banner391
banner405

Kaçırılan kıza mesaj

Antalya İl Emniyet Müdürü Tonbul, 2004 yılında Alanya’da bir fidyeci tarafından kaçırılan ve düzenlenen operasyonla kurtarılan G.Y’nin henüz kendisini ziyarete gelmediğini belirterek "Bir gün gelirse beni mutlu eder" dedi

Kaçırılan kıza mesaj

banner404
ALANYA’DA 2004 yılının Nisan ayında meydana gelen olayda, Barbaros-Azakoğlu İlköğretim Okulu öğrencisi olan ve okul çıkışında iki kişi tarafından beyaz bir otomobille kaçırılan G.Y, Antalya polisinin düzenlediği başarılı bir operasyonla kurtarılmıştı. Dönemin Antalya Asayiş Şube Müdürü olan Antalya İl Emniyet Müdürü Cemil Tonbul, G.Y’nin kaçırılmasına ilişkin soruları da yanıtladı. İşte Tonbul’la yapılan sohbetin çarpıcı bölümleri: 

‘SÖYLEYEN BİLE İNANMAYA BAŞLIYOR’

Sohbete toplumdaki 'suç korkusu' ile başlıyor Antalya İl Emniyet Müdürü Cemil Tonbul. Kaynağından edinilmeyen kulaktan dolma bilgilerin anlatıla anlatıla çoğaldığını ve ilk söyleyenlerin bile buna inanmaya başladıklarını belirterek “En büyük sıkıntımız bu. Asayiş Müdürüyken toplantı yaptığımız okul müdürlerine 'Sizce 1 yılda Antalya'da kaç cinayet işleniyor?' diye sormuştum. 500, 1000-2000 diyen oldu. Oysa Antalya'da tarihi boyunca 1 yılda işlenen cinayet 50'yi geçmemiştir. Bunu söyleyince şaşırdılar" dedi. 

'ÖNLEMEK TEDAVİ ETMEKTEN İYİDİR'

Sözlerini "Bugünlerde ilimizde ve çevremizde olan hassasiyetler dolayısıyla toplumun her kesimiyle konuşmaya çalışıyoruz" diye sürdüren Tonbul, Antalya'ya özel bir durum olmamasına karşın olası olaylara karşı tüm tedbirleri aldıklarını ekliyor. Antalya Emniyeti'nin sloganının 'Önlemek tedavi etmekten iyidir' olduğunu vurgularken, "Tedavi etmek hem zor, hem pahalı iştir. Oysa önlemek hem kolaydır, hem de ucuzdur" diyor. 
"Öğrenciler ve okullar olmasa eğitim ne güzel idare edilir" sözlerini gülümseyerek hatırlatan Tonbul, "İnsanlar az olsa, şehir güzel idare edilir. Bir atıfta bulunayım, 2013 TÜİK raporları çıktı son zamanlarda. Burada bizim bir ilçemiz kadar nüfusu olmayan iller güvenli gösteriliyor. Orada insanlar az. İnsan olmayan yerde sorun da olmaz" şeklinde vurgu yapıyor.

ANTALYA'DA 14 KADIN CİNAYETİ

Basına yansıyan kadın cinayetlerinde Antalya'nın Akdeniz bölgesinde ilk sırada yer almasıyla ilgili soruya Tonbul, şöyle yanıt veriyor:
"Geçen yıl 14 kadın cinayeti var. Bakın Antalya'nın apayrı bir özelliği var. Nüfus bakımından sıralamada 5'inci kent ama önemi ve yoğunluğu bakımından İstanbul'dan sonra en önemli kentlerden biri. Sadece 13 milyon turist havadan geliyor. İç turizm ve diğer yönden gelenlerle birlikte 15 milyon sirkülasyon var."

'TURİSTİN ALDIĞI NEFES BİZİM İÇİN ÖNEMLİ'

Turist yoğunluğunun polise artı yük getirip getirmediği sorulduğunda ise Tonbul, şunları aktarıyor: "Tabii ki getiriyor. Turistin aldığı nefes, içtiği su, gezdiği her yer bizim için önemli. Turistin asayişi için gücümüzün yüzde 30-40'ını o yöne aktarıyoruz. Antalya son yıllarda kongre ve toplantılarda da öne çıkan bir şehir. G20 ile de zirveye ulaştı. Allah’a şükürler olsun, devletimizin tüm kamu kurum ve kuruluşları, başta Valiliğimiz olmak üzere alnımızın akıyla, Türkiye Cumhuriyeti olarak güzel bir organizasyon yaptık. G20 tarihinde ilk defa bu kadar güzel, sıkıntısız bir G20 oldu."

'SON ANDA DUYARAK BAŞVURDUM'

Tonbul "Bir insan neden polis olmak ister? Siz neden polis oldunuz?" sorusuna yanıt verirken önce "Ülkemizin gerçeğini söylersek, polisliği seçmek meslek sahibi olmaktır" diye açıklama yapıyor. Kendisinin polis olma sürecini ise şu cümlelerle aktarıyor: "Ben aslında bir öğretmen olarak yetiştim. Tarih okudum. Mezun olduğum 1985'te herhalde kontenjan fazlalığından öğretmenlik yeterlilik sınavı çıkardılar. Böyle olunca biz Anadolu çocukları 'Acaba kazanamazsak hala anne baba eline mi bakacağız?' dedik. Alternatifler araştırmaya başladık. Polis Akademisi'nin üniversite mezunlarını aldığını, 1 yıl yoğunlaştırılmış polislik ve hukuk dersleri verdiğini, ondan sonra komiser yardımcısı olarak teşkilata aldığını son gün öğrendim. Son anda Ankara'ya ulaştım. Son gün olduğu için müracaat çok olmuş, mesai saati de geçmişti ve müracaatımı yaptım. Bunlar kaderin cilvesi. Aslında baktığımızda eğitim sisteminin eksikliğini ortaya döküyor benim polis olmam."

'POLİSLİK AKLIMIN UCUNDAN GEÇMEMİŞTİ'

Polis olmayı hiç düşünmediğini, aklının ucundan geçmediğini anlatan Tonbul, "Polis Akademisi'ne girene kadar bir karakoldan içeri girmemiştim. İhtiyaç hasıl olmamıştı ve gitmemiştim. Öğretmenlik kutsal bir meslek ama içine girdikçe gördüm ki, polislik öğretmenlik kadar kutsal ve önemli. Çünkü polis insanın en zor anında başvurabileceği ilk kapı" diyor. 

'SOKAKLAR BİR KADIN İÇİN GÜVENLİDİR'

"Antalya sokakları bir kadın için güvenli mi? Gece saat 24.00'ten sonra tek başıma rahatça yürüyebilir miyim?" sorusuna Tonbul, "Gerçi çocuklarım erkek ama çocukları için endişe etmeyen biri olarak söylüyorum, Antalya sokakları güvenlidir" diye yanıt veriyor. Antalya'nın saat 24.00'ten sonra en hareketli şehirlerin başında geldiğini vurgularken "Bu hareketliliğin arasında erkekler de kadınlar da var" diye vurgu yapıyor.

'ESKİ TAŞ FIRIN POLİSLİK YOK'

Polis-vatandaş iletişiminin önemine değinen Cemil Tonbul, "Artık o eski taş fırın polislik yok. Polis, empati yapabilmek zorunda. Çünkü biz o hizmeti o vatandaş için yapıyoruz. Şüpheli olana da, müşteki olana da öyle davranmak zorundayız" şeklinde konuşuyor. Bir vatandaşın polis merkezine gidip 'Bir sıkıntım yok ama ben sizi ziyarete geldim' demesinin nasıl karşılanacağı sorusunu da "Çok mutlu olurlar. Biz zaten bunu arzu ediyoruz" diye yanıtlıyor.

'KIZIMIZ HENÜZ ZİYARETİME GELMEDİ'

2004 yılında Alanya'da başarılı bir operasyonla bir fidyecinin elinden küçük bir kız çocuğunu kurtaran Tonbul, o kızın kendisini ziyarete gelip gelmediğiyle ilgili soruya şöyle yanıt veriyor: "O zaman 8-10 yaşlarında. Alanya İlçe Emniyet Müdürümüze 'Kızımız ne yapıyor bir araştırın' dedim. Çok memnuniyetle duydum ki şu anda İstanbul'da üniversitedeymiş. Kızımız henüz ziyarete gelmedi. Ben de geçmişteki olayı tekrar yaşamaması için kendisine ulaşmaya çalışmadım açıkçası. Ama bir gün gelirse beni mutlu edecektir. Çünkü onu bir üniversite öğrencisi olarak görmek beni çok mutlu eder."

KİTAPLARA KONU OLACAK OPERASYON

2007 yılında havalimanından sorumlu İl Emniyet Müdür Yardımcısı olarak görev yaptığı dönemde yaşanan uçak kaçırma olayıyla ilgili soruya ise şöyle yanıt veriyor Tonbul:
 "Valimiz Alaaddin Yüksel havalimanını bilmem ve Özel Harekatçı olmam nedeniyle beni görevlendirerek 'Tonbul bu işi sen halledeceksin' dedi. Operasyonun en önemli özelliği diğer yolcuları, olağan akışı hiç etkilemeden gerçekleştirilmesiydi. Havalimanındaki hiçbir turistin haberi olmadan yapıldı. Allah'a şükür ki hiç kimsenin burnu kanamadı. O operasyon, yapılışı, çevreye hissettirilmeyişi, kimsenin burnunun kanamayışıyla başarılı bir operasyondu. Teröristleri bir şey yapmadan müzakereyle almamız da başarıydı. Bu operasyon kitaplara konu olacak, derslerde okutulacak nitelikte bir operasyondu. 'İşte operasyon budur' denilebilecek bir operasyondu."
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.