banner391
banner405

Bağış için takipsizlik kararı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal'ın, Gazeteci Metehan Demir ile telefon görüşmesinde "İslam dinini açıkça aşağıladığı" iddiasıyla bulunduğu suç duyurusu üzerine yürütülen soruşturmada AK Parti İstanbul Milletvekili Egemen Bağış hakkında "kovuşturmaya yer olmadığına" karar verdi

 Bağış için takipsizlik kararı

banner404
ANKARA Cumhuriyet Başsavcıvekili Zeki Bayrak'ın verdiği kararda,  "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçuna ilişkin TCK'nın 216.  maddesinde "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerlerin alenen aşağılanması"  fiilinin müeyyideye bağlandığı belirtildi. 
 Fiilin cezalandırılması için "kamu barışını bozmaya elverişli olması  gerektiği" kaydedilen kararda, "Bu aşağılamanın mutlaka alenen yapılması ve kamu  barışını bozmaya elverişli nitelikte olması gerekmektedir. Aleniyet, suçun kurucu  unsurudur. TCK 216/3. maddesinde düzenlenen suç somut bir zarar suçu değil, somut  tehlike suçudur. Bu nedenle fiil/eylemin yapılması ya da suça konu sözlerin  söylenmesiyle halkın dini değerlerinin aşağılandığı duygusuna kapılması önemli  olmayıp, objektif olarak eylemin aşağılayıcı nitelikte olması yeterlidir"  denildi.  Müşteki Tanal'ın internet ve gazete haberlerinden şikayet dilekçesinde  konu ettiği, Egemen Bağış ile Metehan Demir arasındaki telefon görüşmesinde  geçtiği iddia edilen sözlerin, "halkın İslam dinine mensup kesiminin kutsal  kitabı olan Kur'an ayetlerinin bir kısmına yönelik alaycı ifadeleri dolayısıyla  bu dine mensup insanları rencide ettiği ve benimsediği dini değerleri  aşağıladığının söylenebileceği" kaydedilen kararda, ancak 18 Mart 2014'te  internet ortamına düşen ve "basında yayınlandığı ileri sürülen" telefon  görüşmelerinin bütün halinde değerlendirildiğinde, "yasal çerçevede verilmiş  meşru bir dinleme kararına dayanmadığı" ifade edildi. 
 
 "Bu bağlamda yapılacak bir soruşturma ya da kovuşturma için  değerlendirilebilecek yasal hukuki delil niteliğinde bulunmadığı", "yapıldığı  iddia olunan telefon görüşmesinin iki kişi arasında gerçekleştiği ve bu itibarla  TCK 216/3. maddesinde yazılı suça ilişkin kurucu unsur olan 'aleniyet' şartının  olayda mevcut bulunmadığı" aktarılan kararda, "başlangıçta alenen yapılmamış  olması sebebiyle, daha sonra kamuoyunun herhangi bir şekilde konuşmalardan  haberdar olmasının aleniyet şartının vücuduna imkan vermeyeceği ve anılan suçu  oluşturmayacağı" bildirildi. 
 
Kararda, bu gerekçelerle Bağış hakkında "kovuşturma yapılmasına yer  olmadığına" karar verildiği belirtildi. 
 
  
 


banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.