banner391
banner405

Dim Alanya'yı anlattı

Alanya Kaymakamı Erhan Özdemir’in eşi Ayşe Özdemir'in öncülüğünde kurulan 'ElÜstünde Kimin Eli Var' sosyal platformu tarafından hazırlanan 'Benim Mahallem'sosyal sorumluluk projesi devam ediyor

Dim Alanya'yı anlattı

banner404
SOSYAL komite tarafından düzenlenen 'Salı Sohbetleri'nin konuğu Türkiye Gazeteciler Federesyonu (TGF) Genel Başkan Yardımcısı ve Alanya Gazeteciler Cemiyeti (AGC) Başkanı Mehmet Ali Dim oldu. Çok sayıda kişinin katıldığı toplantıda konuşan Dim, toplumun politize olmak zorunda olduğunu söyledi. Dim, "Politika sosyal bilimin temeli. Bu hizmeti birileri üzerine almak zorunda. Yoksa toplumun sürüden bir farkı kalmaz. Hangi konumda olursa olsun politikanın içinde olmak gerekir. Politika yaparken politize olmak başka, partizan olmak başka bir şey. Partizan olduğunuz zaman topluma zarar verebilirsiniz. Bunların sonuçlarını
yaşadık. Bundan Alanya zarar gördü. Alanya'nın gördüğü zararlar siyasi kin, öfke ve partizanlık nedeniyledir. Mutlaka politika yapmak zorundayız. Ben politika
yapanları saygıyla karşılıyorum" dedi.

'TURİZM ALANYA'NIN KIBLESİYDİ'

1970'lere gidildiği zaman Alanya'nın nüfusunun 10-12 bin arasında olduğunu
söyleyen Dim, "Bu dönem Alanya'nın ekonomisi tarım ve ticaretten ibaret. O
tarihlerde yavaş yavaş filizlenmeye başlayan bir turizm olgusu bulunuyor.
Alanya'da 1970'li yıllarda ev pansiyonculuğu başladı. O dönemde evlerimizi turistlere kiraya verir olduk. Alanya'da yaşayan insanların çoğu yaz mevsiminde yaylalardaki evlerine göçerdi. O dönemde sırt çantalarıyla ya da araçlarıyla gelen hippiler vardı. Kültür turizmi dediğimiz gezginci turistler o kdar fazlaydı ki. Alanya turizmi amatör
bir düşünceyle ama turiste hizmet edebilme düşüncesiyle yapıyordu. O dönemde turisti ailemizden biri sayan zihniyet vardı. O günlerde Alanya'da Galip Dere vardı. Kendisi Damlataş Mağarası'nı keşfeden kişidir. Dere, çok meraklıdır. Kendisi okuryazar değil ama son derece meraklıdır. Damlataş Mağarası'ndan para kazanılabileceğini, bu
mağaranın sağlığa yararlı olabileceğini düşünür. O dönemde milletvekili olan
Ahmet Tokuş'a gider ve mağaranın inceletilmesini ister. Tokuş da mağaranın
inceletilmesine onay verir. Uzmanlar gelir. Uzmanlar, 'Bu mağara ziyarete açılabilir, astım hastalığına iyi gelebilir' derler. O tarihte mağaranın turizme açılması için çalışma başlatılır. Dere'nin Alanya turizmine hediye ettiği bir deyim vardı. Kendisi, 'Evladım, kuru üzüm değil, turizm turizm' derdi. Biz turizmin kuru üzüm zannediliği o dönemden
bu döneme geldik. Çok meşakkatli süreçlerden geçtik. 1980'lere geldiğimizde konvansiyonel turizmin başlamaya çalıştığı yılları yaşadık. Alanya, Side ile birlikte konvansiyonel turizmin beşiği olmuştur. Türkiye'ye ilk charter seferi 1981'de Antalya'ya yapıldı. O uçaktaki 120 kişi vardı. 120 yolcunun tamamı Alanya'ya geldi. Turizmin beşiği olan Alanya yavaş yavaş turist çekmeye başladı. O tarihte turizm Alanya'nın kıblesiydi. Yöneticiler çıkışa geçen Alanya'nın düşüşe gideceğini göremediler. Alanya, Side ile beraber düşmeye başladı. Sonra Kemer olgusu
ortaya çıkmaya başladı. Turistin tercihi o yönde değişmeye başladı. Alanya'ya
1980'lerde en çok Almanlar gelirdi. Bunun yanında Avusturya, İsviçre, Fransa,
İtalya ve İspanya'dan turistler gelirdi. Biz şehrimizin yeşil kokan, içerisinde begonvillerin olduğu havadan uzaklaştık. 70'li yıllardaki amatör turizmi
sürdürememenin acısını yaşadık. O dönem Alanya'yı Alanya'nın içinde yaşayan
insanlar biliyordu. Biz farklı yönlendirildik. Alanya'da yaptığımız yanlışlar şehri bit pazarına çevirdi. Keşke amatör düşüncemizi sürdürüyor olsaydık. Bizim Kaleiçi ve Tophane'miz var. Son yıllarda bu yerle biraz toparlandı ama hala istenilen durumda değil. Çok sayıda restore edilmesi, eskitilmesi gereken binalar var.

'DENİZE TURİST GELMİYOR'


Alanya'dan da Selçuklu'dan, cumhuriyetin ilk dönemlerinden kalma bir goldcity
yaratabiliriz. Artık turizmde yatağa, havuza, denize turist gelmiyor. O turist
Kundu'ya, Kemer'e geliyor. Kaş, Alanya'nın 70'li yılları. Alanya'nın aynısı. Kaş da yalan olacak. Her geçen yıl Kaş deforme ediliyor" şeklinde konuştu.

'ADAM YERİNE KOYMADILAR'

Bu sırada konuşan görme engelli Habibe Gülden Özdil de, "11 yıldır görme
engelliyim. Belediye meclis üyeliğine talip olduğumu söyledim. Beni adam yerine
koymadılar" diye konuştu.

Dim de, "Engelliler konusunda yapılanlar için Alanya Belediye Başkanı Hasan
Sipahioğlu'na teşekkür etmek gerekiyor. Yapılanların devam ettirilmesi gerekiyor"
dedi.

'BAZI ŞEYLERİ ANLAMADILAR'
Ulaşımla ilgili bir soru üzerine Dim, "Kaliteli turist gelmiyor. Kaliteli
turist Türkiye'nin  her yerine gelmiyor. Belek'e kısmi olarak geliyor. Asıl para harcayan turist tarihe, kültüre geliyor. Antalya Havalimanı'na gelen turiste     
'Cebinde kaç para var' diye sorsan 50 dolar bulamazsın. Turistler 'Herşey
Dahil' (HD) diye geliyor. Demirtaş'tan ya da Okurcalar'dan Alanya merkeze bir
tramvay yapılabilir. Biz Gazipaşa Havaalanı'nı açmak için 15-16 yıl uğraş verdik. Havalimanına sayısız pilot ve uzman götürdük. Öyle bir noktaya geldi ki
olay bu havalimanına karşı çıkan kişiyi de aştı. Alanya halkı inanılmaz bir baskı
koydu. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı isteseydi Antalya
bölgesine bir kıyı tramvayı ya da hızlı treni yapabilirdi. Bunu devletin cebinden
1 TL çıkmadan yapabilirdi. Anlamak istemedikleri için bazı şeyleri
anlamadılar. Türkiye'de ilk defa hızlı tren yapılsaydı Antalya-Alanya arasına yapılması gerekirdi" şeklinde konuştu.    
'BU ŞEKİLDE UYGULANMASINA KARŞIYIM'

Önümüzdeki seçimlerin Alanya adına şans olabileceğini belirten Dim, "Belde
belediyelerde abi-kardeş, akarabalık ilişkileri belediyecilik oyunu Alanya'yı
yaşanılmaz hale getirdi. Ben Büyükşehir Yasası'na karşı çıkmadım. Bu yasa bütün
Türkiye'de uygulansın. 30 ilde değil. Büyükşehir belediyesi yapılacaksa tüm il
sınırlarını kaldırın. 50 il yapın ama toprakları ve yönetimi eşit olsun. Böyle yapılsaydı o ilin içinde Alanya da olurdu. 30 il büyükşehir belediyesi yapıldı. Bu büyükşehirlerde köy, belde ve il genel meclisi yok. Siz merkez belediyeden tüm il sınırlarına kadar
hizmet vermek zorundasınız. Mayhmutlar'ın nüfusu 22 bin. Mahmutlar'ın kuzeyinde 3
bin nüfuslu bir ilçe olarak Sarıveliler bulunuyor. Bu adalet mi? Ben Büyükşehir Yasası'na karşı değilim ama bu şekilde uygulanmasına karşıyım. Antalya üçe bölünmeli. Batıda Fethiye, doğuda Alanya il olmalı" diye konuştu.
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.