banner391
banner405

Domatesin lezzetini geri getiriyorlar

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sami Doğanlar ve doktora öğrencisi Nergis Gürbüz Öztürk, COST aksiyonu kapsamında yürüttükleri bir proje ile domateste tüketicinin özlediği lezzeti geri getirmek üzerine çalışmalar yapıyor

Domatesin lezzetini geri getiriyorlar

banner404
İZMİR Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sami Doğanlar ve doktora öğrencisi Nergis Gürbüz Öztürk, COST aksiyonu kapsamında yürüttükleri bir proje ile domateste tüketicinin özlediği lezzeti geri getirmek üzerine çalışmalar yapıyor.
Türkiye'de olduğu gibi tüm dünyada en çok tüketilen besinlerden biri olan domates, artık, 365 gün aynı lezzette yenebilecek. Taze olarak tüketilmesinin yanı sıra salça, ketçap, turşu, reçel gibi farklı alanlarda da kullanılan domates, ekonomik değeri yüksek bir bitki. Her mevsim raflarda ulaşabilen bir ürün olan domatesten, tadı ve aroması olmadığı gerekçesiyle herkes şikayetçi ama vazgeçmek o kadar da kolay değil. İYTE Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sami Doğanlar ve doktora öğrencisi Nergis Gürbüz Öztürk, COST aksiyonu kapsamında yürüttükleri bir proje ile domateste tüketicinin özlediği lezzeti geri getirmek üzerine çalışmalar yapıyor.

Projeyle ilgili bilgi veren Prof. Dr. Sami Doğanlar, Türkiye'de yılda 10 milyon ton domates üretildiğine dikkat çekerek, “Ülkemizde ıslahçılar, daha yüksek verim elde edebilmek amacıyla besinin tat ve aromasını koruyarak ıslah etmeyi göz ardı ettiler. Domatesin ülkemizde çok geniş bir kullanım alanı var. Endüstriyel bir ürün olan domates, aynı zamanda nihai tüketicinin marketten ya da pazardan en fazla aldığı besin maddelerinden biri. Bu kadar rağbet gören bir ürün olduğu için meyve kalitesi, adaptasyon ve dayanıklılık gibi özelliklerin ıslahı yapılarak yüksek tonajlarda domates üretilmesi sağlanıyor" dedi. Sürecin son derece meşakkatli olduğuna değinen Prof. Dr. Doğanlar bu yüzden bu tip bir çalışmanın Türkiye'de ilk defa yapıldığını vurguladı.

Bitki ıslahını, bitkilerin genetik çeşitliliklerinden faydalanarak genetik açıdan istenilen özelliklerin kültür çeşitlerine aktarılması olarak tanımlayan Prof. Dr. Doğanlar, “Yaklaşık bir asırdır süren yoğun ıslah çalışmalarına rağmen günümüz bilinçli tüketicilerini tat ve aroma olarak tatmin eden bir çeşit henüz geliştirilemedi" diye konuştu. Bu durumun birçok sebebi bulunduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Doğanlar, “Günümüz tüketicisi yazılı ve görsel iletişim araçlarının artmasıyla bilinçlendi. Tüketiciler, yedikleri sebze ve meyvelerin tat ve aromasının yüksek düzeyde olmasını ve besin içerikleri bakımından zengin olmasını talep ediyor. Bu taleplerini her türlü sosyal medya imkanlarını da kullanarak beyan ediyorlar. Dolayısıyla, bu göz ardı edilemeyecek talepler doğrultusunda günümüz ıslahçıları geliştirecekleri yeni sebze ve meyve çeşitlerinde tat ve aromayı birinci derecede çalışmak zorundadırlar" dedi.

İYTE'nin yüksek donanımlı laboratuvarlarında ve uzman bir ekiple domatesin tadı ve aromasını geri getirmek için iki yıldır çalıştıklarını belirten Nergis Gürbüz Öztürk de şunları söyledi: “Domatesin ticari kültür çeşitleri bitki ıslahı için uygun bir gen havuzuna sahip değildir. Bunun aksine domatesin yabani tip akrabaları oldukça zengin bir gen havuzuna sahiptirler. Bu nedenle Solanum pimpinellifolium olarak bilinen yabani tip domates ile marketlerde satılan domatesi melezledik. Projemize destek sağlayan bir tohum fabrikasının da yardımıyla melezlediğimiz domatesleri Antalya'da bir sera ortamında yetiştirdik. Elde ettiğimiz bilgiler sayesinde hem lezzetli, hem de besin değeri yüksek domatesler üretmek her mevsim mümkün olacak."

Gerçekleştirilen moleküler ıslah sürecinin hem genetik hem analitik hem de biyokimyasal yöntemleri kapsadığına değinen Öztürk, “yetiştirdiğimiz domatesleri laboratuar ortamında inceledik. 130 bireyden oluşan populasyonun meyve özellikleri ve fiziksel özelliklerini karakterize ettik. Böylece elimizde fenotipik bir datanın haricinde gen haritası da oluştu. Hangi karakteri hangi gen kontrol ediyor; domatesin genom haritasındaki yerini bulduk. Belirlenen bu gen bölgeleri bir sonraki domates kültürlerine çaprazlama yöntemi ile doğal yollardan aktarılabilecek. Böylece yabani tip domateslerin barındırdığı genetik çeşitlilikten faydalanılarak markör teknolojisi ile istenilen özellikleri içeren modern ticari domates kültür çeşitleri geliştirilmesi mümkün olacak. Firmalar, bu bilgileri kullanarak ıslah çalışmaları yapabilecek, tohum üretilebilecek" dedi.

Domatesin aynı zamanda çok güçlü bir antioksidan olduğuna değinen Öztürk, “Çaprazlama yöntemi yaparken besin içeriğinin kaliteli olması, yüksek vitamin değerlerini koruması ve antioksidan özelliklerini kaybetmemesi için de özen gösterdik" diye konuştu. 

Projenin uluslararası bir çalışma olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Doğanlar da, “Elde ettiğimiz bilgiler sayesinde hem lezzetli, hem de besin değeri yüksek domatesler üretmek her mevsim mümkün olacak" dedi.
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.