahura kadar bol sıvı tüketmesi gerektiğini söyledi. Ramazan ayının bereket ayı olduğunu hatırlatan Demir, “Dinimize göre Ramazan orucu farz olup özürsüz oruç tutmamak büyük günahtır. Ancak dinen geçerli bir mazeret durumunda oruç kazaya bırakılabilir. Dinimizce çok önemli bir yükümlülük olan oruç ibadetinin sağlık yönünden yerine getirilmemesini veya kazaya bırakılmasını gerektiren durumlar vardır. Sağlıklı bireylerde tutulan orucun yararlı olabileceğini gösteren çalışmalar vardır. Oruç tutanlarda damar sertliğinin az olduğunu, insülin duyarlılığının arttığını, pıhtılaşma mekanizmaları, kolesterol gibi maddeler üzerinde olumlu yönde değişimler olduğuna dair veriler mevcuttur" dedi.
'KALP VE ŞEKER HASTALARI DİKKAT ETSİN'
Bazı kronik hastaların oruç tutmalarının sağlık yönünde ciddi sakıncaları olduğunu belirten İbrahim Demir, "Bu grupta yer alan en sık ve en önemli hastalık halleri kalp ve şeker hastalıklarıdır. Herhangi bir nedenle ilaç tedavisi altında olan tüm hastaların oruç tutup tutamayacakları konusunda kendi doktorlarına müracaat ederek Ramazan öncesi durumlarının değerlendirilmesini ve doktor tavsiyelerini almaları önemlidir. Kalp hastası, hastalığın türüne, ağırlığına, kişinin durumuna göre değişir. Ramazanda oruç tutabilecek kalp hastaları da vardır, kesinlikle tutmaması gerekenler de. Kalp hastalarının bir kısmı oruç tutabilirken bir kısmının ise oruç tutmaları son derece sakıncalıdır. Koroner kalp hastalarında orucu sıkıntılı hale getiren en önemli unsur aslında bilinçsizce iftarda hızlı bir şekilde aşırı ve yağlı yemeklerin yenmesidir. Bu şekilde orucunu açan kişilerde aşırı yemek ile kalbin üzerine sindirim sisteminin yoğun çalışmasına bağlı binen yük kalp krizlerine yol açabilmekte. Bu nedenle oruç tutmayı düşünen kalp hastalarında öncelikle orucu nasıl açacakları, ne tür besinleri ne oranda ve hangi sürede tüketecekleri doktorları tarafından açıklanmalıdır" diye konuştu.
'İLAÇLARIN SINIRLAYICI TARAFLARI VAR'
İlaç kullanımının da oruç konusunda sınırlayıcı tarafları bulunduğunu, günde iki defadan fazla ilaç kullanması gereken hastaların oruç tutmasının mümkün olamayacağını söyleyen Demir, "Oruç nedeniyle atlanan ilaç dozları kişinin sağlığının bozulmasına veya hastalığının ilerlemesine neden olabilir. Özellikle kalp yetmezliği olan hastaların, kalp kapak ameliyatı geçirmiş ve çoklu ilaç alan hastaların oruç tutmaları sakıncalıdır. Bununla birlikte kalp rahatsızlığı var ancak günde tek doz ilaç kullanan hastalar bu ilaç saatlerini iftar ve sahur olarak ayarlayarak, uygun diyet düzenlemesi ile oruçlarını tutabilirler. Yüksek tansiyonu olup günde tek doz veya iki doz ilaç alan hastalarda yine ilaçlarını iftar ve sahur saatlerinde alarak oruçlarını tutabilirler" dedi.
ŞEKER HASTALARINA ÖNEMLİ UYARI
Şeker hastalarının da Ramazan ayında dikkat etmesi gereken hususlar olduğuna işaret eden Demir, “Şeker hastalarına 3 ana, 3 ara öğün olmak üzere günde 6 öğün tavsiyemiz var. Şeker hastalarının almış olduğu ilaç dozlarına göre değişiyor. Mesela tek bir ilaç kullanmak gerekiyorsa etkilenmeyecektir ama birkaç ilaç kullanmak zorunda olan, hatta insülin kullanmak zorunda kalan şeker hastalarımızın çok daha fazla dikkat etmesi gerekiyor. Uzun açlıklarda kan şeker regülasyonu daha da bozulacağından organizmaya olan olumsuz etkisinin hızlanması kaçınılmaz. Aynı şekilde uzun açlık sonrası yenen yoğun yemeklerde de birden bire artan kan şeker düzeyi nedeni ile hastaların şeker komasına girdiklerini de görmekteyiz" dedi.
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.