banner391
banner405

Alanyalı şehit Cennet Yiğit'in babası duygulandırdı

Alanya'da doğup büyüyen ve 15 Temmuz darbe girişimi sırasında şehit olan Özel Harekat Polisi Cennet Yiğit'in babası Yahya Kemal Yiğit, "Kızımı şehit eden o pilotun gözlerinin içine bakmak istiyorum" dedi

Alanyalı şehit Cennet Yiğit'in babası duygulandırdı

banner404
15 TEMMUZ'DAKİ darbe girişiminde darbeci pilot tarafından Özel Harekat Daire Başkanlığı'na atılan bomba sonrasında şehit olan Komiser Yardımcısı Cennet Yiğit'i şehit eden misket bombasının parçası ve özel eşyaları, ailesi tarafından hazırlanan vitrinde sergileniyor. Kızını şehit eden misket bombasını göstererek ağlayan baba Yahya Kemal Yiğit, "O bombayı atan pilotun gözlerinin içine bakmak istiyorum" dedi.
KIZININ HATIRASINI YAŞATIYOR
Fethullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında hain bir pilotun Ankara Gölbaşı'nda bulunan Özel Harekat Daire Başkanlığı'na attığı bomba nedeniyle 42 Özel Harekat Polisi şehit olmuştu. Şehit olanlardan Komiser Yardımcısı Cennet Yiğit'in Kayseri'nin Bünyan ilçesinde ikamet eden ailesi, şehit Cennet Yiğit'in Diyarbakır'ın Sur ilçesindeki operasyonda giydiği botlar, Özel Harekat üniforması, nişanlandığında kesilen kurdele, tuvalleri boyamakta kullandığı fırçalar, kendisini şehit eden misket bombasının parçası ve patlamada kullanılamaz hale gelen telefonunun da bulunduğu eşyaların sergilendiği bir vitrin yaptırdı.
'POLİS OLMAYI ÇOK SEVİYORDU'
Şehit Cennet Yiğit'i ve 15 Temmuz'daki hain darbe girişimini unutturmayacaklarını söyleyen baba Yahya Kemal Yiğit, "Cennet daha ortaokula giderken polis olmaya karar vermişti. Ama Allah ona üniversite sonrası polis olmayı kısmet etti. Yani polis olmayı çok seviyordu" diyerek nasıl polis olduğunu anlattı. Cennet'in en son Ramazan Bayramı'nda Kayseri'ye geldiğini ve tüm akrabalarıyla buluştuğunu anlatan baba Yahya Kemal Yiğit, "Şehit olmadan bir hafta önceydi. Bizi bayram ziyaretine gelmişti ve gitmeden bir gün önce Cuma günüydü. Akşam üzeri kamuflajlarını da giymişti. Bahçeye çıktı ve 'Haydi, hep birlikte aile fotoğrafı çektirelim' dedi. Aile fotoğrafı çektirdikten sonra herkesle ayrı ayrı fotoğraf çektirdi. Sanki vedalaşır gibi. En son anneannesini çağırdı ve 'Gel benim pamuk anneannem, seninle de fotoğraf çektirelim' dedi ve sarılarak 'Ben şehit olacağım ve önce seni yanıma alacağım, daha sonra da yedi sülaleni kurtaracağım' dedi. Bu, şehit olmadan tam bir hafta önceydi. Cumartesi günü yolcu ettik ve Pazartesi günü mesaiye başladı. Cuma günü de bu darbe girişimi oldu" diye konuştu.
'ALANYA'DAN ARAYIP BİLDİRDİLER
15 Temmuz gecesinde hiç bir şeyden haberinin olmadığını söyleyen Yahya Kemal Yiğit, "Alanya’dan bir arkadaşım aradı, 'Askeri darbe oluyormuş' dedi. Ben de 'Ne darbesi' diyerek şaşırdım ve televizyonu açtım. O zaman haberimiz oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın televizyondan halka seslenişini izledim. Eşimle helalleştim. Komşumu aradım ve 'Ben çarşıya gidiyorum. Bu hainler bu darbeyi gerçekleştirirlerse bize yaşama hakkı tanımazlar. Hiç olmazsa gidelim, sokakta şerefimizle ölelim' dedim. Sabah saat 05.00’e kadar biz de sokaktaydık. Daha sonra eve geldim. Tabi Cennet’ten haber alamıyorduk. Daha sonra da Ankara’ya gittik. Tabi o zaman öğrendik çocuğumuzun şehit olduğunu. Allah o günleri bu millete bir daha yaşatmasın. Bizim çocuğumuz şehit oldu. Adı Cennet’ti, Allah’ın cennetinde şu anda ama o darbe girişiminde bulunan namussuzlar şu anda 'Keşke biz de o sokaklarda sürünsek' diye yalvaracaklardır. Allah onlara o acıyı yaşatacak. Bizlere bu acıyı yaşattılar ama benim çocuğum şerefiyle ve haysiyetiyle şehit oldu. Onlar da ebediyen Allah'ın cehenneminde azap görsünler. Biz buna inanıyoruz. Biz Allah’a iman etmiş insanlarız. Onun için de 'Allah onları kahretsin' diyorum" ifadesinde bulundu.
'AMCA BU MİSKET BOMBASININ PARÇASI'
Özel Harekat Daire Başkanlığı'na F-16'dan atılan misket bombasının bir parçasını gösteren baba Yahya Kemal Yiğit, "Çocuğumuz şehit olduğunda düzenlenen cenaze töreninde Özel Harekat Başkanlığı'nda bunu buldum ve bunun ne olduğunu sorduğumda, 'Amca, bu misket bombasının bir parçası' dediler. 'Biz bunu insan haklarına aykırı diye teröristlere bile attırmadık. Fakat bu namussuzlar bize attılar' dediler. Teröristlere atmadıkları bombayı bizim çocuklarımıza attılar. Bunlar bu kadar namert ve namussuz. Bunlara değil insan, hayvan demek bile hayvanlara hakarettir. Bunlar hayvan bile değil, Allah’ın yeryüzünde en alçak varlık olarak nitelendirdiği münafıklardır. Yani bunlara bir isim falan koyamıyorum" dedi.
'BUNLARIN HESABINI VERECEKLER'
"Bunu yapan insan olabilir mi? Bu nasıl bir canilik, bu nasıl bir insanlık? Kendi paralarımızla aldığımız silahları bize doğrulttular" diyen baba Yiğit, "Bunlar dünyanın en aşağılık insanları. Allah bunları bildiği gibi yapsın. Öbür tarafta zaten bunların hesabını verecekler ama bu roketi, bu füzeyi atan pilotun yüzüne, gözlerinin içine bakmak istiyorum. İnşallah Allah bana bu fırsatı verir. Hayatta başka hiçbir şey istemiyorum" diye konuştu.
'ŞAHADETİ 3 GÜN SONRA ÖĞRENDİK'
Anne Huriye Yiğit de 15 Temmuz gecesi Cennet Yiğit'in bir mesaj gönderdiğini, mesaj sonrası kızını aradığını anlatarak, "Bana dediği tek şey, 'Anne, Özel Harekat'ta biraz sorun var, toplantıya giriyorum, iki dakika sonra seni arayacağım' oldu. Ondan sonra bir daha haber alamadık. Arıyoruz ama telefonu hep meşguldü. Sabah olunca eşim polise gidip bilgi almaya çalıştı. Bize 'Ankara'ya gidin' dediler. Ankara’ya gittik. Orada hemen Özel Harekat'a ulaştık. Özel Harekat'tan bizi Adli Tıp'a yönlendirdiler. Orada üç gün bekledik ve üç gün sonra kızımızın şehit olduğunu öğrendik" diye konuştu.
CUMHURBAŞKANI BAYRAK GÖNDERDİ
Ablası Emine tarafından bir vitrin oluşturulduğunu söyleyen anne Huriye Yiğit, "Cennet'in kullandıkları var. Sur’da giydiği botları var, çamuruyla duruyor şu an. Öylece koyduk. Nişanlısının yaptırdığı Cennet isimleri var. Cumhurbaşkanımızın gönderdi, bayrağımız var. Kuran-ı Kerim'i sığdıramadığımız için koyamadık. Giydiği bordo bereli elbiseleri var. Mezuniyette giydiği elbisesi var. Resimleri, kullandığı fotoğraf makinesi, küçücük tokalarından tutun da elinin değdiği her şey var. Her şeyden birer parça koymaya çalıştık. Voleybol tişörtüne dahil, bize hatırlatacak her şeyi koyduk" diyerek Cennet'i ve 15 Temmuz'u unutturmamaya çalıştıklarını söyledi.
AİLESİNE SONUCU ALANYA'DA AÇIKLADI
Cennet'in anne ve babasından habersiz akademiye başvurduğunu kaydeden abla Emine Yiğit, "Cennet bana ilk telefon açtığında 'Abla sana çok güzel bir haberim var' demişti. 'Annemlere söyleme, daha belli değil. Ben akademiye başvurdum. Akademiden geldiler, öylesine forum doldurduk' dedi. Daha sonra bana telefon açtı ve 'Kabul etmişler' dedi. Ama sesindeki o heyecan halen kulaklarımda. 'Ama annemlere söyleme, sürpriz olsun, saklayalım biraz' dedi. 1-1.5 ay kadar sakladık. Tatile gelmişti Alanya’ya, bizim yanımıza. O zaman babamlarla paylaşmıştı bu haberi" diyerek kardeşi Cennet Yiğit'in nasıl polis olduğunu anlattı.
'BAYRAK VE VATAN İÇİN UĞRAŞTI'
Cennet'in polislik mesleğini çok sevdiğini söyleyen abla Emine Yiğit, "Bayrak ve vatan için uğraştı. Onun için de şahadete erdi zaten. Biz en son, o gün, gündüz konuşmuştuk. 'Yorgun görünüyorsun, biraz dinlen' dedim. 'Bugün biraz yoğun bir gün geçirdim abla' dedi. Daha sonra akşam mesajlaştık. Darbe haberi bize ulaştığında sürekli mesaj attım kardeşime, sürekli aradım ama telefonu kapalıydı. Cevap alamadık. Daha sonra annem ve babam Ankara'ya gitti. Ben burada üç gün bekledim. Üç gün sonra da kardeşimin şehit olduğu haberini aldım" diye konuştu.
SON RESMİNİ TAMAMLAYAMADI
Vitrinin bulunduğu odayı kardeşi Cennet'in fotoğrafları ve hatıralarıyla dolduran abla Emine Yiğit, "Cennet Güzel Sanatlar'dan resim öğretmenliği bölümü mezunuydu. Çok severek yaptığı bir resmiydi bu. Fakat tamamlamak kısmet olmadı Cennet’e, çünkü o ara akademi başlamıştı. Akademiye yoğunlaştığı için 'Nasıl olsa bir ara tamamlarım' dedi. Küçük küçük evde kendisi yapıyordu. Ama şehit olduğu için tamamlamak kısmet olmadı" dedi.
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.