banner391
banner405

Geçmişin izi

Ben İstanbul’da eczacılık eğitimi alırken küçük kardeşim Ahmet gizli tetik bir çifteye sahip olmuş.

Geçmişin izi

banner404
 O yıllarda böyle bir tüfeğin sahibi olmak olağan dışı bir şey olduğundan buna en çok sevinen belki de ben oldum. İspanyol yapımı 12 numara bu tüfek, tek dolma çift dolma tüfeklerden sonra bana neredeyse avı kendi yakalayacakmış hissi veriyordu ve bu tüfek evimizin en kıymetli eşyasıydı. Ava gitsek de gitmesek de onun bakımını sık sık yapar ve evin en güzel köşesinde asılı bulundururduk. İstanbul’dan Alanya’ya dönünce geçen sayıda bahsettiğim maceralar gibi bir kaçını yaşadıktan sonra emektar köpeğimiz Tarzan’ı da alıp yaylaya çıktık. Tarzan düz koyu kahve renkli bir av köpeğine göre biraz iri yapılı bir hayvandı. Abdullah Doğan’ın namı değer Abdulgani Jet isimli köpeğinden doğmuştu ve onu Kemal Doğan yetiştirmişti. Abdullah Doğan’ın tabiri ile bu iki köpek yani Tarzan ve Jet, acemiyi usta avcı yapardı. O sezon yaylada birkaç evcil hayvandan ve birazcık bahçeden başka meşgul olacağım bir şey yoktu zaten. Bütün vaktimi Tarzan’la tavşan avlayarak geçirdim. Bu arada yukarıda anlattığım gibi gurup halinde farla katliamlar da yapıyorduk. Buradan itibaren katıldığım her av partisini, vurduğum her av hayvanını anlatmaya kalksam, çoğu bir birine benzediğinden, okuyucuları sıkacağımı sandığımdan, sadece bende iz bırakan anıları sizlerle paylaşmak istiyorum. Sezon sonuna doğru muhar başından oturan Hüseyin Doğan’dan, namı değer Benli’den bir haber geldi. Susuz dağına keklik avına gidilecekti. İstersek kardeşim Ahmet’le biz de katılabilirdik.
Her ne kadar Alanya’da avcıların piri Uzun Ahmet “Ben ağustos sonu 20 keklik vurana avcı demem, zemheride 2 keklik vuran avcıdır” dediyse de o yıllarda av sezonu erken başlardı. Zaten bir denetim söz konusu değildi. Avcılık, insafa ve beceriye kalmıştı. Hatta Uzun Ahmet’in yukarıdaki sözüne karşılık bazı avcılarda da “Kekliği yiyeceksen, keklik çimi yemeden önce yiyeceksin. Keklik çimi yiyince kokmaya başlar” zihniyeti vardı. Sezonun erken başlamasında bu zihniyetin etkisi büyüktü kanımca. Bir de kafes avını sevimli hale getirmek için, kafes avcıları erkek kekliklerin vurulması lazım geldiğini, vurulmazlarsa kendilerine yabancı dişilerin kuluçkaya başladığı yuvalara rastlarlarsa yuvaları bozduklarını, yumurtaları kırdıklarını iddia ederlerdi. Ben avcılık hayatımda böyle bir şeye şahit olmadım. Bu düşünce de kafes avını insanların gözünde meşrulaştırmaya yetiyordu. Susuz dağının hazırlığı birkaç gün önceden başladı. Kardeşim Ahmet Alanya’ya inip, Zeki Doğan’ın çiftesini emanet alıp getirdi. Ne de olsa yeni tüfeklerle avlanmaya alışmıştık. Artık dolma tüfeklere dönme söz konusu olamazdı. Hatırladığıma göre eylül ayının ikinci yarısıydı. Bir sabaha karşı kalktık. Akşamdan hazırlanan av torbaları sırtlanılıp yollara düşüldü. Bizim hazırlığımızdan ve evdeki hareketlilikten mızıklayan Tarzan, doğal olarak yanımızdaydı. Muhar başında Garazor’un kahvesinde toplandık. Hayri Doğan, namı değer Hayri Emmi, Hüseyin Doğan namı değer Berber Hüseyin, ikinci Hüseyin Doğan namı değer Benli Mehmet Aydoğan, namı değer Gara Mehmet Hamit Erkaptan kardeşim, Ahmet ve ben. Muhar başının sabah erken kalkan yayla sakinleri tarafından uğurlandık. Sanki ava değil de askere gidermişiz gibi. Neşeli bir şekilde şakalaşarak iniş aşağı Alanya tabiri ile timbirderken kiremithane civarına varıldığında bir sürü keklik kalktı. Grubun en genci ve en kıvrağı Hamit Erkaptan sürüden kekliğin birini düşürdü. Başka grupta tüfek atabilen olmadı. Hamit’in düşürdüğü keklik bir incir maldanına düşmüştü. İncir maldanı çok otlu olduğundan, köpekler de henüz birbirleri ile tam anlaşamadıklarından, birbirlerini kıskandıkları için kekliği epeyce aradıktan sonra bulabildik. Büyüklerimiz Hamit’e dönerek, avının bereketli olmasını, devamının böyle geçmesini dilediler. Keklikleri kovalamaya gerek duymadan aynı tempoyla Dere Köyü’ne vardık.

* Timbirdemek: İniş aşağı, hızlı, tempolu yürümek.
* Kiremithane: Bugün Dere Köyü ile muhar başı arasında bulunan yer. Geçmişte o bölgede tuğla ve kiremit çıkarıldığı için o bölgenin adı kiremithane olarak kalmış. 
banner355

Etiketler; #geçmişin #izi

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.