banner391
banner405

Heykeltıraştan tepki

Heykeltıraş Murat Atasoy, Alanya’daki mesleğine ilişkin tartışmalara isyan etti ve “Yorum yapmak bilgiyle ve eğitimle olur” dedi

Heykeltıraştan tepki

banner404
 - Tolga ŞİLİL
BİR ESERE bakıldığında herkesin aynı şeyi görüp, aynı şeyi hissetmesinin beklenemeyeceğini belirten Atasoy, Sanat eğitiminin de önemine vurgu yaptı. Atasoy sözlerine şöyle devam etti:
“Tolstoy, "İnsanın bir zamanlar yaşamış olduğu duyguyu, kendinde canlandırdıktan sonra, aynı duyguyu başkalarının da hissedebilmesi için hareket, ses, çizgi, renk veya kelimelerle belirlenen biçimlerle ifade etme ihtiyacından sanat ortaya çıkmıştı" der. İnsan, nasıl duymaya, düşünmeye başladığı andan itibaren kelimenin gerçek anlamıyla hayata girmiş olursa, insanlık da duygularını ve düşüncelerini sesler, çizgiler ve renklerle canlı ve cansız simgeler halinde şekillendirmeye başladığı andan itibaren, gerçekten tarih sahnesine çıkmış olur. Sanat bir yaratıdır. Sanatçı toplumun bir nevi aynasıdır çünkü o toplum içinde yaşamış ve yaşıyordur ve ister istemez yapıtlarında edindiği izlenimleri kendi hayal, duygu ve akıl süzgecinden geçirerek eserini ortaya koyar.
Günümüzde, insanların karşı karşıya kaldığı psiko-sosyal sorunlara çözüm olabilecek alanlardan biri de sanattır. İnsan duyarlılığının karmaşık ürünleri olan ve daima insan özgürlüğünün hakkını arayan sanat eserleri, bazı kalıpları sürekli olarak zorlayıp aşar, onların nitelik olarak daha üstün ve yoğun yeni seviyelere ulaşmasını sağlar.”
‘SANATI ANLAYAN BİREYLERİ KAZANDIRMAK’
“Sanat eğitimi, kuşkusuzdur ki yaratıcılığı geliştirir. Bu nedenle sanat eğitimi önemlidir. Sanat eğitiminin amacı, kişilerin algısal yetilerini geliştirmek, zihinsel birikimlerini görsel biçimler ile ifade edebilmelerine yardımcı olmak ve kendini özgürce ortaya koyabilmesini sağlamaktır. Bu bağlamda amaç sadece sanat yapan kişiler yetiştirmek değil, sanatı seven ve kültürü algılayan bireyler de yetiştirmektir. Yani herkesin sanatçı olması mümkün olmasa da, sanatı anlayan ruhu kazandırmaktır.
Moissej Kagan’ın “Sanat bilincin bütün mekanizmalarının açılıp çalışmasını sağlar” sözü ne kadar anlamlıdır.”
SOYUT SANAT KAVRAMI
“Resim ve heykel uzun zaman mimessis yani tabiatı taklit olarak uygulanmıştır fakat değişen dünya düzeni zihinsel ve ruhsal gelişim, sanatçıyı yaptığı değil de yarattığı eserde farklı biçim, renk ve form arayışlarına sürüklemiştir. Soyut sanatın doğuşu da belki de böyle başlamıştır.
Toplumdaki insanların bu bağlamda soyut eserleri algılaması, anlaması güçleşmiş olabilir. Algılamak, sanat eserini var olduğu veya sıkıştığı kalıbın dışında da görebilmek, izlenimi görüntünün dışında da arayabilmektir. Anlamak ise, bir sanat eserinin verdiği mesaj veya benzeri aktarımı o anda “idrak” etmektir.
İnsanlar bir esere baktıkları zaman bu gözle bakmalıdırlar algılamaya ve anlamaya çalışmalıdırlar. Bu yüzdendir ki pek çok sanatçı ve eseri yaşadığı dönemde değil de daha sonraki dönemlerde anlaşılmış ve takdir görmüştür.
İnsanlar bir heykele baktıkları zaman ‘bu ne?’ demek yerine ‘Ne anlatmak istemiş?’ diye sorup onu anlamaya ve algılamaya çalışması gerekir ve kendince sonuca ulaştığı zaman o eseri sevecek ve benimseyecektir.”
‘BİLGİYLE VE EĞİTİMLE OLUR’
“Sanatçı, kendi algıları ve duyguları doğrultusunda bir yaratıyla eserini oluşturur ve bunu izleyiciyle yani halkla paylaşır. Bu eser de herkesin aynı şeyi görmesi, hissetmesi elbette beklenemez. Heykelin bir dili vardır, onu anlamak için o dili biraz olsun bilmek gerekir. Bu da bilgiyle, eğitimle olacak bir şeydir.”
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.