banner391
banner405

Erdoğan'ın evi neden arandı

Başbakan Erdoğan'ın evinde ve ofisinde yapılan aramalarda bulunan “Böcek"lerin hikayesi tüm ayrıntıları ile ortaya çıktı

Erdoğan'ın evi neden arandı

banner404
 BAŞBAKAN Erdoğan’ın evinde yapılan arama sırasında neler yaşandığını tüm ayrıntıları ile Sözcü gazetesinden Saygı Öztürk yazdı.
Olayın gündeme geldiği günlerde, bunun MİT-Emniyet kavgasının bir sonucu olduğunu belirttiğini söyleyen Öztürk, "Bazı resmi belgelere ulaştığımızda bu kavganın sanıldığından da büyük olduğu anlaşılıyor." dedi ve bu olayın bir "fırsat operasyonu" olabileceğini söyledi.

"Emniyet’te gruplar arasında kavgayı körüklemek ve personel operasyonu başlatmak için “Fırsat operasyonu” sonucu konulmuş olabilir mi?" diye soran Öztürk, "arama yapılırken danışman dışında hiçbir yetkilinin içeriye alınmaması da bazı kuşkuları akla getirmiyor değil…" ifadelerini kullandı.
"Aralık ayının 28’inde, saat yarım civarında, dönemin MİT Bilim Teknoloji ve Teknik Uygulamalar Başkanvekili Basri Aktepe’ye, Subayevlerine, Başbakan’ın konutuna önceden hazırlanan arama ekibiyle gidileceği bildirildi. Tam olarak konutun yerini belirlemek için adresi de Google’dan öğrendi. Saat 13.00 civarında konuta geldiklerinde Başbakan’ın Danışmanı Mustafa Varank da oradaydı. Aramada kullanılacak araçları indirdiler ve saat 13.10’da arama başlatıldı.

Dairede tarama çalışmalarına başlandı. Yoğun şekilde sinyal alınıyordu. Ayakkabılığın oraya gelindiğinde sinyal çoğaldı. Bunun üzerine burada arama yapabilecekleri başka bir yerin olup olmadığını sordular. Aramaya, danışman Mustafa Varank da refakat ediyordu.

Daha sonra Başbakan’ın odasına girildi. Çok sayıda elektrikli alet bulunuyordu. Sinyalin geldiği yeri aramak için cihazların elektrikleri kesildi sonra “hepsini birden sökmüş olalım” diye altılı prizi çekince sinyal kesildi. Sinyalin altılı prizden kaynaklanabileceği değerlendirildi. Prizin içini açtılar ve çok iyi bir işçilikle cihazın oraya yerleştirildiğini gördüler.

DANIŞMAN FOTOĞRAF ÇEKTİ
Mustafa Varank, cep telefonuyla prizin fotoğrafını çekti. Basri Aktepe, bulunan böcek konusunu önce Müsteşar Hakan Fidan’a arz etmesi gerektiğini söyledi. Bulunan cihaza el konulmasından sonra sanki hiçbir şey olmamış gibi aramaya devam edildi. Aramalar bitirdikten sonra MİT görevlileri, Mustafa Varank‘la birlikte AKP Genel Merkezi’ne gitti. Partide üç yerde arama yapıldı. Bir şey bulunamadı.

Aralık ayının 29’unda Başbakanlık merkez binada arama yapılacaktı. MİT mensuplarına yine Mustafa Varank eşlik ediyordu. Öğlene kadar orada çalıştılar, öğleden sonra Resmi Konut’a geçtiler. Buradaki çalışmalardan da ciddi bir sinyal alınamadı. Fakat yarı iletken aramalarda zayıf bir sinyale denk gelindi. Ardından fiziki aramaya geçtiler. Orada, üçlü prizin içi açıldı ve daha önce bulunan böceğe benzer aygıt bulundu.

Subayevleri’ndeki grup prize göre Resmi Konut’taki daha özeldi. Çünkü onun kablo uzunluğu kalorifer peteklerinin arkasını dolaşan uzunluktaydı, yaklaşık 6-7 metre öteden elektrik alıyordu. Bu cihaz oldukça profesyonel bir çalışma ürünüydü. Danışman, bunun da fotoğrafını çekti. Cihazlar her iki yerde de kriptolu telefonların olduğu yerin altındaki prizlere yerleştirilmişti. MİT görevlileri, danışmandan bu olayın gizli tutulmasını istedi.

Üçüncü gün Başbakan’ın evinde yeniden arama yapıldı. Bütün elektronik cihazların vidalarının açılıp açılmadığı kontrol edildi. Yukarı katlarda IP telefon denilen telefonlardan bulunduğunu gördüler. Telefonun burada bulunmasının sakıncalı olabileceği bilgisi verildi.

ARAMALAR, İSTANBUL’DA DA SÜRDÜ
16-17 Ocak tarihlerinde İstanbul’daki evlerde arama başlatıldı. Önce Çamlıca’daki evlerin tam araması yapıldı. Ertesi sabah Dolmabahçe’deki çalışma ofisi Mustafa Varank‘ın da hazır bulunduğu ortamda arandı. Aynı yerlerin, 15 gün önce Emniyet tarafından da arandığı söylendi ama MİT elemanları aramayı sürdürdü. Ancak bir şey bulamadılar. Başbakan’ın damadının, oğlunun da evlerinde dinleme aygıtı arandı.

Ankara’da bulunan iki cihazın menşeini belirlemek için mühendisler görevlendirildi. Ancak cihazların seri numaraları silinmişti. Sonrasında bu cihazların grup prizlere entegre edilmesi sırasında kullanılan dolgu malzemesinin ömür tespitinin yapılması amacıyla bir MİT kuryesi bunları TÜBİTAK’a götürdü. İki cihaz için ayrı ayrı raporlar alındı. Yurtdışına gönderilip incelenmesi düşünüldü, sonra bundan vazgeçildi.

Sinyali alan bir yerler olması gerektiği düşüncesi ile hem Keçiören’de hem de resmi konutta arama yapmak üzere iki ekip oluşturuldu. Başbakan’ın evinin önündeki uçurumda bile arama yapıldı. Ancak sonuç alınamadı.

KAVGA SANILANDAN BÜYÜK…

Üçlü ve altılı iki prizde bulunduğu belirtilen dinleme cihazları nasıl yerleştirilmişti? Onlarca kişinin ifadesine başvuruldu. “Yalan makinesine” bağlanmayı kabul edenler de oldu. Böyle çalışmanın yapılmasına MİT mensupları “fırsat operasyonu” diyor. Önceden hazırlığınızı yaparsınız. Oraya giren-çıkan temizlikçi olur, yemek siparişini getiren biri olur ya da bir başkası o an fırsat doğduğunda operasyonu gerçekleştirir. Zaten bu gibi bir çalışmayı takip etmek çok zor. Yani oradaki prizin sırasının değiştirilip değiştirilmediğini kimse bilemez, dikkat de etmez.

“Böcek olayı” gündeme geldiği günlerde, bunun MİT-Emniyet kavgasının bir sonucu olduğunu belirtmiştim. Bazı resmi belgelere ulaştığımızda bu kavganın sanıldığından da büyük olduğu anlaşılıyor. Emniyet’te gruplar arasında kavgayı körüklemek ve personel operasyonu başlatmak için “Fırsat operasyonu” sonucu konulmuş olabilir mi? Arama yapılırken danışman dışında hiçbir yetkilinin içeriye alınmaması da bazı kuşkuları akla getirmiyor değil…
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.