banner391
banner405

'Alanya ada formunda bir yerdi'

Üniversitelilerle bir araya gelen Diş Hekimi ve Yazar Feyzi Açıkalın "Kentler cehaletin, nobranlığın işgali altına alınmaya çalışılıyor. Bu saldırganlıktan kentleri korumak görevlerinizden biri olmalı" dedi

'Alanya ada formunda bir yerdi'

banner404
ALANYA Hamdullah Emin Paşa (AHEP) Üniversitesi tarafından düzenlenen söyleşinin konuğu Diş Hekimi ve Yeni Alanya Yazarı Feyzi Açıkalın oldu. Söyleşiye AHEP Rektörü Prof. Dr. Erol Sayın, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Söyleşi öncesinde konuşan Rektör Sayın, Açıkalın'ın Alanya'nın önde gelen fikir adamlarından olduğunu söyledi. Sayın, "Açıkalın gazeteci kimliğiyle köşe yazıları yazıyor. Kendisi kitap yazacağı zaman biraz yazılarına ara verir. Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu olduğu zaman helikopterden canlı yayın yapar. Kendisi de bisiklete biniyor. Açıkalın aslen diş hekimi. Bu mesleğini de icra ediyor. Açıkalın, doğma büyüme Alanyalı. Kendisi çok iyi bir gözlemci" dedi. 
'KENT MEYDANI YAPILMAZ'    
Açıkalın da "Şehir ve kent arasında fark yok. Alanya'da kent 2000'li yılların başında telaffuz edilmeye başlandı. Bir tanımı kullanmak için onun içini dolduruyor olmak lazım. Kenti kent yapan özellikler var. Alanya birileri tarafından empoze edilerek kent diye tanımlandı. Alanya dünya turizminin başkenti diyorlar. Böyle bir şey yok. Hayal kırıklığına uğrayınca çöküyorsunuz. Alanya kentten çok kırsaldan göç aldı. Alanya kent ile şehir arasında ada formundaydı. Son derece sakin, huzurlu bir yaşamı vardı. Burada Rumca yazıp Türkçe okuyan bir kesim vardı. Kent köyün karşıtı değil. Varoş kelimesi kenar mahalle olarak kullanılıyor ama varoş kent demek. Kent planlanırken bunun içerisinde mimarlar, şehir plancılarından başka sosyologlar, iktisatçılar ve politikacılar da olmalı deniyor. Eski binaları olmayan bir kentte yeterince şahsiyet yoktur. Kent tanımının içinde mesleklerdeki farklılaşma ve özgünleşme yatar. Önceden Alanya'da şu an gençlerin gittiği kafeler, iyi bir ekmek fırını yoktu. Kentlerde meydan vardır. Kent meydanı yapılmaz. Kent meydanı vardır. Totaliter meydanlar kent meydanı yapmıştır. Meydanı meydan yapan içindeki değerler. Şehirlerde kütüphaneler, sahaflar vardır. Şehre özgü bir mimari vardır. Kentlerde uzlaşı vardır. Siz de fotoğraf çekin. Arşiv, günlük tutun. Kentler cehaletin, nobranlığın işgali altına alınmaya çalışılıyor. Bu saldırganlıktan kentleri korumak sizlerin görevlerinden biri olmalı" dedi.
'KENT OLMA EĞRİSİ BİR PARABOL'
Sayın da, "Alanya'nın kent olabilme eğrisi aslında bir parabol. Mübadillerden 1926'da gitmeden önce Alanya'nın bir estetiği vardı. Eski Alanya fotoğraflarına bakıyorsunuz, binalar, çatılar birbirinin görüşünü kesmiyor" şeklinde konuştu.
'MODERNİTE UĞRUNA EVLER YIKILDI'
Açıkalın da "İskele'de bugün bir diskodan Kızılkule'ye kadar olan alanın deniz olduğunu düşünün. O iskele yolunun her tarafının muhteşem evlerle kaplı olduğunu düşünün. Bu 1950'lere kadar böyle. 1950'lere kadar Alanya, denizle buluşan bir yarın üzerindeki en güzel evlere sahipmiş. Modernite uğruna bu evlerin hepsini yıkmışlar. Oradan yol geçirmek için o evleri yıkmışlar" diye konuştu.
'SOKAKLAR YARIM KALAN BİNAYLA DOLU' 
Sayın ise, "Alanya'da Rum ustalar gidince evler yarım kalmış. Ne çatılar kapatılabilmiş, ne tesisatlar yapılabilmiş. Sonra müteahhitler buralara geliyor veya şehirde müteahhitler yetişiyor ve bugünkü Alanya inşa edilmiş. Bugün geldiğimiz noktada bu parabolu umuyoruz, tekrar dip yaptıktan sonra yukarıya doğru gidecek gibi gözüküyor. Alanya eski Belediye Başkanı Hasan Sipahioğlu 'Şehir çok hızlı zenginleşti, estetik, kalite, entellektüel uçurum oluştu. Bu uçurumu kapatmanın tek yolu şehre üniversite getirmek' demişti. Bugün turizmin başkenti olduğu iddia edilen bir kente bakıyoruz, bir restoran var. Restoranın yukarısına bakıyorsunuz, 6-7 yılda kararmış, yarım kalmış bir bina görünümünde. Her sokak arasında yarım kalmış binalar var" dedi.    
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.