banner391
banner405

'Basın sansür altında'

BASINDA Sansürün Kaldırılışının 104. Yıldönümü dolayısıyla yazılı bir açıklama yapan AGC Başkanı, Türkiye Gazeteciler Federasyonu (TGF) Genel Başkan Yardımcısı ve Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü (BYEGM) Basın Kartları Komisyonu Üyesi Mehmet Ali Dim, 24 Temmuz'un, 1971 yılından bu yana Basın Bayramı ya da Basın Özgürlüğü Günü olarak kutlandığını belirtti.

'Basın sansür altında'

banner404
Dim, şöyle devam etti: "Bugünü anlamlı kılan olay, Abdülhamit'in 30 yıllık baskı rejiminin son bulduğu 1908 yılında, o dönemin aydın gazetecilerinin, padişahın adamlarına baskı kalıplarını vermeyi reddederek, sansüre ilk direnişi gerçekleştirmeleridir. Ancak üzülerek ifade etmeliyiz ki, gelişen demokrasimize rağmen, sansürün değişik biçimleri Türk basınında varlığını sürdürmektedir. Geçen 104 yıl içinde, birçok imparatorluklar, diktatörlükler ve baskı rejimleri tarihe karışırken, Türk medyasının örtülü de olsa, hala sansür baskısı altında tutulması utanç vericidir." 
Dim, Avrupa Birliği ile uyum çerçevesinde çıkartılan Türk Ceza Yasası'nın gazetecileri, hapis cezası ile oto sansür kıskacında boğduğunu da vurgulayarak "Meslek ilkeleri çerçevesinde yapılan haber, eleştiri ve yorumların bile suç sayılabileceği hükümler içeren, ifade özgürlüğünü kısıtlayan, gazeteciyi hapis cezasıyla tehdit eden TCK hükümleri mutlaka değiştirilmelidir. Meslek ilkelerine aykırı bazı yozlaşmış yayınlarla mücadele, yasa yapıcıların tepkisel düzenlemeleriyle yürütülemez. Gazeteciler, kendilerine suç işleme ayrıcalığı istemiyor. Sadece halkın haber alma hakkını ve bireylerin ifade özgürlüğünü kullanmasına aracılık etme işlevinin teminat altına alınmasını bekliyor. Bu nedenle buruk olarak kutladığımız 24 Temmuz'lar, bizler açısından da bir iç muhasebe ve meslektaşlarımızla birlikte olmak açısından önem taşımaktadır. Tüm basın mensuplarının bayramını kutlar, başarılarının devamını dilerim" dedi. 
SERTEL: TÜRKİYE'DE
SANSÜR EGEMEN OLDU
Türkiye Gazeteciler Federasyonu (TGF) Genel Başkanı ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC) Başkanı Atilla Sertel ise, 100’e yakın gazetecinin cezaevinde olduğu, gazeteciler hakkında 10 bine yakın soruşturmanın yürütüldüğü, sansür ve otosansürün egemen olduğu bir ortamda basın özgürlüğünden ve bayramdan söz edilemeyeceğini belirterek, "Bu ülkede sansür hiçbir dönem kaldırılmamış, her dönem kılık değiştirerek varlığını korumuştur" dedi.
Sertel, yeni anayasada özgürlükleri genişletme vaadinde bulunan iktidarın 'Basın özgürlüğü sınırlansın' önerisinde bulunduğunu hatırlatarak, şunları söyledi:
'TEHLİKELİ BİR GİRİŞİM'
"Bu öneri basın özgürlüğüne değil darbe, Basın Özgürlüğü’nün tamamen ortadan kaldırılmasını getirir. Çünkü hem milli güvenliğin korunması, hem de kamu düzeni ve genel ahlakın korunması gibi herkese, her dünya düşüncesine göre değişen bir kavramda sınırlama getirildiği zaman, bu düzenlemeler basın ve ifade özgürlüğü açısından  ağır ve onarılamaz sonuçlara yol açacaktır. Gerek yurt içinde, gerekse yurt dışında basın özgürlüğüne yönelik uygulamaların çok ciddi bir şekilde tartışıldığı ve eleştirildiği bir dönemde böylesine bir düzenleme ülkemize büyük zarar verecektir. Gazeteciler olarak basın özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması noktasında verdiğimiz mücadele ve direnişe karşın bütün önerilerimize kulak tıkanıp böylesine bir girişimde bulunulmasını anlamsız ve tehlikeli buluyoruz."
TGF'DEN ÖZGÜRLÜK ÇAĞRISI
Türkiye'nin ekonomik açıdan büyük ülkeler arasında 17. sırada yer aldığına ancak basın özgürlüğü ve yaşam kalitesi açısından oldukça geride bulunduğuna işaret eden Sertel, Türkiye’nin basın özgürlüğü açısından hiç de hak etmediği şekliyle 148. sırada olduğunu kaydetti. Basın ve ifade özgürlüğü noktasında Türkiye’yi dünya ligine çıkaracak yasalara ihtiyaç olduğunu dile getiren Sertel, sözlerini şöyle noktaladı:
"Hangi düşünceden olursa olsun hiç kimse düşüncelerinden, yazdıklarından, söylediklerinden ötürü yargılanmamalıdır. Eğer özgürlük varsa, demokrasi varsa insanlar özgürce düşünebilmeli, özgürce konuşabilmeli. Sizin gibi düşünmeyeni cezalandırma, yıldırma, yıpratma, ne demokrasi anlayışıyla, ne de basın özgürlüğüyle bağdaşır. Basında sansürün kaldırılışının simgesi olan 24 Temmuz Gazeteciler Günü'nde tüm gazetecilerin adil ve özgür yargılanması talebini bir kez daha yineliyoruz. Basın özgürlüğü önündeki tüm engellerin kaldırılmasını, düşüncenin suç olmaktan çıkarılmasını, gazetecilerin elinden alınan sosyal ve ekonomik hakların geri verilerek ekonomik anlamda refaha kavuşmasını bekliyoruz."



banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.