'ALSAV dikkate alınmıyor'

Alanya'nın tarihi ve kültürünün masaya yatırıldığı seminerde konuşan BÜDAM Müdürü Prof. Dr. Güzel "Alanyalı Kaygusuz Abdal'ı anlamıyorsanız, Alanya kültürü eksik kalır" dedi. ALSAV Başkanı Yıldız ise "Önerilerimiz önemsenmiyor" dedi

'ALSAV dikkate alınmıyor'

Alanya'nın tarihi ve kültürünün masaya yatırıldığı seminerde konuşan BÜDAM Müdürü Prof. Dr. Güzel "Alanyalı Kaygusuz Abdal'ı anlamıyorsanız, Alanya kültürü eksik kalır" dedi. ALSAV Başkanı Yıldız ise "Önerilerimiz önemsenmiyor" dedi

14 Aralık 2015 Pazartesi 00:19
'ALSAV dikkate alınmıyor'
banner404
Haber: Erkan UYSAL
ALANYA Kültür-Sanat ve Turizm Vakfı (ALSAV) tarafından '13. Alanya Tarih ve Kültür Semineri' gerçekleştirildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Alanya Kaymakamlığı ve Alanya Belediyesi'nin de destekleriyle Alanya Kültür Merkezi'nde (AKM) düzenlenen seminere Alanya Kaymakamı Hasan Tanrıseven, Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, ALSAV Başkanı İsmail Yıldız, Alanya Hamdullah Emin Paşa (AHEP) Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erol Sayın, Alanya Esnaf ve Sanatkarlar Odası (ALESO) Başkanı Nuri Demir, Alanya Müftüsü Mustafa Topal, Alanya eski Belediye Başkanı Cengiz Aydoğan ile davetliler ve vatandaşlar katıldı. Çeşitli türkülerin seslendirilmesiyle başlayan seminerde sonra saygı duruşunda bulunularak İstiklal Marşı okundu. Seminerin açılış konuşmasını yapan ALSAV Başkanı Yıldız, önerilerinin Alanya'nın yetkililerince yeterince önemsenmediğini söyledi. Yıldız, "Alanya'nın Kızılkule'sini, Tersane'sini Dünya Kültür Mirası Listesi'ne sokamadık. Kaygusuz Abdal'ın anıtını kimliğimize ekleyemedik. Onun Mevlana kadar geniş olan insanlık sevgisini insanlığa duyuramadık. Alaiye Taburu'nda şehit olanlar için bir anıt yapamadık. Selçuklu Müzesi'ni kuramadık. İncekum Yörük Müzesi, AHEP Üniversitesi ile Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi'nin (ALKÜ) açılması tek tesellimiz oldu" dedi.   
'GEÇMİŞ YAŞAMA IŞIK TUTACAK'
Başkan Yücel de, "Bu seminer Alanya, Manavgat, Akseki, İbradı, Gündoğmuş, Gazipaşa ve Anamur halkının da geçmiş yaşamına ışık tutacak. Bu araştırmalarla atalarımızın ekonomik ve sosyal yaşamlarını, siyasi faaliyetleri, yöremizde kurulan beylikler, Selçuklu ve Osmanlı'ya ait bilmediğimiz ne varsa ortaya çıkacaktır. Yapılan çalışmalar ise seminer sonunda kitaplaşarak çocuklarımıza bir miras kalacak" şeklinde konuştu.  
'KÜLTÜR SANAT AYAKLARI EKSİK'
Kaymakam Tanrıseven de, "Bu seminer uzun soluklu bir çalışma. Alanya'da turizm gayet güzel. Maalesef kültür sanat ayakları biraz eksik duruyor. Bu konuda da çok üzülmemek gerekiyor. Geçen sene devlet üniversitemiz yoktu, şimdi ALKÜ var. Bugün toplam üniversite öğrencisi sayısı 6 bini aşmış durumda. Alanya'da ciddi bir ivme, hareket olduğu söylenebilir. Her 2 üniversitenin gayretleriyle kültür sanat ayakları daha iyi noktaya gelecektir. Gençlerin olduğu yerde dinamizm vardır. Alanya'ya yerleşen çok sayıda bilim adamı, sanatçı bulunuyor. Burada kültür ve sanatı turizm kadar olmasa da iyi yerlere getirme gayreti içerisinde olacağız. Alanya'nın tarihini gençlere, çocuklara anlatmak gerekiyor. Alanya'nın milattan öncelere uzanan bir tarihi var. 1221 yılında Alanya, Alaaddin Keykubat tarafından fethediliyor. Bu tarih Alanya için bir milat. Fetihten sonra muazzam gelişmeler oluyor. Alanya'nın kültürünün, tarihinin ortaya çıkması için daha farklı çalışmalar yapmak gerekiyor. ALSAV'ın üniversiteler ve milli eğitimle birlikte çalışmasını temenni ediyorum. Bu ortak çalışmalar yeni nesle Alanya'yı tanıtacak çalışmaların ortaya çıkmasına vesile olacaktır" diye konuştu. 
'KAYGUSUZ ABDAL ENTERNASYONALDİR'
Tanrıseven'in konuşmasından sonra seminerde birinci oturuma geçildi. ALKÜ İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Metin Topcuoğlu'nun başkanlık ettiği oturumda önce konuşan Başkent Üniversitesi Dil Araştırma ve Uygulama Merkezi (BÜDAM) Müdürü Prof. Dr. Abdurrahman Güzel, 'Kaygusuz Abdal' konusunda bir sunum yaptı. Güzel, "Kaygusuz Abdal'ı anlamıyorsanız, Alanya kültürü biraz eksik kalır. Kaygusuz Abdal özbeöz Alanyalı. Kendisi Alaiye Sancak Beyi Hüsamettin Bey'in oğlu. Kaygusuz Abdal, fıkıh, matematik, kimya ve spor dallarında iyi eğitim almış bir kişi. Kaygusuz Abdal, Kuran, fıkıh ve edebiyat gibi her şeye vakıf. Kendisi manzum, mensur ve manzum-mensur olarak eserler yazmış. Abdal kelimesi bir tarikat. Kaygusuz Abdal'ı lokal bir bölgede sınırlı tutmayın. 14. yüzyılda Kaygusuz Abdal, Düzlerçamı'nda geyik avlıyordu. 2015'de aynı yerde geyik avlanıyor mu? Bir kültür bütünlüğünü görüyor musunuz? Kaygusuz Abdal'ın divan eserini piyasaya çıkardık. Devletin bir kurumu çalıntı olarak bu eserin bazı kısımlarını makaslayarak basıyor. Alanyalılar malınıza sahip çıkın. Ben yaptığım masrafımın yüzde 1'ini bile almış değilim. Kaygusuz Abdal'ın daha iki eseri kaldı. Bunun için 40 sene sabrettim. Hırsızlar onu da çalmaya başladı. 'Gülistan' ve 'Mesneviler'i 2016'da bastırmaya kararlıyım. Haysiyetimi kurtarmak için bu eserleri kendi paramla bastıracağım. Kaygusuz Abdal'da Hz. Muhammed ve Türklük aşkı var. O dünyada her şairin dile getiremediği Hz. Adem, Cebrail ve Allah'ı Türkçe konuşturma başarısını gösteren bir kişilik. Kaygusuz Abdal, devlet geleneğine, Türk tarihine büyük önem veren bir kişilik. Kendisi Hz. Muhammed'in hadislerini nakleden birisiydi. Bizde dini tasavvufi Türk edebiyatı var. Kaygusuz Abdal tam 16 çeşit nazım türüyle Hz. Muhammed ve Allah'ı işlemiştir. Kaygusuz Abdal, lokal bir bölgenin adamı değil, enternasyonal bir adamdır. Kaygusuz Abdal'a bilimsel olarak bakmak ve onu bilimsel olarak bir yere oturtmak zorundayız. Benim sizlerden 2 isteğim var. Üniversitelerinizde Alaaddin Gaybi Araştırma Merkezi kurun. Yüksek lisans ve doktora programları yapabilirsiniz. İkinci olarak bununla ilgili belgeleri ben size göndereyim. Üniversite olarak buna önem verin"
dedi.   
KALE VE TOPHANE DE ANLATILDI
Harita mühendisi Sinan Seydioğulları da katılımcılara 'Işıkları Sönerken ve Yabancılaşırken Tophane' konulu bir sunum yaptı. Seydioğulları sunumunda Alanya Kalesi, kaledeki bitki ve hayvan türleriyle, Tophane Mahallesi'ndeki insanların yaşamından slaytlar eşliğinde kesitler sundu. 
'ÖZGÜN KİŞİLİKLER VARDI'
Araştırmacı Oğuz Korum da 'Alanya'da Özel Kişilikler' konulu bir sunum yaptı. Korum, "Alanya'da çok özgün kişilikleri vardı. Ben bunların bir kısmını tanıdım ve sohbet ettim. Örneğin Galip Dere vardı. Dere, 'Ben turizmin öncüsü, Damlataş Mağarası'nın kurucusuyum' derdi. Dere, seyyar tellallık yapıyor, tereyağı satıyordu. Damlataş Mağarası keşfedildikten sonra Dere'ye mağaranın anahtarı verilerek burayla ilgilenmesi isteniyor. Dere bir gün gazetede Almanya'da astıma şifa bulunduğuyla ilgili bir haber görüyor. Alanya'da da bu olmaz mı diyerek harekete geçiyor. Damlataş Mağarası'nın astım ve bronşite çok faydalı olduğu tespit ediliyor. Damlataş Mağarası'nın girişine teyp konuluyor. Mağaradaki su kabağının içine de hoparlör yerleştiriliyor. Mağarayı ziyaret edenlere Alanya'nın tarihi anlatılıyor. Ziyaretçilere Dere tarafından 'Kabaktan mı, dudaktan mı' diye soruluyordu" dedi.  İncekum Yaşatma ve Geliştirme Derneği Başkanı Ahmet Olgun'un katılımcılara 'Giği Dağı Efsanesi' hakkında bilgiler vermesinin ardından birinci oturum sona erdi.  
banner355
Son Güncelleme: 15.12.2015 10:19
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner452

banner418

banner457

banner449

English Russian

banner453

banner381

banner344

banner386

banner349