banner391
banner405

"Gönüllülük şart"

Alanya Devlet Hastanesi ile Alanya SYDV'nin ortaklığında hazırlanan "Hüzünleriniz Hüzünlerimiz, Sevinçleriniz Sevinçlerimizdir Projesi"nin tanıtımı gerçekleştirildi


banner404
- Yasin ARAZ
ALANYA Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO) Konferans Salonu'nda düzenlenen "Hüzünleriniz Hüzünlerimiz, Sevinçleriniz Sevinçlerimizdir Projesi"nin tanıtımı yoğun katılımla gerçekleştirildi. Tanıtıma Alanya Kaymakamı Erhan Özdemir, Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, Alanya Devlet Hastanesi Başhekimi İsmail Başaran, Alanya Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı (SYDV) Müdürü Yaşar Kürne, idari birim amirleri, oda başkanları ve Alanya Devlet Hastanesi personeli katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan Alanya SYDV Müdürü Kürne, ülkelerdeki sosyal gelişmişliğin haklardan yararlanma oranlarıyla ölçüldüğünü söyledi. Kürne, "Günümüzde ülkelerin sosyal gelişmişliği toplumun birbiriyle dayanışmasıyla, devletin çocuk, yaşlı, engelli ve dezavantajlı grupları sosyal haklardan ne kadar faydalandırdığıyla ölçülüyor. Bizler de sosyal devlet olma ilkesi gereği dezavantajlı gruplarımızın yanında olduğumuzu göstermek için evlatlarının dahi bakmadığı kişilere hiçbir ayrım yapmaksızın manevi bir bakış açısıyla bu projeyi gerçekleştiriyoruz. Projeye katkı sağlayan başta Alanya Devlet Hastanesi Başhekimi Başaran'a teşekkür ediyorum. İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın" dedi.
'EN İYİSİNİ HAK EDİYORUZ'
Daha sonra konuşan Alanya Belediye Başkanı Yücel, "Biz toplum olarak her şeyin en iyisini ve güzelini hak ediyoruz. Dünya ortalamasının üzerinde yaşamakta bizim yegane hedefimiz olmalı. Bunun için de bu projeyi hazırlayan ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.
'ZORLAYICI HÜKÜMLERİMİZ YOK'
Sonra konuşan Kaymakam Özdemir, "Sosyal devlet olmanın gereğini kısaca açı doyurmak, çıplağı giyindirmek ve yuvası olmayanın üzerine bir çatı oluşturmak olarak özetleyebiliriz.  Dünyadaki sosyal devlet uygulamalarına baktığımızda son yıllardaki gelişmelerin çok göz kamaştırıcı olduğunu görüyoruz. Bunların belki birtakım algılarla, kavramlarla beslenmesi gerekiyor. Örnek vermek gerekirse ABD'de "Supbank" yani ‘Çorba Banka’ları var. Buralarda kimsesizlere, fakir fukaraya çorba ikram ediyorlar. Orada aç insanlar gelip gönüllü çalışıyor. Hastane, itfaiye gibi alanlarda gönüllü çalışmalar söz konusu. İnsanlar ehliyet almak istedikleri zaman o kişinin belli bir puanı tamamlaması gerekiyor ki ehliyet alabilsin. Sabit adresi olmak, herhangi bir hastalığı olmamak, gönüllü çalışmalar içinde olmak bir puandır. Bu hastanelerde gönüllü bakıcı olmaktan tutun da çorba dağıtmaya kadar birçok şeyi kapsıyor. Belli bir yaşa gelmiş olsanız bile bu puanları tamamlamadan müracaatı yaptırmıyorlar. Dolayısıyla bu tür çalışmalar için devlet vatandaşı biraz zorluyor. Bizim henüz böyle zorlayıcı hükümlerimiz yok" diye konuştu.
'BİRÇOK DERNEK ADINDAN İBARET'
Türklerin asırlardır sosyal bir millet olduğunu vurgulayan Özdemir,
"Dünyanın diğer gelişmiş ülkelerini buraya getirdiğinizde bu konuda 
ilerlerde bir yer ediniriz. Söylemek istediğim bu yapılanların çok güzel olduğu. Bunun yanında bu yapılanlar yeterli mi? Elbette değil. Bu ne zaman tam olur? Aç kimseyi bırakmamak demek, çıplak birisini bırakmamak demek, sokakta köprü altında orada burada yatan birilerinin olmaması demek. Bunları yüzde 100 sağlamak mümkün mü derseniz, değil ama yüzde 100'e doğru çırpınmak gerek. Asıl önemlisi bu çalışmaların millet tarafından yapılması gerektiği. Bizlerin toplum, millet ve sorumlu bireyler olarak sosyal yapılar oluşturup, bu faaliyetlerin içinde yer alması  gerekiyor. Alanya’mızda 300 dernek var. Bunların birkaçı aktif. Onlara sözüm yok ama pek çoğu sadece adı olan herhangi bir işi olmayan dernek gibi duruyor. Çok sayıda ihtiyaç sahibi insanımız var. Bu derneklerle birlikte bir yerler açıp belediyemizin ve kaymakamlığımızın desteğiyle bunları giderecek yapılar oluşturmamız lazım. Biz Müslüman insanlarız. İnsanların çaresiz bırakıldığı ortamlar doğal afetlerin, büyük felaketlerin sel gibi yağacağı ortamlardır. Bu nedenle topluma sahip çıkmak aslında kendimizi sigortalatmak, garantiye almaktır" dedi.
'898 HASTAYA ULAŞTIK'
Özdemir'in konuşmasının ardından hazırladığı projenin sunumunu gerçekleştiren Alanya Devlet Hastanesi Başhekimi Başaran, "Evde bakım hizmeti 2005 yılında Evde Sağlık Genelgesi sonrasında uygulamaya girdi. 2011 yılından itibaren Alanya Devlet Hastanesi olarak evde bakım hizmeti veriyoruz. 2011 yılında 250 hastaya ulaşabildik. 2012'de bu sayı 420, 2013'te 567 ve 2014 yılında ise 898 oldu. Sağlık sunumuna yönelik hizmetlerin yanında hastalarımızın kişisel hijyen ve öz bakım, psikolojik destek, eğitim, giyince, ısınma, barınma ve gıda ihtiyaçlarının olduğunu tespit ettik. Evde sağlık ekibimiz tarafından muhtemel ihtiyacı olduğu tespit edilen 200 kadar hastanın SYDV'ye müracaatını sağladık. Bu kişilerden 26 hastamızın yardım alabilecek derecede olduğunu tespit ettik. Alanya Devlet Hastanesi ve SYDV olarak bir proje oluşturduk ve bu projeyi imzaladık.
'ÖNEMLİ OLDUKLARINI HİSSEDİYORLAR'
Evde bakım hizmetlerinin yanı sıra  200'e yakın hastanın ev temizliği, boya, badana, ev bakımı, kişisel bakımları ve eğitim ihtiyaçlarını da karşılıyoruz. 1 Mayıs tarihinde projemiz başladı. 1 Mayıs 2015 yılında da projemiz tamamlanacak. Bunun için bir hizmet aracı edindik. Ayrıca bunun yanında yeni arkadaşlarımızı işe aldık. Bu arkadaşlara evde bakım hizmeti eğitimlerini verdik ve işe başladık. Sabah 2 öğlen 2 olmak üzere günde 4 evin genel bakımlarını karşılıyoruz. Hastalarımız devleti ve bizleri yanında görmekten kendilerini mutlu ve önemli hissetmeye başladılar. Bu insanlar için neler yapılabileceği
ve ne tür yardımlarda bulunabileceği
konusunda kendimizi sorgulamamız lazım. Bu insanların hüzünlerine çare, sevinçlerine ortak olmak için gelin birlik olalım" diye konuştu.  
Proje etkinliği verilen kokteylin ardından sona erdi.
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.