banner391
banner405

Hürriyet Alanyalı Apaçiler'i yazdı

Hürriyet Gazetesi Yazarı Atasoy, Alanya Kalesi’ni kaleme aldı. Kalenin ‘Apaçi’ olarak nitelendirilen gençlerin kuşatmasında olduğunu belirten Atasoy, gece hayatı ve kaledeki yapılaşmayı eleştirdi

Hürriyet Alanyalı Apaçiler'i yazdı

banner404
HÜRRİYET Gazetesi, Kelebek ekinde tarihi Alanya Kalesi’ne geniş yer ayırdı. Vedat Atasoy’un kaleme aldığı yazı “Apaçilerin kuşatmasında bir Orta Çağ kalesi” başlığıyla gazetede yer buldu. Alanya Kalesi’nin tarihi yapısının anlatıldığı ve Türkiye’nin en iyi durumdaki Orta Çağ kalesi olduğunun vurgulandığı yazıda, deniz ve eğlence turizmiyle ön plana çıkan Alanya’da tarih ve kültürü de ön plana çıkartacak projeler üretilmek için uğraş verildiği belirtiliyor. Alanya’nın gece hayatının eleştirildiği yazıda, yaz aylarında ‘Apaçi’ gençlerin barların üzerinde yaptığı dansların kaliteden ziyade eğlence arayan turistlerin ilgisini çektiğine vurgu yapılıyor.
Atasoy’un kaleme aldığı yazı şöyle:
APAÇİLERİN KUŞATMASINDA BİR ORTA ÇAĞ KALESİ 
Türkiye’nin en iyi durumdaki Orta Çağ kalesi ve kenti dururken Alanya’daki turizm anlayışının sadece ‘deniz ve eğlence’ye kayması rahatsızlık yaratıyor. Bu nedenle Alanyalılar yaşadıkları beldeyi tarih ve kültürüyle de ön plana çıkartacak projeler peşine düştü. 
Alanya, Türkiye’den ziyade yurtdışında tanınan bir tatil beldesi. Antalya’ya 130 kilometre uzaklıkta bulunan Alanya’ya ulaşım, 5 yıl önce açılan Gazipaşa Havalimanı’nın da etkisiyle oldukça kolaylaştı.
Çılgın gece hayatıyla ünlü belde, sakinlikten ve kültür turizminden çok, eğlencesiyle biliniyor. Yaz aylarında ‘Apaçi’ gençlerin barın üstüne çıkarak yaptığı enteresan dansları her ne kadar bize garip gelse de kaliteden ziyade eğlence arayan turistlerin ilgisini çekiyor. Bu tuhaf eğlence hayatına, her yeri kuşatan huzur bozucu gürültü, mekânların özensizliği ve yaz sonu bir Alman çiftin öldürülmesi haberi de eklenince Alanya, sadece Türkiye’de değil, uluslararası basında da eleştiri yağmuruna tutuldu.
Ülkenin en iyi durumdaki Orta Çağ kalesi ve kenti dururken, Alanya’daki turizm anlayışının bu eksene kaymasından herkes şikâyetçi. Bu yüzden Alanyalılar son dönemde beldeyi sadece eğlencesi ve deniziyle değil, tarihi ve kültürüyle de ön plana çıkartacak projeler peşine düştü.
YAŞAYAN BİR TARİH
Alanya Kalesi, geçmişten bugüne dek ülkede çok az tahribata uğramış ender yerlerden biri. Kalenin bulunduğu yarımadanın girişi maalesef berbat yapılaşma örnekleriyle dolu olmasına rağmen, içkale ve çevresi çok iyi durumda.
Kalede yaşam, yaklaşık 2 bin 400 yıldır kesintisiz olarak sürüyor. Alanya Kalesi, Kızılkule, Selçuklu Tersanesi, Selçuklu Sarayı, surları ve kuleleriyle birlikte birçok sivil mimari örneğini de bünyesinde barındırıyor. Bugün hâlâ Hisariçi ve Tophane adlı iki mahalle ve sakinleri, günlük yaşamlarına kale içinde devam ediyor.
M.Ö. 4'üncü yüzyıldan günümüze kadar süregelen bir yaşantıya sahip Alanya Kalesi arkeolojik, doğal ve kentsel sit alanı özelliklerini bir arada barındıran, yaklaşık 10 bin metrekarelik bir yarımada. Helenistik dönemde önemli bir liman kenti olarak bal ve şarap gibi ürünleri Mısır’a gönderen bir limanken, daha sonra Kilikya korsanlarının barınağı haline gelmiş. M.Ö. 67 yılında ise Romalı komutan Magnus Pompeius’un gerçekleştirdiği deniz savaşıyla, bu bölgedeki korsanların faaliyetine son verilmiş ve gemi yapımında kullanılan kerestenin temini için bölge toprakları Kleopatra’ya hediye edilmiş. Bir efsaneye göre de Roma imparatoru Marcus Antonius ve Kleopatra, burada balaylarını geçirdikten sonra imparator, şehri düğün hediyesi olarak Kleopatra’ya vermiş.
13’üncü yüzyıldan 18’inci yüzyıla kadar kent Mısır, Suriye ve Kıbrıs’la deniz ticareti yapan önemli bir liman kenti olmuş. Ancak o tarihten Türkiye’nin turizmle tanıştığı 20. yüzyılın ikinci yarısına kadar bir köşede unutulmuş, sessiz sakin bir balıkçı kasabası olarak kalmış.
GEMİ GRAFİTİLERİNİN GİZEMİ
Kale, muhteşem bir doğal güzelliğe sahip sarp kayalıklar üzerinde yükseliyor. Tarihi şehrin içerisinde Türkiye’nin ahşap mimari geleneğinin yaşayan en iyi örneklerinin serpiştirildiği, çok iyi korunmuş, anıtsal nitelikte bir Orta Çağ kenti yaşamaya devam ediyor.
Çoğu 13’üncü yüzyıla dayanan fakat daha eski kültürlerin de kalıntıları üzerine kurulmuş altı kilometrelik surlar, sarp kayalıklar boyunca uzanıyor. Surların iç kısmında Türk İslam mimari ve sanatsal başarılarının çok önemli örnekleri bulunuyor. Bunların arasında Orta Çağ askeri mimarisinin en önemli örneklerinden Kızılkule, dünyada günümüze ulaşmış tek Selçuklu Tersanesi, hamamlar, saraylar, mezarlar, camiler ve kiliseler yer alıyor. 
Kalenin bir diğer özelliği ise sarnıçları. Kentin su ihtiyacını karşılamak amacıyla hemen hemen tüm yapıların yanına irili ufaklı sarnıçlar inşa edilmiş. Bu sarnıçlar, üzerlerinde bulunan havalandırma ya da yağmur delikleriyle, kısa süren kış mevsiminde yağan yağmur sularını topluyormuş. Malum Alanya, Türkiye’nin en sıcak kentlerinden biri. Bu iklim şartlarına bulunan çözüm ise yüzyıllar boyunca başarılı biçimde kullanılmış. Sarnıçların birçoğu hala kullanılabilir durumda, hatta birkaç ev, sarnıçları aktif olarak kullanıyor.
Alanya Kalesi’nin bir diğer sürprizi ise kalede neredeyse her boş duvara kazınmış gemi grafitileri. Özellikle Gemili Mescit’te yüzlerce gemi grafitisi mevcut. Arkeologlar neden bu kadar çok gemi grafitisi çizildiğini tartışadursun, yüzlerce yıl önceki gemilerin duvarlara yansıyan hali kalenin en önemli zenginliği olma yolunda ilerliyor.
'ETKİNLİK SAYISI ARTMALI'
Alanya tarihi şehri, mükemmel biçimde korunmuş ve sürekli bir yerleşim alanı olarak Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden kalma kalıntılarının yanısıra, eşsiz bir Selçuklu liman şehri örneği teşkil ediyor. Selçuklu Tersanesi hâlâ kullanılabilir durumda. Hatta içinde küçük tekneler inşa edilerek, tersanenin halen kullanılır durumda olduğunu gösteren ‘deneysel arkeoloji’ çalışmaları yapılıyor. Artık bir denizcilik müzesi olarak hizmet veren tersaneyi, özellikle fotoğraf tutkunlarına şiddetle tavsiye ederim.
Tersanenin hemen yanı başında limanı korumak için inşa edilmiş Kızılkule, Akdeniz’de bulunan Orta Çağ'dan kalma en iyi durumdaki askeri mimari örneği. Kulenin üst kısmındaki açık alan bazen sanat etkinliklerine de ev sahipliği yapıyor. Alanyalılara tavsiyem, bu etkinliklerin sayısının arttırılması. Çünkü olağanüstü etkileyici bir atmosfere sahip bu tarihi mekânda yapılacak sanat aktiviteleri, herkesin şikâyetçi olduğu ucuz ve kalitesiz turizm anlayışını tersine çevirecektir. Alanya Kalesi, yüzlerce yıllık tarihi birikimini gelecek kuşaklara aynı güzellikte bırakacak gibi... Ancak bunun için gönülden çabalayan bir avuç insana destek olmak için kaleyi ziyaret etmek ve bu güzelliği herkesle paylaşmak gerek. Unutmayın ki Alanya Kalesi hâlâ kuşatma altında, kalenin hemen altında ‘Apaçiler’ bu muhteşem kaleyi ele geçirmek için bekliyor!
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.